
Yaşlı nüfus, diğer yaş gruplarına ait sayıya göre daha yüksek bir hızla artış göstererek, ülkemizde nüfusun hızla yaşlanmasına yol açmaktadır. Türkiye’de sosyal sigortalar sisteminde ihdası düşünülen bakım sigortası ise henüz uygulanmaya konulmadığı için, 2005 tarihli Engelliler Kanunu’nda yer alan bakım güvence modeli, gerek hizmet türü gerekse kapsam açısından sınırlı konumunu korumaktadır. Bir başka ifadeyle, Türkiye’de tüm nüfusu kapsayan bütüncül bir bakım güvence sistemi henüz oluşturulamamıştır.
Bu bağlamda, üniter yapıda olan mevcut bakım teşhis uygulamaları, bakıma muhtaçlık derecelerine göre yeniden yapılandırılmalıdır. Bu doğrultuda, bakıcı aile fertleri de evde bakılan kişinin bakıma muhtaçlık derecesine göre değişik miktarlarda nakdî ve bundan daha da önemlisi bakım ihtiyacına göre değişik tür ve yoğunlukta bakım hizmetine dönük profesyonel destek görmelidir. Yeni ihdas edilmesi gereken/düşünülen Sosyal Bakım Sigortası ile bakım hizmetleri sadece ekonomik yoksunluk içinde olan ağır engellilere yönelik olmayacak, aynı zamanda gelir durumlarına bakılmaksızın yaşlı ve hasta konumunda olan bütün bakıma muhtaç vatandaşlarımız da sosyal güvence kapsamında yer alacaktır/almalıdır.
Kur’ân-ı Kerim’de “ömrün en rezil/en zayıf ve düşkün dönemi” olarak geçen erzel-i ömür kavramı, insanın fizikî ve zihnî melekelerinin zayıfladığı, desteğe ve bakıma en çok ihtiyaç duyduğu yaşlılık evresini ifade eder. Bu ilâhî uyarı, fertlere ve aile üyelerine bu döneme şimdiden hazırlanmaları gerektiğini hatırlatırken; aynı zamanda insan onuruna yaraşır bir hayatı güvence altına almakla yükümlü olan sosyal devlete de çok büyük sorumluluklar yüklemektedir. Ne var ki, günümüzde bu gerçeğe kulak tıkayan ve kapsamlı bir sosyal bakım sigortasını hayata geçirmeyen anlayış hem yaşlılarımızı hem de onlara bakmakla yükümlü aileleri çaresizliğin ve tükenmişliğin eşiğine bırakmaktadır.
Bu alanın bir neferi ve uzmanı olarak, merhum Güldal Akşit’in (1960-2021), Aileden Sorumlu Devlet Bakanı olduğu dönemde, 2004-2009 yılları arasında mevcut AKP hükümetine engellilik ve yaşlılık alanında akademik danışmanlık yaptım ve 2005 tarihli Engelliler Kanunu’nun çıkmasında etkin rol aldım. Zaten uzmanlık alanım Sosyal Bakım Sigortası idi. Daha da geriye gidersek, 1997 yılında Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş’ın danışmanlığı altında Türkiye’de ilk kez bakım güvence modeli ile ilgili bir doktora tezi yazmıştım.
Gayretlerimizin sonucunda Sosyal Bakım Sigortası’nın ihdas edilmesi yönündeki girişimlerimiz neticesinde, en geç 2013 yılında bakıma muhtaç insanlara yönelik bir bakım güvence sisteminin oluşturulması kararlaştırılmıştı. Nitekim Yüksek Planlama Kurulu, bakım güvence sisteminin kurulmasına yönelik olarak 31 Aralık 2010 tarihinde 2010/44 sayılı bir “Bakım Hizmetleri Stratejisi ve Eylem Planı: 2011-2013” hazırlamıştır.
Buna göre; bakım güvence modeli ve bakım sigortası alanında finansman yönteminin belirlenmesi, aktüeryal hesapların yapılması ve sistemdeki aktörlerin tespit edilmesi gibi hususlarda hazırlık çalışmalarının yapılması gerekmekteydi. Üç yıl içinde ihdas edilmesi plânlanan ve tüm nüfusu içine alacak bir şekilde sosyal güvenlik sistemi kapsamında yer alması öngörülen bu Eylem Planı, 19 Ocak 2011 tarihli ve 27820 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanmasına rağmen, ne yazık ki bu yönde henüz somut bir adım atılmamış ve gerekli siyasî irade oluşmadığı için, Sosyal Bakım Sigortası ne yazık ki hâlen hayata geçirilememiştir.
T.C. Başbakanlık-Aile ve Sosyal Araştırma Genel Müdürlüğü, 17 Mayıs 2005 tarihinde düzenlenen özel bir programda bana aile dostu sosyal bakım politika çalışmalarımdan dolayı Aile Ödülü verdi. AK Parti Trabzon Milletvekili, 22. ve 23. Dönem TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Cevdet Erdöl’ün elinden aldığım plaketin üzerinde Devlet Bakanı rahmetli Güldal Akşit’in imzası vardı.
Resim: Prof. Dr. Cevdet Erdöl’ün elinden Engelli ve Yaşlı Dostu Sosyal Politikalar Çalışmalarımdan dolayı plaket aldım. (Sunucu: Erkan Tan).
Hükümet, aradan geçen 13 yıldan beri bu kritik alanda hiçbir somut girişimde bulunmamıştır. Halbuki bugün ileri derecede bakıma muhtaç yüz binlerce yaşlımız bulunmaktadır.
Üstelik konu sadece bir bakım sigortası (bakım aylığı) verilerek de çözülemez; aynı zamanda evde ve kurumda profesyonel bakım hizmetleri sunabilecek nitelikli elemanlara da acilen ihtiyacımız var. Bu hayatî ihtiyacı karşılamak adına, bakım sigortası ihdas edilmeden önce (2013’e kadar) bakım elemanlarının yetişmesi maksadıyla anlaştığımız Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi bünyesinde 2 yıllık ilgili bir bölüm açmıştık. Bölüm o kadar büyük bir ilgi görmüştü ki, başka üniversiteler de aynı müfredatı bizden talep etmişti.
Ne var ki hükümet, kendi programına uymadı ve bakım sigortasını sürekli erteledi. Dolayısıyla bakım sigortası ihdas edilmediği için, bu bölümden mezun olan gençlerimiz ya işsiz kaldı ya da başka alanlara kaydırıldı. Bakım sigortası ihdas edilmiş olsaydı bu gençler, sosyal hizmet kurumlarının maaşlı elemanları olarak özellikle evde ücretsiz olarak bakıma muhtaç insanlarımıza nitelikli bakım desteği verecekti.
Bugün yıl 2026; ortada hâlâ sadece bakım sigortası tasarılarından bahsediliyor, ancak somut hiçbir adım bulunmuyor.
Bu saha ile yakından ilgilendiğim için, sık sık bu dramı yaşayan çaresiz insanlardan telefonlar alıyorum. Örneğin; eşi hasta olan 68 yaşında bir vatandaş, 94 yaşındaki demans hastası kayınpederine bakmakta zorlandığını, kendisinde bel fıtığı olduğu için ağır bakıma muhtaç yaşlıyı kaldıramadığını, geceleri birkaç kez kalkmak zorunda kaldığını, kayınpederini tuvalete götürürken büyük zorluklar yaşadığını, şiddetli uyku bozukluğu çektiğini, günde birkaç kez yaşlı bezini değiştirmek zorunda kaldığını ve ağır bir stres altında olduğunu gözyaşlarıyla ifade etmektedir.
Evde bakım hizmetleri bu anlamda tam anlamıyla yetersizdir; kurumsal bakım merkezleri ise bu durumdaki ileri derecede bakıma muhtaç yaşlıları kabul etmemektedir. Üstelik emekli konumunda ailelerin ciddî parasal sıkıntıları da işin tuz-biberi olmaktadır.
Kısacası; 20-25 yıl önce uyardığımız, bugünün kronikleşen sorunları artık kapımıza iyice dayanmıştır. Ancak maalesef hâlâ kapsamlı, kuşatıcı ve hak temelli bir sosyal bakım sistemimiz bulunmamaktadır. Hükümete buradan bir kez daha açıkça sesleniyoruz: Gecikmiş olan Sosyal Bakım Sigortası daha fazla ertelemeden derhal ihdas edilmelidir!
“BUNLAR ‘BİZDEN’SE, BEN O ‘BİZ’DEN DEĞİLİM!” Bu söz aslında Rachel Corrie’ye aittir. O, İsrail soyundan…
Dünyaca Ünlü Kafes Dövüşçüsü, Zaferini, Annesinin Ayağını Öperek Kutluyor Ringlerin azılı ve disiplinli savaşçısı Muhammed…
CUMHURİYET, İSLAM'IN ONAYLADIĞI BİR YAPIDIR AMA İÇİNİN İSLAM'LA DOLDURULMASI ŞARTIYLA - Cumhuriyet döneminde radikal devrimler…
Mustafa Sarıgül, Hakkında Yeni İstismar İddiaları: Dört Eski Lise Öğrencisi Gündemde Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül…
Güney Suriye’de, Hükümete Karşı Saldırı Hazırlığı Suriye istihbaratının, Hizbullah hücreleri, Iraklı milisler ve eski rejim…
Afganistan Heyeti ile Göç İdaresi Başkanlığı Arasında Önemli Göç Görüşmesi Afganistan İslam Emirliği heyeti, Türkiye…
View Comments
Çoğumuzun yarası olan bu ihtiyaç en yakın zamanda yürürlüğe girmesi çok elzemdir.
Bu konuyada değindiğiniz için teşekkürler