
Bazı cümleler var…
İlk duyduğunuzda sadece bir şaka gibi gelir. Gülünüp geçilir. Hatta samimi, doğal, hayatın içinden sanırsınız. Ama yıllar sonra fark edersiniz ki o küçücük cümlenin içine koskoca bir bakış açısı gizlenmiştir.
Ne kadar ince, ne kadar sinsice yer etmiş zihnimize bazı kalıplar… Üstelik bunu bugün ekranları dolduran kötü ve ahlaksız dediğimiz içeriklerle değil; bizim çocukluk yıllarımızın sözde “masum” aile dizileriyle yapmışlar.
Bugün çocuklarımızı şiddetten, ahlaksızlıktan, ekranların açık kötülüğünden korumaya çalışıyoruz. Ama belki de daha çok dikkat etmemiz gereken, yıllarca masum görünen cümlelerle zihinlere yerleştirilen düşünceler…
Çünkü hiçbir toplum bir anda dönüşmez. Önce kelimeler değişir. Bazı kavramlar küçültülür.
Bazıları alay konusu yapılır. Sonra fark edilmeden insanların zihninde yeni sınırlar çizilir.
Geçen gün ikinci sınıfa giden oğlum şöyle dedi:
“Anne biz artık büyüdük ya, öğretmenlerimize hocam diyebiliyoruz. Ama ben hemen espri yapıyorum.”
“Hoca camide” mi diyorsun dedim. “Nerden bildin” deyip şaşırdı.
Bende şaşırdım ve o an fark ettim ki yıllardır şaka diye tekrar edilen bazı cümleler aslında yalnızca bir espri değil. Bir düşünce biçiminin taşıyıcısı.
“Hoca camide…”
Yani din camide kalsın. İnanç yalnızca ibadetle sınırlı olsun.
Hayata, eğitime, topluma, düşünceye dair sözü olan kişiler başka; din başka yerde dursun…
Oğluma uzun uzun bir açıklama yaptım.
“Evet,” dedim, “hoca camidedir. Çünkü cami bu toplumun kalbidir. Ama camide anlatılanlar sadece namazın nasıl kılınacağını öğretmez. İnsanın nasıl yaşaması gerektiğini de öğretir.
Adaleti anlatır. Merhameti anlatır.
Kul hakkını anlatır. Aileyi anlatır. Ahlakı anlatır. Ticareti anlatır.
Bir hoca sadece camide konuşmaz aslında. Sözü eve taşar, sokağa taşar, topluma taşar. Bazen bir ülkeye, bazen insanlığa seslenir. Çünkü Allah’ın hükümleri yalnızca ibadethaneye değil, hayatın tamamınadır.”
Biliyorum bu açıklama küçücük bir çocuk için fazla uzun, fazla ciddi.
Ama benim için bu konuşma gençliğe fısıldanan düşünceye öfkeli bir itirazdı.
Dini yalnızca belli bir alana sıkıştırmaya çalışan anlayışa bir serzeniş…
Çünkü mesele bir gençlik dizisiyle çocukların diline yer etmiş basit bir şaka değil.
Mesele, dinin hayatın neresinde duracağını belirleme ve zihinlere sokma meselesi..
Bu yüzden çocuklarımızın duyduğu hiçbir cümleyi küçümsememek gerekiyor. Nasıl ki bugün “Camide hacılar” ilahisini tehlike görüp ayaklanan bir kesim olduysa, Allah’ın adının okullarda çocukların diline yer etmesinden, bunun normalleşmesinden korkulduysa… İşte Müslümanım diyen de korkmalı; dinin toplumdan, günlük yaşamdan ayrı tutulup sadece evlere hapsedilmesinden.
Biz biliyoruz ki bazı fikirler bağırarak değil, yavaş yavaş süzdürülerek yerleşir insanın zihnine. Ve bazen bir nesil, çocukluğunda zihnine bırakılan o küçük kırıntılardan arınabilmek için büyük mücadeleler vermek zorunda kalır.
Sakarya ve Düzcede tüm, Kocaelide bazı sahillerde denize girmek yasaklandı. Yasak kararları, güvenlik ve sağlık…
Aşırı sıcaklar nedeniyle bu yıl AB ekonomisinin büyümeyeceği öngörüldü hakkında son gelişmeler. Aşırı sıcaklar, Avrupa…
Mekke Ortak Savunma Anlaşması, uluslararası basında dikkat çekti. Anlaşmanın detayları ve etkileri üzerine yapılan yorumlar,…
İSLAMİ SOHBET "Namaz İnsana Şuur Katar" İSLAMİ HABER "MİRAT" YOUTUBE
Yemen hükümetine bağlı güçler, Maribde Husilere ait askeri noktaları hedef aldı. Bu gelişme, bölgedeki çatışmaların…
Peru: Rusya-Ukrayna Savaşında 11 vatandaşımız öldü hakkında son gelişmeler. Peru hükümeti, Rusya-Ukrayna savaşında 11 Türk…
View Comments
Allah kızımın kalemini güçlendirsin. Yazacağı daha çok hakikatler var.