Hadi bugün her şeyi bir tarafa bırakalım…
İsrail’in caniliğini, 100 bin insanı katletmesini falan…
Her şeyi ama her şeyi…
Şu haber, bırakın insanlığı, hiçbir canlının kabul edebileceği bir durum değildir..
Allah aşkına, bu nasıl bir insan psikolojisi? Bu nasıl bir devlet(!) politikası?
Ve bu İsrail’i, katliam yaparken bütün Batı destekledi ve yardım etti…
İşte bizim de on yıllardır anlatmaya çalıştığımız tam da bu…
Vahşet kelimesinin ötesinde bir kelime var mı bilmiyorum…
Dehşet…
İnsanlık dışı zulüm…
Canavarca saldırı…
Barbarlık…
Vahşetin zirvesi…
Hiçbir kelime anlatamıyor bu zulmü…
Çünkü burada artık sadece bir suçtan, bir savaştan ya da bir çatışmadan söz etmiyoruz.
Burada, insanın insana karşı sınır tanımaz bir karanlığa sürüklendiği bir tablodan söz ediyoruz.
Hukukun sustuğu, vicdanın yok sayıldığı, adaletin bilinçli şekilde çiğnendiği bir düzen bu.
Daha da acısı; yapılanın yanlış olduğunu bile bile alkışlayan, görmezden gelen, hatta meşrulaştıran bir dünya var karşımızda.
Bir suç işleniyor…
Ama asıl korkunç olan, o suçun normalleştirilmeye çalışılması.
Bu, bir siyonistin normali olabilir…
Bu tamamen haçlı kafasıyla hareket edenlerin de normali olabilir…
Ama bu, insan olan, insan gibi insan olan ve vicdan sahibi olanların normali olamaz…
Bir insanın onurunun, bedeninin, hayatının bu kadar değersizleştirildiği bir yerde; artık mesele sadece bir ülke, bir ordu ya da bir yönetim meselesi değildir.
Bu, insanlığın topyekûn imtihanıdır.
Ve belki de en acı gerçek şudur:
Bugün sessiz kalanlar, yarın bu karanlığın ortağı olarak anılacaktır.
Çünkü zulüm sadece yapanla değil, susanlarla birlikte büyür.
İSLAMİ HABER “MİRAT”
MİRATYOUTUBE