
Hükûmete Nafaka Zulmünü Bitirecek Teklifimiz
KUR’ÂN BOŞANMA NAFAKASINI NASIL ÇÖZÜYOR?
İslam Aile düzeninde kadın, evlilik sözleşmesiyle birlikte ön tazminat niteliğinde ve razı olacağı şekilde Mehir alır. Mehir altın, gümüş, taşınmaz, herhangi bir mal, bilgi-sanat ve dil öğretimi de olabilir. Mehir, kadının isteği ve kabulüne göre zifaf öncesinde verilmesi gerekeceği gibi, daha sonra ödenmek üzere kocanın üzerinde borç olarak da bırakılabilir.
Kurulan ailenin nafakasını sağlamak da Kur’ân’ın Nisa sûresinin 34. ayetiyle erkeğe yani kocaya yüklenmiştir. Bir diğer anlatımla eşin, fakir ana babanın, ergenlik öncesi çocukların yeme içme barınma ve sağlık giderleri erkek / koca tarafından karşılanır. Kadın nafaka için evi dışında iş yerlerinde çalışmaya mecbur bırakılamaz. Erkek nafaka sağlama görevini yapamıyorsa İslam Toplumu’nda zekât fonundan fakirlik yardımı alır. Kadının evlik öncesi ve boşanma sonrası nafakası ise babası tarafından karşılanır.
Kadına boşanma sonrası Nafaka konusunu anlayabilmek için Kur’ân ve Sünnet’e göre boşama işleminin nasıl yapılacağını bilmek gerekir. İslam’ın insan doğasıyla uyumlu boşama sistemi gerçekten muhteşemdir. Koca karısını tek taraflı bir kararla doğrudan boşayabileceği gibi, kadın da istediği zaman mahkeme yani yargı yoluyla boşanabilir. (Bakara 229)
Koca karısını boşamaya karar verdiği zaman – eşi âdet görür döneminde ise- eşinin adet dönemini bekler. Eşin âdetinin bitimiyle başlayan temizlik döneminde cinsel ilişkiye girmeden doğru sözlü iki şahidin önünde karısını boşadığını karısına bildirir. Koca açısından boşama işlemi bitmiş ise de kadın açısından bitmesi için kadının koca evinde üç temizlik dönemi yani yaklaşık üç ay iddet beklemesi gerekir. Bu iddet süresince erkek karısına dönüş hakkını kullanmaz yani boşamadan vaz geçerek karısına sözlü veya fiilî (sevişme ve cinsel ilişki yoluyla) dönüş yapmazsa iddetin bitimi ile birlikte boşama işlemi gerçekleşmiş olur.
Yaklaşık üç ay sürecek iddet döneminde kadının nafakası koca tarafından karşılanır. Kadın iddetinin bitimiyle birlikte boşandığı kocasının evinden ayrılır, imkân bulur ve isterse ayrıldığı gün evlenebilir. Çünkü kadın tazminatını evlenirken mehir yoluyla almıştır.
Geleneksel İslam Fıkhı/hukukunda müctehidlerin bir kısmına göre boşanan kadının alacağı her hangi bir nafaka/geçimlik yoktur. Oysaki bazı müfessirlerce de işaret edildiği üzere Kur’ân hukukunda Bakara sûresinin 241. âyetine göre kadın bir defa olmak üzere Marûf ölçüde ve gereğinde yargı kararıyla boşanma nafakası da diyebileceğimiz geçimlik maddi bir yardım alır. İslami iman ve yaşam ölçülerine bağlı müminlere/yöneticilere emredilen bu görevle ilgili olarak Bakara 241’de şöyle buyrulmaktadır: “ Boşanmış kadınlara da Marûf ölçüler içinde hakları olarak bir geçimlik (META’) verilmelidir. Bu geçimlik verme, İslamî iman ve yaşam ölçülerine bağlı Müttekî kocalar/yöneticiler için kesin bir görevdir. “ Marûf, adaleti ve erdemleri içeren evrensel nitelikli ölçüdür. Geçimlik olarak bu yardım ortak akla, toplumun ve kocanın ekonomik düzeyine göre boşanan eşler tarafından, onların ihtilafı halinde ise hakim kararıyla belirlenir.
Söz ve mana olarak Allah’ın Kitabı olan Kur’ân Mesâni bir kitaptır. (Zümer 23) Rabbimiz Mübin/apaçık ve açıklayıcı olan bu Kitabı’nda hükümlerini ikişerli âyetlerle açıklar. Bakara 241, Ahzab 28 ile birlikte okununca ihtilafa düşülmeksizin daha iyi anlaşılabilir. Ahzab 28’de Rabbimiz, Peygamberimize, ihtişamlı bir dünya hayatı yaşamak isteyecek eşlerine ‘gelin sizi boşayayım’ değil, ‘gelin sizi (Ümetti’künne META’landırarak yani) geçimliğinizi vererek boşayayım, demesini emrediyor. Onlar, mehirleri verilerek ilişkiye girilmiş annelerimizdir. Peygamberimize ancak mehirleri verilen annelerimiz helâl kılınmıştır. (Ahzab 50) Bu sebeple verileceği söylenen geçimlik, iddet geçimliği değil, boşama geçimliğidir.*
Sahabi Cabir b. Abdullah’ın aktarımına göre Hafs b. Müğîre, eşi Fatıma’yı boşayınca, Fatıma Peygamberimize gelir. Allah şanını artırsın Peygamberimiz de kocası Hafs’a ‘boşadığın eşine bir geçimlik ver’, buyurur. Hafs, verecek bir şeyim yok deyince, Peygamberimiz emrini şöylece yineler: Mutlaka geçimlik vermek gerekir. Ona geçimlik olarak yarım sa’ da olsa / bir miktar hurma ver. (Beyhaki’den naklen Şevkânî. Fethül-Kadîr Bakara 241) Bakara 241’de “Marûf ölçüde” denildiği ve bu ölçüye Bakara 236 ‘da işaret edildiği üzere verilecek Meta’ yani geçimlik, boşayan kocanın maddi düzeyine göre belirlenecektir. Geçimlik verme görevi âyette yalnızca kocalara değil, kocalar dahil Müttakilere yüklendiği için kocanın fakirliği durumunda bu geçimliği devlet yöneticileri/yönetimleri üstlenir. Bu geçimliğin mehirle hiçbir ilgisi yoktur. Evliliğin başında ödenmek üzere kocanın zimmetine borç olarak bırakılmış mehir ödenmemişse ayrıca ödenir. Kur’ân ve Sünnet kurallarına dayalı İslam Toplumu’unda, nafakaları sağlandığı ve adalet gösterildiği halde kendi özgür iradeleri-istekleriyle ve yargı kararıyla boşanan kadınlar, kocaların talep etmesi halinde aldıkları mehiri iade etmekle yükümlüdürler. (Bakar 229) Bu şekilde kendi arzularıyla boşan kadınlar geçimlik alma haklarını yitirirler. Kendileri istemediği ve boşanmayı gerektirecek suç/günah işlemedikleri halde kocaları tarafından boşanan kadınlar geçimlik alma hakkına sahiptirler. Yapılan açıklamalar ışığında ortak akla ve parlamentoya şu teklifi sunuyoruz:
Boşanmalarını gerektirecek yüz kızartıcı suçları olmadığı halde kocaları tarafından açılacak davalar sonucu boşanacak kadınlara (yalnızca onlara) bir defaya mahsus olmak üzere nafaka olarak bir geçimlik verilir. Bu nafakanın miktarı boşanan eşler tarafından birlikte belirlenerek mahkemeye bildirilir. Eşlerin ihtilafları halinde geçimlik mahkemece yargı kararıyla belirlenir. Mahkeme kararında eşlerin yaş durumlarını, evlilik sürelerini, ekonomik yaşam şartlarını, kocanın maddî durumunu ve boşanan kadınının yeni bir evlilik yapıp yamayacağını dikkate alır. Belirlenecek meblağın, koca tarafından ödenemeyecek oluşu mahkemece tespit edilmesi durumunda, meblağın bütünü veya bir kısmı devlet tarafından karşılanır.
Not: Bu uygulamanın benzeri kendi iradesiyle işten ayrılan işçiye uygulanmaktadır. *Bu nafaka (geçimlik veya tazminat ) bazı müfessirlerin anladığı gibi iddet nafakası olamaz. Yüce Allah kocası ölen kadını çocuklu veya çocuksuz olma durumuna göre kocasının malına sekizde bir veya dörtte bir ölçüsünde varis kılar. Yeni bir evlilik yapabilmesi için de dört ay on gün iddet/süre belirler. Bakara 240 de de kocaya ölmeden önce, karısının, evinden çıkarılmaksızın bir yıl bakılması için vasiyette bulunması emredilir. Kocası ölen kadına miras ve bir yıl nafaka hakkı verilirken kocası tarafından tek taraflı bir beyanla boşanan kadına da Bakara 241 de boşanma nafakası (tazminatı, geçimliği) verilir. Bu verilenin iddet nafakası değil boşanma nafakası olacağının bir delili de iddet nafakasının her hal ve şartta zaten kocaya yüklenmiş olmasıdır. Allah Talak 1’de temizlik döneminde boşanan kadını evinden çıkarmama görevini kocaya vermiştir. Talak 6’ da bu emrini pekiştirmiştir. Kadın üç temizlik döneminden oluşan iddeti içinde kocasının evindedir, nafakası Nisa 34 ile kocası üzerindedir. Bu sebepledir ki koca iddet süresi içinde yeni bir nikâh akdi yapmaksızın karısına dönebilmektedir. (Bakara 228)
ÜNİVERSİTELER DOGMA KABUL ETMEZ: İNKILÂP TARİHİ DERSİ KALDIRILMALIDIR Almanya’da ilkokuldan yüksek lisansa kadar uzanan sosyal…
KADER NEDEN İMANIN GEREĞİ İsra Suresi 13 ve 14. ayetlerde Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: وَكُلَّ…
Kadının Namazı Evde mi, Mescitte mi? Hadisleri Birlikte Okumak Prof. Dr. Kutluk Özgüven’in “Kadın Kovan…
Obama ve Harris’ten Yapay Zeka Çağrısı: "Gelişimi Durduramayız Ama Yönlendirebiliriz" ABD’de yapay zeka teknolojilerinin hızla…
Altan Tan’dan DEM Parti’ye: “Bu Yaptığınız Dolandırıcılık” Altan Tan, DEM Parti’nin muhafazakâr seçmenleriyle ilişkisini eleştirdi.…
GÖZÜ DOYMAZLAR DÜNYASI İnsanlık tarihi, bir yanda akıl almaz bir medeniyet, bilgi ve imar faaliyeti;…