
Hindistan işgali altındaki Cammu Keşmir’de baskılar yeni bir boyuta ulaştı. İşgal yönetimi, Cemaat-i İslami (JeI) ile bağlantılı olduğu iddia edilen 215 özel okula el koydu.
Yetkililer, bu eğitim kurumlarını “yasa dışı faaliyetleri desteklemek”le suçlarken, bölge halkı ve insan hakları savunucuları kararı sert bir dille eleştiriyor. Çünkü bu adım, sadece siyasi bir baskı değil; aynı zamanda binlerce masum öğrencinin eğitim hakkını gasp eden açık bir insan hakları ihlali anlamına geliyor.

Keşmir halkı yıllardır işgalin baskısı, kısıtlamaları ve sistematik hak ihlalleriyle mücadele ediyor. Şimdi ise çocukların geleceği, Hindistan’ın baskıcı politikalarının kurbanı haline getiriliyor. Eğitim kurumlarına el konulması, öğrencilerin zihinsel ve sosyal gelişimine vurulmuş ağır bir darbe niteliğinde.

Cemaat-i İslami, bölgede onlarca yıldır sosyal hizmetleri ve özellikle eğitim faaliyetleriyle tanınıyordu. 2019’da Keşmir’in özel statüsünü ortadan kaldıran Hindistan yönetimi, aynı yıl bu yapıyı yasaklamış ve çok sayıda liderini tutuklamıştı. Son alınan karar, örgütü tamamen tasfiye etmeye yönelik bir hamle olarak yorumlanıyor.
Uluslararası toplum ise yine sessiz. Oysa 215 okulun kapatılması yalnızca siyasi bir mesele değil; doğrudan doğruya Keşmirli çocukların geleceğinin gasp edilmesidir. Eğitim hakkının çiğnenmesi, işgalin gerçek yüzünü bir kez daha ortaya koymaktadır.