
ABD basınına yansıyan analizlere göre, İsrail’in İran’da iç karışıklık çıkararak yönetimi zayıflatma ve çökertme planı sahadaki gerçeklerle örtüşmedi. New York Times’ın üst düzey Amerikan ve İsrailli yetkililere dayandırdığı haberde, söz konusu stratejinin ciddi değerlendirme hataları içerdiği vurgulandı.
Habere göre, İsrail dış istihbaratı tarafından hazırlanan plan, savaşın ilk günlerinde İran içinde geniş çaplı bir ayaklanma başlatılabileceği varsayımına dayanıyordu. Bu çerçevede, rejim karşıtı unsurların hızla harekete geçirileceği ve bunun zincirleme biçimde ülke genelinde isyanlara yol açacağı öngörüldü. Planın, İran liderliğini hedef alan operasyonlar ve psikolojik baskı unsurlarıyla desteklenmesi amaçlandı.
İsrail Başbakanı bu senaryoyu ABD yönetimine sunarken oldukça iyimser bir tablo çizdi. Ancak Amerikan istihbarat çevrelerinde planın uygulanabilirliğine ilişkin ciddi şüpheler dile getirildi. Sahadan gelen veriler, İran’daki siyasi yapının baskı altında olsa da kontrolü sürdürdüğünü ortaya koydu.
Savaşın ilerleyen haftalarında yapılan ortak değerlendirmelerde, beklenen kitlesel halk hareketinin ortaya çıkmadığı netleşti. Amerikan askeri yetkililer, yoğun bombardıman altındaki bir ülkede halkın sokaklara dökülerek yönetimi protesto etmesinin gerçekçi görülmediğini ifade etti. İstihbarat raporları da rejimi tehdit edecek ölçekte bir ayaklanma ihtimalinin zayıf olduğunu gösterdi.
Analizde ayrıca, bölgedeki Kürt unsurların olası bir senaryoda kullanılması fikrinin Washington’da giderek daha az destek bulduğu belirtildi. ABD yönetiminin bu tür adımların bölgesel dengeleri daha da karmaşık hale getirebileceği yönünde kaygı taşıdığı aktarıldı.
Sonuç olarak, İsrail ve ABD’nin İran’da hızlı bir iç çöküş beklentisinin sahadaki dinamikleri yeterince yansıtmadığı ve bu yaklaşımın stratejik bir yanılgı olduğu değerlendirmesi öne çıktı.