islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,3901
EURO
54,0030
ALTIN
6.128,23
BIST
13.687,86
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Açık
29°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
28°C
Cuma Parçalı Bulutlu
28°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
29°C

İSTANBUL FAY HATTI İÇİN YENİ RAPOR

İSTANBUL FAY HATTI İÇİN YENİ RAPOR
A+
A-

İSTANBUL FAY HATTI İÇİN YENİ RAPOR: DENGELER DEĞİŞEBİLİR

Prof. Dr. Osman Bektaş’tan Marmara Depremi Senaryolarına Yeni Değerlendirme

Marmara Denizi’ndeki fay segmentlerine ilişkin yayımlanan son bilimsel rapor ve sismik veriler, olası İstanbul depremine dair kabul gören senaryoları yeniden gündeme taşıdı. Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, yeni bulguların Marmara’da yıllardır beklenen 7.4 büyüklüğündeki tek parçalı kırılma modelini değiştirebileceğini belirtti.


“7.4’lük Tek Parça Kırılma Modeli Sorgulanmalı”

Uluslararası araştırmacıların ve deprem bilimcilerin tespitlerine atıfta bulunan Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Fay Hattı’nın tamamen kilitli olmadığını ve bazı kesimlerin derinde “creep” (sessiz kayma / sürünme) hareketi sergilediğini ifade etti. Bektaş, bu mekanizmanın fayda biriken enerjinin bir kısmını sarsıntı üretmeden tahliye etme ihtimalini ortaya koyduğunu vurguladı.


Deprem Büyüklüğü Tahminleri Revize Edilebilir

Söz konusu raporun ortaya koyduğu veriler doğrultusunda Bektaş, fayın davranış şeklinin tek bir devasa kırılma yerine parçalı süreçlere işaret edebileceğini belirtti. Sürünme hareketinin gerilimi azaltması halinde, meydana gelebilecek ana şokun büyüklüğünün 7.4 seviyesinin altında kalabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Yapı Stoğu ve Zemin Riski Ön Planda

Deprem riskinin yalnızca büyüklük rakamları üzerinden okunmaması gerektiğine dikkat çeken Bektaş, asıl tehlikenin yapı kalitesi ve zemin yapısı olduğunu ifade etti. Bektaş, depremin büyüklüğü ne olursa olsun, kıyı bölgelerindeki zemin zayıflığı ve güvensiz bina stoğunun en büyük risk unsurunu oluşturmaya devam ettiğini sözlerine ekledi.

İslami Haber ”MİRAT” – YouTube

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.