
Cumhuriyet Gazetesi’ne nadiren bakarım. Yazılı medyada gezinirken “Teokratik zulüm” başlıklı makale, ismi sebebiyle dikkatimi çekti. Örsan K. Öymen’e ait bu makalede yüreksizlik, yalan, iftira, gıybet, aşağılama ve de akıl ve bilim karşıtlığı bir arada sergilenmiş. Büyük başarı !
Bunlar ne İslam’ı biliyor, ne de ne idüğü belürsüz olan laikliği. Demokratlıkları da yok. Öncekilerden ne gördüler ve işittilerse onu bilinçsizce tekrar edip duruyorlar.
Yazıdan bir paragrafı alıp inceleyelim:
“Laiklik ilkesini ortadan kaldırarak teokratik bir düzen kurmaya çalışan AKP hükümeti, Suudi Arabistan ve İran’daki gibi, Kuran ayetine dayanarak içkiyi ha^la^ yasaklayamadığı için, köktendinci tarikatların ve cemaatlerin de baskısıyla, alkollü içeceklere yüksek vergiler uygulayarak, insanların alkollü içecek tüketmesini engellemeye çalışıyor.”
1.) Teokrasi ile kasıt İslam. Bunu açıkça söyleyecek yürekleri yok. Oysaki Evet, İslam insan doğasıyla örtüşen bir hayat düzenidir. Devlet yönetimini de içerir.
Değil AKP içinde Diyanet ve ilahiyatlarda bile İslam’ı bir hayat düzeni olarak algılayan kadrolar yok. İslam karşıtı ve de ant-i demokratik Kemalist düzen bir asırdır iktidarda ve zulmü ile buna fırsat vermedi ve vermemeye çalışıyor.
Cumhuriyet Gazetesi ve çalışanlarının İslam bağlısı olduğunu söylemek ne kadar doğru ise AKP’iın İslami düzen yanlısı olduğunu söylemek de o kadar doğrudur.
AKP İslam’ı ağzına hiç almış mıdır? AKP’nin 22 yıllık iktidarı döneminde bazı demokratik atılımlar dışında İslam’ın yararına ne yapılmıştır. Laikliği doğru olarak dinsizlik şeklinde anlayan bazıları, en doğal özgürlükçü atılımları İslam zannediyor.
Keşke akıl ve bilim dışı bir hurafe olan laikliği kaldırmayı amaçlayan akılcı ve bilimci insanlarımız olsaydı.
Suudi Arabistan ve İran’ını içkiyi yasakladığı iddiası gerçekleri yansıtmıyor. Kaldı ki akıl ve bilim dışı bir ilkellik olan alkollü içkilere karşıt olmak akılcılıktır/gerçekçiliktir. İçkici olmak ilkelliğini atalarında gören irade yoksunları bu gerçeği kavrayamazlar.
İçkiyi yasaklamak için Kur’ân imanlısı olmak gerekmez, düşünür insan olmak yeterlidir. Kaldı ki Kur’an bütün varlıkların yaratıcısı olan Allah’ın kitabıdır. Bu kitaba iman insanlık düzeyini koruyabilenlerin yüceliğidir. Ateistler ve deistler de bu düzey nerede?
Türkiye’de az da olsa gerçek mümin var ama her ne demekse köktendinci var mı bilmiyoruz. Her halde kökten dinsizler kendilerinin zıddı olabileceğini öngörüyorlar. Devletin kontrolünde olan tarikatlar demokratik kitle örgütleridir. Hem Kemalizm de Atatürk deyip duran taklitçi Atatürkçülerin bir tür tarikati değil midir?
AKP hükümetlerinin yapabildiği en hayırlı hizmetlerden biri budur. Hükümetlerin bir vazifesi de halkın sağlığını ve güvenliğini korumak değil mi?
Karşı çıkıldığı söylenilen kadına şiddetin bir ana sebebinin de içkiler olduğunu kim inkâr edebilir? Milletimiz faiz sömürüsüyle fakirleştirilmedi mi? Var olan sosyal adaletsizliği istismar edenler tasarruf tedbirlerine niçin karşı çıkarlar? Hem içme özgürlüğü değil, içkiye ulaşım özgürlüğü kısıtlanıyor.
Olan Milletimize oldu. Aklı ve bilimi yücelten İslam devrimcileri yetiştirilemedi tamam. Kan dökülerek yapılan devrimlerle kurulan Batıya köleci ihanet düzeni adam gibi adam Kafir bile yetiştiremedi. Kemalistlerin de münafıkları at oynatıyor.
ARD
MİRATHABER.COM -YOUTUBE-