islami haberortadoğu haberlerimirat analizmirat tv
DOLAR
15,9536
EURO
16,7213
ALTIN
931,28
BIST
2.393,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Az Bulutlu
Perşembe Açık
20°C
Cuma Açık
21°C
Cumartesi Az Bulutlu
20°C
Pazar Az Bulutlu
20°C

İslam, Modernliğin Bilgisinden Faydalanabilir Mi?

İslam, Modernliğin Bilgisinden Faydalanabilir Mi?
12.04.2022
A+
A-

Modernliğin temel kabulleri ile İslam’ın temel kabulleri arasında uzlaşılabilir bir durum var mıdır?

Bir düşüncenin düşünce olarak kabul edilebilmesi için o düşüncenin kendisine ait temel kabullerinin varlığı esasa taalluk eder. Ayrıca bu düşünce, kendi kabulleri ile diğer düşüncelerden farkını ortaya koymalıdır ki kendi farklılığı izhar edilerek kendi başına bir düşünce olarak tesmiye edilebilsin…

Modern düşüncenin kendi kabulleri vardır. Ve bu kabuller kendisini başka düşüncelerden ayırır. Bu ayrım ile biz modern düşünce terkibini kullanabiliyoruz. O yüzden modern düşünce ile herhangi başka bir düşünce arasında olması gereken temel farklar, onları birbirinden ayırdığı gibi birbiri ile nasıl bir ilişki biçimi kurabileceğini de bize gösterir.

Yukarıdaki soruya verilecek cevap bizi bir başka aşamaya taşıyabilir. Eğer modern kabuller ile İslam’ın kabulleri uzlaşmıyorsa ki uzlaşması mümkün değil… Çünkü her düşünce biçimi kendisinden önceki düşünce biçimleri ile arasına mesafe koymaktadır ve kendine has ilke ve kabullere sahiptir. Her ne kadar modern düşünce Yunan düşüncesi ile tarihsel bir bağ ile ifade edilse bile bu bağ bir tarihsel sürekliliği ifadede doğru ama modern düşüncenin kendisine ait bir bağımsız düşünce oluşuna engel değildir. Hatta modern düşünce Yunan düşüncesinin dışındada hem Hıristiyanlık ve hem İslam düşüncesinin de etkilerini taşımakla birlikte kendi özgünlüğünü bu durum zedelememektedir. Bu yüzden modern düşünce kendine has bir düşünce yöntemine sahiptir.

O zaman esas soruya geçeriz: modern bilgiyi modern kabullerden bağımsız düşünebilir miyiz?

Bu soruya vereceğimiz cevap ne yapmamız gerektiği konusunda bize bir fikir verir. Bu soruda da öncüller ile kabuller arasındaki bağı kopartmak çok zor görünüyor. Bu yüzden modern düşünce modern ön varsayımlara, dolayısıyla modern bilgi de modern düşünceye dayalıdır.

Bir düşüncenin kendine has olması demek; o düşüncenin kendisine ait bir varlık/ontoloji, episteme/bilgi ve etik/değer sisteminin olduğunu da gösterir. Düşünce ile bilgi arasında birebir bir ilişki söz konusudur.

Ancak, burada yine de bir açık var: modern düşünceye rağmen modern dönemde elde edilen bilgi. modern düşünceden bağımsız ele alınabilir mi, bu mümkün mü?

Evet, mümkün…

Tabii ki her düşüncenin ürettiği ve doğa dediğimiz temel birimlere yönelik tespitler o düşünceden bağımsız ele alınabilir. Bunu bir tek şartla yapabilmek mümkündür:  o düşüncenin üzerine kurulu olduğu sistemi ve sistematiği bilmek ve elde edilmiş bilginin bu sistem ve sistematiğin dışında konumlandırılabilme şartlarına haiz olduğuna dair verinin mümkün oluşudur. Bu çerçeve içinde kendi bağımsızlığını kuran her düşünce hem tarihsel birikimden istifade eder ve hem de çağdaş düşünce sistemlerinden istifade edebilmenin imkânlarına sahip olmasıdır. Belirleyici şart ise; kendi düşünce yapısının temel yapısını bağımsız bir şekilde kurabilmesidir. Bu şartı yerine getiren her düşünce bir başka düşünce yöntemi tarafından elde edilmiş bilgiyi, kendi sistem ve sistematiği içinde yeniden kullanılır hale getirebilir.

İşte bu konuda İslam düşüncesi, İslam peygamberinin örnekliği üzerinden Müslümanlara üç tarz yaklaşımı miras bırakmıştır:

Birincisi; İslam’ın ilkeleri ile tamamen zıt olanların reddi.

İslam’ın kendisine has kabullerine ters düşen ideolojik yaklaşımları içeren ve buna zemin oluşturan bilgiyi reddeder. Bu durum bizatihi İslam’ın kendisine hale getireceği için kabulü mümkün değildir.

İkincisi, İslam’ın temel ilkeleri üzerinden yeniden yorumlanabilir özelliği olanları ise tashih ederek alma…

Tashih etme, bir şeyi kabul ve reddederken dikkate alınması gereken temel bir öncüldür. Bir bilgi veya olay, durum vesaire tashih edilebilir bir pozisyonu taşıyorsa onu ıslah eder ve kendi bünyenize alarak onu yeniden konumlandırırsınız. Bu düşüncelerin kendi dinamikleri açısından da önemlidir.

Üçüncüsü ise, İslam’ın ilkeleri ile çatışmayanlar, bunlarda olduğu gibi kabul edilir.

Niçin?

Çünkü insan, her yerde ve her zeminde insandır. İnsan ise tarihsel sürekliliği içinde aynı kalabilmeyi başarır. Bu yüzden bütünüyle ret veya kabul yerine ilkesel bir ilişki kurularak ret ve kabul veya tashih edilebilir. Modernlik ile kurulabilecek ilişki de bu üç şık içinde değerlendirilmelidir.

Modern İslam düşüncesi kendi ilkelerinden ödün vermeden bu üç tavır üzerinden bağ kurarak modernlikle bir ilişki kurabilir. Başka türlü bir ilişki, İslam’ın ruhuna veya bedenine zarar vereceği için Müslüman kalınarak kabul edilebilir bir durum değildir.

Bir düşüncenin kendisi olabilmesinin şartı, kabul ve reddi reel durumu gözeterek değil, kendi temel kabulleri ve esasları çerçevesinde belirleyebilmesine bağlıdır…

Abdulaziz Tantik

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.