
Hz. Muhammed Şerîat Koyucusu mudur?
ALLAH’IN ELÇİSİ HZ. MUHAMMED KİME İTAAT EDERDİ?
Emekli Hadis otoritesi Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan hocamızın “olumlu, düşündürücü ve doyurucu” bulduğu yazımızı bu defa iki bölüm halinde yayınlıyoruz
Yerküremizde ve tüm evrende en yaygın kural itaattir. Kur’ân, yedi gök ve yer dahil bütün varlıkların Allah’ı hamd ederek tesbih ettiklerini bildirdiğine göre, her varlık Allah’ın doğalarına kodladığı yaşam bilgileri ve kurallarına itaat ederek hayatlarını sürdürürler. (İsra 44)
Biz insanlar Rabbimiz tarafından kulluk denemesine uğratılmak için iradeli varlıklar yaratıldık ama itaat kaderimizdir. Zatına ve yasalarına inanıp Allah’a veya kaçınılamaz olarak nefsanî, şeytanî ve toplumsal güç olan Tağut’a itaat ederiz. Oysaki Tağut’tan kaçınmakla emrolunduk. (Nahl 36; Nisa 76; Bakara 256)
Allah’ın insan için hayat düzeni kıldığı İslam’a inanan insanlar Allah’a itaati seçmişlerdir.
İTAAT ANA KAVRAMIMIZ VE GÖREVİMİZDİR
Biz müminler Allah’a itaat etmekle yükümlüyüz, O’nun emriyle Elçisi Hz. Muhammed’e itaatle mükellefiz. (Al-i İmran 132; Enfal 20; Teğabun 12…)
Hz Peygambere itaatimiz Allah’a itaat kılınmıştır. (Nisa 80)
Rabbimizin emriyle Allah’a ve elçisine bağlı yöneticilere itaat ile de görevliyiz. (Nisa 59)
Bu arada Allah’ın kitabı Kur’ân’a, bir tür itaat olan ittiba ve istimsak görevimiz olduğunu da bilmeliyiz:
“Ve işte bu Kur’an da, tüm insanlığa göndermiş olduğumuz bereket kaynağı bir kitaptır. O hâlde, onu adım adım izleyip ittiba edin ve emirlerine karşı gelmekten sakının ki, Allah’ın merhamete erdirilesiniz.” (En’am 155)
HZ.MUHAMMED DE İTAAT EDER MİYDİ?
Burada asıl sorulması gereken Allah’ın son ve evrensel elçisi kıldığı Hz. Muhammed’in itaatle yükümlü olup olmadığı veya kime itaat etmekle mükellef olduğu gerçeğidir. Bu, aslında Kur’ân’da cevabı verilmiş olan bir sorudur.
Ancak ilk nazarda yadırganabilir olsa bile daha önce sorulması gereken bir soru da Allah’ın kendisi dışında bir varlığa itaatle yükümlü olup olmadığıdır. Bunu bağımsız bir makalede ele alacağız.
Asıl konumuza girelim.
HZ. MUHAMMED DE İTAAT İLE YÜKÜMLÜ MÜDÜR?
Hz. Muhammed de itaat İle yükümlü müdür?
Bu sualin cevabı Hz. Muhammed’in İslam Dini’nde farz görevler yükleyici ve haram kılıcı bir ŞARİ’ olup olmadığının da cevabıdır.
Pekiştirerek soralım: Biz müminlerin kendisine itaat ile mükellef olduğumuz Hz. Muhamed de bir otoriteye itaat ile yükümlü müydü?
O, Allah’ın ortağı değildir; kulu ve elçisidir. Bu sebeple o peygamberlik görevi ile alakalı konularda hür değildir; sözleri ve davranışlarında bağımlıdır.
Rabbimiz Kur’ân’da Peygamberimizi, ona indirdiği vahiyle, vahyin ölçülerine itaat ile vazifelendirmiştir. Görelim:
HZ.MUHAMMED’İ İTAATLE YÜKÜMLÜ KILAN AYETLER
“Sen, Rabb’inden sana vahiy yoluyla gönderilenlere ittiba et. Onlara itaat et! Zira O’ndan başka hükmüne boyun eğilecek hiçbir otorite, hiçbir ilâh yoktur! Ve gerekçeleri ne olursa olsun, Allah’tan başka ilâhlara itaat eden o müşriklerden uzak dur! “ (Enam 106)
***
“Öyleyse sen, sana vahiyle gönderilen bu Kur’ânın hükümlerine istimsak et; sımsıkı sarıl. Hakikaten sen Sıratın Müstekim üzerindesin.” (Zuhruf 43)
***
“Rabbinden sana vahyedilene ittiba et; uyup itaat eyle. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır.” (Ahzab 2)
***
“Sana vahyolunana ittiba et ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.” (Yunus 109)
İTAATSİZLİK YASAKLANMIŞTIR
Rabbimiz Kur’ân’da Peygamberimize kendisine indirilen Kur’an vahyine ittiba ile uymasını emrederken bu konuda en küçücük bir sapma göstermesini bile yasaklamıştır:
“Evet, hangi dinden, hangi ırktan olurlarsa olsunlar, onların arasında Allah’ın indirdikleriyle hükmet, sakın onların heveslerine uyma! Allah’ın sana indirdiklerinin bir kısmından bile seni saptırmamaları için, onlara karşı son derece dikkatli ol…” (Maide 49. Ayrıca bak. Furkan 73; Casiye 18)
Rabbimiz, geleceği de kuşatan bilgisiyle, kulu ve elçisi Hz. Muhmmed’den kendisine indirilen Kur’ân’ın dışında farklı hükümler içeren bir Kur’ân isteneceğini duyurmuş, bu durumda nasıl davranmasını öğretmek için de şöyle buyurmuştur:
[Ne zaman onlara apaçık birer belge olan ayetlerimiz tebliğ ve uyarı amacıyla okunsa, Hesap Gününde huzurumuza geleceklerini ummayan o inkârcılar, “Bize bundan farklı bir Kur’an getir ya da onda bazı değişiklikler yap!” derler.
Onlara de ki: “Kur’an’ı kendi görüşlerim doğrultusunda değiştirmeye benim yetkim yoktur. Zira o benim değil, Allah’ın sözüdür. Ben ancak, bana gönderilen buyruklara uyarım. Çünkü Rabb’ime karşı gelecek olursam, isyankârları perişan edecek olan büyük bir günün azabından korkarım.” ] (Yunus 15)
KUR’ÂN’A GÖRÜŞ KARIŞTIRMA CEZASI
Allah şanını artırsın Peygamberimizin kendisine indirilen Kur’ân’a aykırılıkla kendisinden talep edilen doğrultuda Kur’ân dışı hükümler vermeye, bir diğer anlatımla şerîat koyucu bir Rab olmaya kalkışacak olsaydı âhirete ertelenmeksizin dünyada da cezalandırılırdı. Bu durum Kur’ân’da şöylece açıklanmıştır:
“Kur’ân Âlemlerin Rabbi’nden indirilen Kitaptır
Eğer bazı lafları bizim sözlerimiz diye ortaya sürseydi /Kur’ân’a sokuştursaydı
Yemin olsun, onu kudretimizle yakalardık.
Sonra ondan can damarını mutlaka keserdik.
Sizin hiçbiriniz ona siper de olamazdınız.” (Hakka 43-47)
ALİ RIZA DEMİRCAN
YAZARIMIZIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN BU LİNKİ ZİYARET EDİNİZ
İSLAMİ HABER “MİRAT”