
İsrail’de Kriz Derinleşiyor: Yedek Askerler Ordudan Atıldı
İsrail’de Gazze’ye yönelik savaşın sürdürülmesi konusunda derin çatlaklar oluşmaya devam ediyor. İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, hükümete yönelik eleştirileriyle gündeme gelen ve Gazze savaşının sona erdirilmesini talep eden bir bildiriyi imzalayan yedek askerlerin ordudan atılmasını onayladı. Bu karar, İsrail ordusu içindeki gerilimi daha da artırırken, Netanyahu hükümetinin savaşı sürdürme konusundaki ısrarı iç siyasi dengeleri sarsmaya başladı.
Zamir, söz konusu askerlerin görevde kalmalarının ordu disiplinini zedeleyeceğini savunarak, “Askeri üslerde görev yapanlar savaşa karşı imza atıp sonra hiçbir şey olmamış gibi görevlerine devam edemez” ifadelerini kullandı. Askerlerin savaşın bitirilmesi için kamuoyuna çağrıda bulunmasının İsrail ordusunun otoritesine zarar verdiğini belirten Zamir, hükümete sadakatin askeri disiplinin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.
Ancak söz konusu bildiri sadece askeri personelin değil, İsrail toplumunun farklı kesimlerinin de hükümetin savaş politikalarına yönelik eleştirilerini artırdığını gösteriyor. Bildirinin altına imza atan askerler, Gazze’de bulunan İsrailli esirlerin kurtarılmasının en önemli öncelik olması gerektiğini ve bunun ancak bir ateşkes anlaşmasıyla sağlanabileceğini ifade etti.
İsrail Hava Kuvvetleri’nde halen görev yapan ya da geçmişte görev almış 970 yedek asker tarafından imzalanan bildiri, hükümetin savaş stratejisini doğrudan eleştiriyor. Bildiride, Gazze’de esir olarak tutulan İsrailli asker ve sivillerin derhal geri getirilmesi gerektiği vurgulanırken, bunun için savaşın sona erdirilmesinin dahi göze alınabileceği ifade ediliyor.
Bildiriyi imzalayanlar arasında İsrail ordusunun üst kademelerinde görev yapmış önemli isimler de bulunuyor. Eski Genelkurmay Başkanı Korgeneral (Yedek) Dan Halutz, eski Hava Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral (Yedek) Nimrod Sheffer, eski Sivil Havacılık Otoritesi Başkanı Emekli Albay Neri Yarkoni; ayrıca orduya bağlı İnsan Kaynakları Dairesi’nin eski başkanı Emekli Tümgeneral Gil Regev ile emekli Tuğgeneraller Relik Shafir, Amir Haskel ve Asaf Agmon da bildirinin altına imza attı.
Bildiride şu ifadeler yer aldı:
“Biz, yedek ve emekli hava kuvvetleri personeli olarak, esir düşen vatandaşlarımızın gecikmeksizin evlerine dönmesini talep ediyoruz. Gerekirse, bu hedef uğruna savaş derhal sona ermeli.”
Ayrıca, savaşın devam etmesinin İsrail’in güvenliğine hiçbir katkı sağlamadığı, aksine daha fazla can kaybına yol açtığı ve yedek kuvvetleri tükenme noktasına getirdiği ifade edildi. Netanyahu hükümetinin savaş stratejisinin başarısız olduğu belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:
“Savaş artık ülkenin güvenliğine katkı sağlamıyor. İsrail devleti, esirlerin serbest bırakılması için diplomatik yolları zorlamalı ve bir anlaşmaya varmalıdır. Askeri baskı esirleri daha fazla tehlikeye atmaktadır.”
İsrail devlet televizyonu KAN’a göre, bildirinin yayınlanması İsrail Hava Kuvvetleri’nin üst kademelerinde büyük rahatsızlık yarattı. Hükümete yakın askeri yetkililer, savaş karşıtı açıklamaların ordunun disiplinini bozduğunu savunurken, yedek askerlerin tepkisi, İsrail ordusunda büyük bir bölünmenin yaşandığını gösteriyor.
Netanyahu hükümeti, savaşın devam etmesini İsrail’in güvenliği açısından kritik olarak görse de, savaşın ülke içindeki yankıları hükümeti zor durumda bırakıyor. İsrail içinde savaş karşıtı protestolar büyürken, ordunun üst kademelerinde de ciddi fikir ayrılıkları yaşanıyor.
Netanyahu ve Savunma Bakanı Yoav Gallant, savaşı sonlandırmak yerine Hamas’a karşı daha güçlü operasyonlar düzenlenmesi gerektiğini savunuyor. Ancak özellikle yedek askerler arasında savaşın gereksiz yere uzatıldığı ve hükümetin siyasi çıkarları doğrultusunda devam ettirildiği yönünde büyük bir tepki var.
Öte yandan İsrail basını, hükümetin ordu içindeki muhalif sesleri susturmak için sert tedbirler alabileceğini iddia ediyor. Ordudan ihraç edilen yedek askerlerin sivil mahkemelere başvurup kararın iptal edilmesini isteyebileceği konuşuluyor.
İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’ye düzenlediği saldırılarda, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 166 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti ya da yaralandı. Ayrıca 11 binden fazla kişi hâlâ kayıp.
İsrail, Gazze’de 24’ü hayatta olmak üzere toplam 59 İsrailli esirin bulunduğunu düşünüyor. Ancak Filistinli gruplar, bu esirlerin İsrail’in saldırıları nedeniyle hayatlarını kaybedebileceğini belirtiyor. İsrail hapishanelerinde ise 9.500’den fazla Filistinli mahkûm tutuluyor. Bu mahkûmların ağır koşullar altında işkenceye maruz kaldığı, aç bırakıldığı ve tıbbi ihmalle karşı karşıya olduğu belirtiliyor.
Gazze’deki insani kriz giderek derinleşirken, İsrail’in 18 yıldır süren ablukası nedeniyle bölgede açlık ve susuzluk artmış durumda. 2.4 milyon nüfuslu Gazze’de 1.5 milyondan fazla insan evsiz kaldı.
19 Ocak 2025’te başlayan ve Katar ile Mısır’ın arabuluculuğunda sağlanan ateşkes anlaşmasının ilk aşaması 1 Mart’ta sona erdi. Hamas, bu anlaşmaya bağlı kalırken, İsrail ordusunun saldırılarını sürdürmesi uluslararası tepkilere yol açtı.
Öte yandan, İsrail’e yönelik uluslararası baskılar artıyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde (UCM) İsrail’in Gazze’de işlediği savaş suçlarına ilişkin soruşturmalar devam ederken, birçok ülke İsrail’in saldırılarını “soykırım” olarak tanımlamaya başladı.
Netanyahu hükümeti, savaşın devam etmesini güvenlik stratejisinin bir parçası olarak görse de, İsrail ordusundaki bölünme ve uluslararası baskılar nedeniyle önümüzdeki dönemde yeni gelişmeler yaşanabilir.
İsrail içindeki savaş karşıtı seslerin yükselmesi, Netanyahu’nun politik geleceğini de tehlikeye atıyor. Hükümetin bu baskılara nasıl yanıt vereceği ve İsrail ordusundaki bölünmenin nasıl sonuçlanacağı önümüzdeki günlerde netleşecek.
Mirat Haber – YouTube