
Önce şu gerçeği belirleyelim; doğal şartlar içinde kadın evi dışında nafaka için çalışmak mecburiyetinde değildir. Hayat Kitabımız Kurân-ı Kerimin Nisa sûresinin 34. âyeti nafaka yükümlülüğünü baba ve koca olarak erkeğe yüklemiştir. Ne var ki çalışmak mecburiyetinde olmamak gereğinde çalışabilir olmaya olmaya elbette engel değildir.
Bu tespitten sonra yaşadığımız düzende özellikle kadın açısından çalışma hayatının problemlerine bakabiliriz.
Çalışma alanı erkekler için de kadınlar için de zorlukları içermekle ve bu zorluklar bir ölçüde tabîi olmakla birlikte kadınların bu alandaki problemleri daha çok ve daha boyutludur.
Hayatî ihtiyaçları için – özel hallerinde bile – evlerinin dışında çalışma mecbûriyetleri, adaletli ücret alamamaları, gereğince hak arayamayışları, çalışma hayatında cinsel tâcizlere ve tecavüzlere uğramaları, çalışma sebebiyle evliliğe yönelememeleri,evlilik hayatında cinselliklerini gereğince yaşayamamaları; sürekli koruyucu önlemlere başvurdukları için sağlıklarını risk etmeleri, eşleri dışındaki partnerlere eğilim duymaları ve duyulmaları, çalışma hayatı dışında ev işlerini üstlenmek zorunda kalışları başlıca problemlerini oluşturmaktadır. Doğurdukları çocuklarını çocuk yuvalarında ve bakıcılar elinde ana ilgisi ve şefkâtinden yoksun bırakarak büyütmeleri ise rûhsal yönden daha da yıpratıcı problemlerini oluşturmaktadır.
Kadının ev dışında çalıştırılması toplum için de problem oluşturmaktadır. Çünkü kadının çalışması genel işsizliği artırarak işsizlik problemini daha da karmaşıklaştırmakta ve çözümsüzleştirmektedir. Üstelik çalışan gelirli kadınla işsiz erkeğin oluşturduğu ailelerde, görev değişimleri, bunaltıcı ve kavgaları tetikleyici psikolojik sorunlara da sebebiyet vermektedir.
Çalışma alanındaki bütün bu problemler, Fıtrat’a ve İslâm’a uygun geleneksel görev bölüşümünden sapılarak kadının ev dışında çalıştırılması ana sebebine dayanmaktadır. Kadını asalak görmek, ucuz iş gücü olarak kullanmak, cinselliklerini sömürmek, tekstil ve kozmetik sanâyiinde tüketici kılmak vs. bu ana sebebi oluşturucu unsurlardır.
Bize göre çare, Fıtrat ve İslâm çizgisinde kadını yalnızca ihtiyaç duyulabilecek alanlar için yetiştirmek,,başta eşlik ve analık olmak üzere ev içi çalışmalarına sevketmek ve toplumun yaralanacağı kültürel aktivitelere ve sivil örgüt çalışmalarına yönlendirmektir.
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi
Avrupa Sokaklarında Öfke: Kendiliğinden mi, Yönlendirilen Bir Dalga mı? Avrupa'nın farklı ülkelerinde yükselen toplumsal tepkiler,…
“Bize Nasıl Kıydınız?”: İnanç, Vicdan ve Haksızlık Üzerine Bir Sinema Hafızası Emine Şenlikoğlu’nun eserinden sinemaya…
Türkiye Mekke Anlaşması ile Neyi Hedefliyor? MAKALENİN SESLİ ANLATIMI Mekke Anlaşması'nı Türkiye'nin milli çıkarları açısından…
Türkiye’nin Petrol Üretiminde Güçlü Adım Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin enerji üretimine ilişkin sevindirici gelişmeleri…
Libya’dan Yunanistan’a Eleştiri: Hakkından Fazlasını İstiyor Libya Başkanlık Konseyi Başkan Yardımcısı Musa el-Koni, Yunanistan’ın deniz…
Kemal Sağlam’dan Adalet Çağrısı: “Biz Adalet Arıyoruz!” Rize’de “Kahrolsun İsrail” sloganı attıktan sonra darbedilen Dr.…