İslam Birliği: Çağımızın zorunluluğu

Prof. Dr. Kutluk Özgüven

وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللّٰهِ جَم۪يعًا وَلَا تَفَرَّقُواۖ وَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ كُنْتُمْ اَعْدَٓاءً فَاَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَاَصْبَحْتُمْ بِنِعْمَتِه۪ٓ اِخْوَانًاۚ وَكُنْتُمْ عَلٰى شَفَا حُفْرَةٍ مِنَ النَّارِ فَاَنْقَذَكُمْ مِنْهَاۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اٰيَاتِه۪ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışın; bölünüp parçalanmayın. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani siz birbirine düşman idiniz de Allah gönüllerinizi birleştirdi ve O’nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi Allah kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklıyor ki doğru yolu bulasınız. (Al-i İmran 103)

Muslüman nüfus 2 milyara yaklaşıyor, her dört insandan biri Müslüman. Çoğunluğu Müslüman olan 50nin üzerinde ülkede yaşayan 1.6 milyar nüfusu var. Oran gelecek yüzyıl başında yaşayan her üç insandan biri haline gelecek. İstatistiklere göre çoğunluk konusunda tartışmalar var. 500 kişi ile 270 milyon kişi arasında Müslüman ülkeler var.

Müslüman ülkeler üç kıtada yayılmış durumda. Bunlarda Arapça 400 milyon ana dil, bir o kadar da dini nedenlerle yabancı dil olarak konuşulmakta. Türkçe-Azerice ve Farsça 120şer milyon Müslüman tarafından konuşulmakta. Urdu 300, Bahasa 300, Bengali 200 milyon tarafından konuşulmakta.

Kaynaklar çok büyük

Bu ülkelerin muazzam doğal kaynakları var. Petrol ve doğal gaz zengini. Dünya kaynaklarının üçte biri, rezervlerin yarısı burada. Değerli madenler, taşlar, elementler, toryum gibi uranyum gibi radyoaktif cevherler var. Enerji kaynakları sadece yeraltı da değil. Güneş enerjisi Müslüman ülkelerde.

Tarım Orta Doğu’da başladı, İslam dünyası adeta bir ekmek sepeti. Denizlerde muazzam balıkçılık kaynakları var. Tarım sadece gıda yönelimli de değil, tekstil ve ilaç bitkileri de yaygın. 

Müslüman ülkeler hem doğal güzelliklerin hem de en eski uygarlıkların merkezi. Bu nedenle turizmin merkezi. Ancak daha önemlisi İslam dünyasının lojistik düğüm noktalarını tutması. Denizleri birbirine bağlayan Boğaziçi, Çanakkale Boğazı, Malaka Boğazı, Hürmüz Boğazı, Cebelitarik Boğazı, Aden Körfezi, Bab-ül Mendeb, Süveyş Kanalı bizim denizlerimizde. THY, İstanbul’un dünyanın karalar merkezine en yakın megakenti olması nedeniyle dünyada en çok ülkeye uçan havayolu. Bir tek aralık haricinde bütün Müslüman devletler birbirine komşu. İslam ülkeleri dünya nüfusunun onda dokuzunun yaşadığı Doğu Yarımküre’nin kalbi.
Genç nüfusu olan Müslüman dünya fabrika ve imalathanelerle dolu. Otomotiv, tekstil, gıda, inşaat malzemeleri gibi sektörlerde dünyada önemli üretim yapılmasının yanısıra savunma ve ileri teknolojilerde de hızlı bir yükseliş var. Endüstride hep ikinci planda olunmasının nedeni kendi pazarını oluşturamamak, birlik eksikliği nedeniyle üretimin Batı tahakkümünde fasona yönelmesi. 

Savaş, sömürü, faiz

İslam ülkeleri arası sadece savaşların, içsavaşların, düşmanlığın kalkması bile bir anda zenginleşme getirir. Bugün Yemen, Suriye, Afganistan, Irak, Batı Sahra, Libya, Sudan, Nijerya, Burkina Faso, Mali gibi yarım milyarın yaşadığı ülkelerde Müslüman Müslümanla savaşıyor. Yarım milyar kaos içinde. Bir milyara yakın da istibdat rejimleri altında korku içinde yaşamakta. Bunlarda barışın tesisi trilyonlarca dolarlık iktisadi, insani, verim kazanımları bir kaç yılda getirecektir.

Birleşmeyen ve kolay lokma olan Müslümanların en büyük sorunuysa sömürülmektir. Mal satın alırken, danışmanlıklarda teknik yönlendirmede Batı ülkeleri Müslümanları sürekli aldatmakta, elit kesimlerine, müstekbirlerine rüşvet vererek ya da kendi proje adamlarını oturtarak istediklerini çalmaktadır. Hırsızlık 50den fazla Müslüman ülkede o kadar ileri durumdadır ki Batı’nın hâlâ refahının temeli budur. O yüzden sağcısı solcusu, dindarı ateisti, iyisi kötüsü, bütün Batılıların en korktukları konu namuslu Müslüman liderler ve bunların bir araya gelmesidir.

Savaşlar, devlet zulmü ve Batı sömürüsünün en üstünde parasal sömürü, dünya finans elitlerinin dayattığı, herhangi bir yasadışılığa, yolsuzluğa gerek olmadan yapılan büyük çaplı faizci bankacılık sistemidir. Allah’ın Kuran’da ve Peygamberimizin son hutbesinde kesinlikle ümmete yasakladığı faiz sistemi, önce Müslümanları Batıya, sonra Batıyı elitlere, elitleri de Şeytan’a tâbî kılan bir piramit yapısıdır. Küçük faiz oranı farklarıyla kanı yavaş yavaş emen bir sülük gibi milyarlarca halkı fakirleştirir, zenginliği kendine bağlı  yönetici sınıfta toplar. İslam birliği olmadan dünya finans sistemi yerine bir model koyamayız.

Kısaca 21. yüzyılda İslam takviminin 15. yüzyılında mutlaka Allah’ın ipine sarılmalı ve birlik olmaz zorundayız.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here