islami haberortadoğu haberlerimirat analizmirat tv
DOLAR
17,9331
EURO
18,4099
ALTIN
1.039,38
BIST
2.864,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
30°C
İstanbul
30°C
Açık
Pazar Hafif Yağmurlu
27°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
29°C
Salı Az Bulutlu
30°C
Çarşamba Az Bulutlu
30°C

İbadetin ve Tevhidin Kalbi: Dua

İbadetin ve Tevhidin Kalbi: Dua
10.06.2017
A+
A-

Duanın nasıl olması gerektiğini bizlere Kur’an ayetleri ve Peygamber (sav) öğretmektedir. Duanın önemi Kuran ve sünnette geniş bir şekilde açıklanmıştır. Furkan suresinin 77. ayetinde Allah(cc) şöyle buyurmaktadır:

“(Resulüm) de ki; Rabbim size ne kıymet verir duanız olmasa?” 

Bir hadiste Peygamber şöyle buyurur:” Dua, ibadetin beynidir”.

Duanın nasıl yapılması gerektiği hakkında yüce Rabbimiz bize yol gösteriyor ve açıkça, başka hiçbir izaha gerek kalmayacak şekilde:

“Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin. Bilesiniz ki O, haddi aşanları sevmez…. Allah’a korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin. Muhakkak ki iyilik edenlere Allah’ın rahmeti çok yakındır.”

(A’raf-7/55-56)

“Kendi kendine, yalvararak ve ürpererek, yüksek olmayan bir sesle, sabah akşam Rabbini an. Gafillerden olma.” (A’raf-7/205)buyuruyor.

Yine, dua etmekten kibirlenip kaçınmak gibi, dua ederken de tiz perdeden bir sesle ve ölçüsüzce ellerini avuçlarını açarak, büyüklenerek dua etmekten men ediyor ve mütevazi bir şekilde, mahzun bir eda ile dua edilmesini emrediyor. (A’raf-7/206)

Dua, yalnız Allah için ve Allah’a yapılır. Yani, insan istediğini sadece Ondan ister, başkasından bir şey istenmez. Çünkü

“El açıp yalvarmaya lâyık olan ancak O’dur. O’nun dışında el açıp dua ettikleri onların isteklerini hiçbir şeyle karşılamazlar. Onlar ancak ağzına gelsin diye suya doğru iki avucunu açan kimse gibidir. Hâlbuki (suyu ağzına götürmedikçe) su onun ağzına girecek değildir. Kâfirlerin duası kuşkusuz hedefini şaşırmıştır.”

(Ra’d-13/14)

Ayrıca, Allah’ın en hoşlandığı ve kabule en şayan olan dua da herkesin uykuda veya başka işlerle meşgul olduğu gafil saatlerde yapılan duadır. Büyükler hep bu vakitleri gözleyip dua etmişlerdir. Peygamberimiz (sav) de, en geniş kapsamlı dualarını gece namazından sonra yapmıştır. Uykuyu, gafleti bir kenara bırakıp, gecenin bir kısmında uyanık bulunarak münacatta bulunmak insanı Allah’a yaklaştırır.

“Korkuyla ve umutla Rablerine yalvarmak üzere (ibadet ettikleri için), vücutları yataklardan uzak kalır ve kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcarlar.”

(Secde-32/16)

Mühim bir iş için duaya başlamadan önce sadaka vermek ve iki rekât namaz kılıp abdestli ve kıbleye yönelik olarak dua etmek, önce Allah’a hamd edip sonra da Peygamberimize salavat getirmek, duanın kabulü için güzel amellerdendir.

Dualar için belli vakitler ve saatler olmamakla beraber Hz. Peygamber, belli vakitlerde dua etmeyi artırdığı için bizler de onun önem verdiği bu hususi vakitlerde dua etmeye çalışmalıyız. Bu vakitlerin bazıları şunlardır:

Ezan ve kamet arası, ezan okunurken, gecenin sonunda, farz namazların ardından ve özellikle sabah namazından sonra, secde halinde, Ramazan ayında ve Kadir Gecesi’nde vs. gibi.

İçinde bulunduğumuz Ramazan ayında, çokça dua etmek icap eder. Allah’tan istemek, kendimizi sadece ona muhtaç kılmak Tevhid akidesinin bir gereğidir. Türbe ziyaretleri gibi, tevhide zarar veren amellerden kaçınmak lazım gelir. Sadece ziyaret olacaksa, zaten islam dini buna müsaade etmiştir. Ancak bir ihtiyacını arz etmek, bir isteğinin yerine gelmesini istemek maksadıyla yapılırsa, yukarda zikrettiğimiz ayetler yok sayılmış olur. Ayetlerden de görüleceği gibi, dua yalnızca Allah’a yapılır. Dua adresi saparsa, orda tevhitten söz edilemez. Yegâne yol göstericimiz Kur’an olduğu için, onun emir ve yasaklarına riayet etmemiz gerekir. Bu vesileyle Ramazan ayında indirilmeye başlanmış olan kitabımız olan Kur’an’ı, okumakla kalmayıp anlamaya çalışmamız gerekir. Bu sayede Kur’an’ın hakkını vermiş oluruz.

Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.