
Toplumlar, son yıllarda ciddi problemlerin içinde, akılları ile değil, bazan duyguları, bazan güdüleri ve bazan da histerik tutumları ile hareket ederek, insan denilen varlığın normal halleri dışında bir anlayış ve davranışa yönelmektedir.
İnanç ve ahlak, temel olarak İlahi bir değerdir. İlahi inanç ve ahlak sistemleri, ortaya çıktıkları andan itibaren toplumları ıslah edip, onlara insani ve medeni bir hayatın kurallarını sunmuştur: Merhamet, adalet, nezaket ve şefkat gibi..
Zamanla toplumlar, zanlarına, menfaatlerine ve ihtiraslarına uyarak, azgınlaşmış; inanç ve ahlak değerlerinden uzaklaşmışlardır. Fakat bu uzaklaşma, tamamen inanç ve ahlak değerlerini karşılarına alarak değil, yine onların adını kullanarak fakat, onları kendi istek ve menfaatlerine alet ederek yapmışlardır.
Bu sapma hali, İlahi iradenin tekrar tekrar, inanç ve ahlakı yenileyici Peygamberler ve Veliler diyebileceğimiz kutlu mesajı taşıyan ve onu en iyi şekilde yaşayan davetçilerin toplumlara gönderilmesine sebep olmuştur. Çünkü insan, sürekli yanılan, isyan eden ve kendi hevesine uyan bir karaktere sahip olması dolayısıyla,” ikaz müesseesi”ne ihtiyaç duymaktadır.
Sosyal hayat, kurallar ile yürüyebilen bir sistem olduğundan, insanın bu sistemi en iyi ve ölçülü bir şekilde yürüyebilmesi için, ahlak sistemine ihtiyaç bulunmaktadır. Fakat bu ahlakın, hem din ile bağlantılı olması, hem de insan psikolojisi ve sosyolojisine uygun bir şekilde yerleşmesi gerekmekteydi.
Bu yüzden, Peygamberler ve diğer büyük ilim ve marifet sahipleri, yaşayışları ve davranışlarıyla bu ahlakı yerleştirmeye ve insanları, gönülden irşad etmeye (olgunlaştırmaya) çalışmaya yöneldiler. Böylece inanca dayalı bir ahlak sistemi ortaya çıktı ve dış müdahale olmaksızın, insanlar; kendi iç dünyalarında büyüttükleri bu ahlakı, hayatın her safhasında gerçekleştirmeye çalıştılar.
Fitne, doğru ve dürüst bir yönelişin, çeşitli yalan ve saptırıcı söz ve tutumlar ile, insanların gözünden düşürülmesi olayıdır. Dolayısıyla, ilahi inanç ve ahlak, hayata bir düzen ve adalet getirmesine rağmen, çeşitli kişi ve gruplar, kendi saltanatlarına ve isteklerine bir tehlike gördükleri için, bu inanç ve ahlak sistemini dejenere ederek, insanların bu “ölçülü yaşama” anlayışından uzaklaşmasına sebep oldular.
Aslında, Peygamber ve Islah edici müstesna kişilerin toplumu gerçek kimliğine ve özüne döndürme çabası, bir anlamda Rehabilitasyon’du. Çünkü rehabilitasyon, insan ve sosyal sistemlerin, asıl gayesine döndürülmesi manasını taşıyordu. Islah kelimesi, İngilizce rehabilitasyonun tam da karşılığı idi.
Günümüzde insan ve toplumlar, ciddi bozulma ve sapma hareketlerine uğradıkları ve içinde bulundukları yanlış tutum ve yönelişlerin farkına varamadıkları için, onların ciddi bir rehabilitasyona ihtiyaçları bulunmaktadır.
Bu rehabilitasyon; unutulan, anlaşılması güçleşen ve yıpratılan birtakım duygu ve düşüncelerin yeniden ele alınması ve insanın, asli özelliklerine dönmesi amacını taşımaktadır. Bu yüzden de, yaşadığımız çağın ihtiyaç duyduğu bir çalışmadır.
Toplum olarak kendi inanç ve ahlak değerlerimizi şuurlu olarak yaşamadığımızı ve onların hayatımızı düzenleyici bir nitelikte olmadığını fark edebiliyoruz. Dolayısıyla, kendimizi yeniden değerler sistemimizle buluşturucu bir ortama sokmak üzere, tarihi ve kültürel zenginliklerimizle yüzleşmek durumundayız. Bunun için yaşadığımız binlerce yıllık medeniyet içindeki kültürümüz, yaşama prensiplerimiz ve alışkanlıklarımızı yeniden hatırlamamız gerekiyor.
Kültürel ve ahlaki sistem, teknoloji gibi, sürekli değişen bir özellik taşımamaktadır. Bu değerler, hayatın şahitliği ile, yaşayışımıza bir anlam ve güzellik kattıklarından, onları bilinmeyen “bir şeyler” ile değiştirmek durumunda değiliz!..
Yaşama felsefemizi yeniden değerlendirmek ve bizi yanlış yönlendiren geçici ilgi ve saptırıcı etkilerden uzaklaşmamız gerekiyor. Hayatımızı, yapay düşünce ve tutumlarla değil, tarih içinde varlığını sürdüren “hakikatler” ile yeniden düzenlemek için, tutum ve değerlerimizi “rehabilitasyon”a tabi tutmamız önem taşıyor.
İsrail, Lübnan’da 45 Günde Binlerce Can Aldı Orta Doğu’da tansiyon her geçen gün yükselirken, İsrail’in…
Türkiye rüzgarda üretim gücünü artırarak sanayi üssü hakkında son gelişmeler. Türkiye, rüzgar enerjisi üretim gücünü…
Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler Batı Şeriada Filistinlilerin araçlarını kundakladı hakkında son gelişmeler. Filistin topraklarını gasbeden…
Giresun ve Ordudaki kadın çalışanlar en çok fındık ihracatına katkı sağladı hakkında son gelişmeler. Giresun…
Vandaki kalp merkezi, kalp rahatsızlığı yaşayan hastalara umut sunuyor. Modern teknoloji ve uzman kadrosu ile…
Japonya'da eski Başbakan Kişida, Ankaradaki NATO Zirvesi'nde Takaiçi'nin davet edilmesini talep etti. Bu durum, uluslararası…