İki yıla yaklaşan bir katliam ve soykırım girişiminin sonucunda, aç, susuz ve her türlü saldırıya maruz kalan Gazze halkı, müslüman kimliğini tamlık içinde taşıyarak kendisini İslam gibi şerefli bir dinin temsilcisi kılacak eylemliği inşa etmiştir. Gazze dışında kalan Müslümanların kahır ekseriyeti ise İslam gibi bir dinin şerefini taşıma konusunda ciddi...
Diyanetin son haftalarda camilerde okuttuğu hutbeler, kendilerini cumhuriyetin tosuncukları gören laik-kemalistleri çileden çıkarmakta. Diyanet teşkilatını kuran laik rejimin bânileri, dini kontrol altında bulundurmak ve ideolojilerine uygun, kuşa çevrilmiş bir dini topluma dayatmak, parlamentoya, kışlaya, bakanlıklara, kamusal alana müdahale etmeyen, vicdanlara, özel hayata, cami ve mezarlığa mahkûm edilmiş bir din algısı...
Allah yaratma ve yaşatma niteliğiyle İLAH’TIR. Yasaları üzerinden yarattıklarıyla birebir ilgi ve ilişkileri ile RAB’TIR. Yerdeki ve göklerdeki varlıklara ikram ve ihsanlarıyla RAHMAN-RAHÎM’DİR. Gökyüzündeki kuşları da, uçakları da uçuran, sudaki balıkları da gemileri de yüzdüren RAHMÂN DEĞİL Mİ? Gece gündüzün oluşumu, kesintisiz peş peşe gelişi, RAHMÂN’ın eseri değil mi? Allahüekber!...
DİYANET LAİK BİR KURUMDUR Merhum Nevzat Yalçıntaş hocamızın tespitine göre Diyanet Ordu yanısıra Türkiye’nin ikinci büyük laik kurumudur. Dün böyleydi bu gün de öyledir. Ne var ki dün Sayyad-ı bî insan olan jakoben laikliğe boyun eğdirilirken bu gün demokratik laikliğe ama uluyan dinsiz kuduzlara itibar etmeden hizmet vermektedir. Ne var...
İnsan Yetiştirme Modelimiz, Geleceğimiz ve Eğitim Felsefemiz Necmettin Tozlu Prof. Dr., Bayburt Eğitim Fak. Dekanı. Türkiye 1. Eğitim Felsefesi Kongresi açılış konuşmasında “İşe dışımızdaki dünyadan başlamak istiyorum” diyerek şu tespitleri yapmışım: UNESCO, UNICEF, UNDİ ve Dünya Bankasının katkılarıyla eğitim üzerine yapılan çalışmalarla ulaşılan sonuçlar hiç de iç açıcı değil. Bir...
Türk, Arap ve diğer ülke aydınlarının zihni berrak değil. Varlığa Aydınlanma’nın genel perspektifinden baktıklarından, tamamen bir tasarım ve zihni bir inşa olarak iki ayrı kategorik alana ayrılmış dünyanın sınırları birbirine karışmakta, bundan da karmaşık, bulanık yapılar türemektedir. Bu yapılar üzerinde kurulmuş bütün söylemler sahtedir ve sahte oldukları oranda hiçbir şeyi...
Bir hac mevsimiydi. On binlerce hacı, derin bir ibadet heyecanıyla mübarek Kâbe’nin etrafında dönüp duruyor, gözyaşlarıyla tavaf ediyorlardı. Bu hacıların arasında Libyalı Malik ile Mısırlı Rukiye Hanım da vardı. Rukiye Hanım, doğrusunu söylemek gerekirse çok güzel ve çok dindar bir hanımdı. O mübarek toprakta olmalarına ve büyük bir ibadet heyecanı...
Bazı coğrafi bölgelerde güzelliği ancak Cennet’ten bir köşe olarak nitelendirilerek anlatılabilecek koylar – gül bahçeleri ve sihirlimsi mekânlar vardır. Tarifi edilemez yüz güzelliğine sahip insanlar, göz güzelliğine malik hayvanlar, renk ve desen şaheseri bitkiler vardır. Sesleri ve icra ettikleri musiki ile insanın içine işleyen sanatçılar ve enstrümanlar, musiki tadında konuşan...
Bir hidayet rehberi olarak Kur’an’ın, Tevrat ve İncil’de yer alan bilgilerden ve Cahiliye adetlerinden doğru olanları tasdik, yalan ve yanlış olanları da tekzip ve tashih ettiği; bunları da kendine özgü bir üslup ile yaptığı biliniyor. Bu üslubun da yerine ve duruma göre teşvik etme, uyarma, hatırlatma, müjdeleme ve korkutma şeklinde...
Galu bela zamanından başlayacak olursak ilk haram, ilk günah, ilk lanet Şeytanaydı değil mi? Çünkü “ben üstünüm” demişti. Hayatının merkezine HAK’kı değil, kendini almış ve BEN demişti. BEN’i merkeze alanlar nefsini putlaştırmış olur. Oysa her şeyin, HAK için olması gerekirdi. HAK namına ve HAK ölçüsünde olması gerekirdi her işin. “Önce...
Alarm sesiyle uyandı. Alarmı ayarladığı saati bildiği halde yine de saate baktı. Anlaşılan ilk alarmı duymamış, ikinci alarm ile ancak uyanabilmişti. Temizlik için gelineceğini hatırladı. Hızla yataktan kalktı. Üzerini değiştirdi. Kahvaltı için hazırlık yaptı. İki yumurtayı haşlansınlar diye ocağa bıraktı. Çayı demledi. Dolapta kahvaltı adına ne varsa çıkardı. Yumurtaları ocaktan...
Tayr/Kuşlar, Allāh’ın yaratılış işâretlerini anlatırken mülkünün semâsından bize sıkça örnek verdiği uçan canlılardır ve Kur’ân’da kuşlardan yaklaşık on sekiz yerde bahsedilmektedir. Fakat âyetlerde yer alan şekliyle “tayr” kelimesi her zaman kuş anlamına gelmez. Bu kelime bazen hem İslâm’dan önceki kullanımında hem de Kur’ân’da geçtiği şekliyle iyi ya da kötü olmasına...
Övünme ve dövünmeye gelince mangalda kül bırakmıyoruz, sınır tanımıyoruz da, “akletme”ye gelince kimseden ses çıkmıyor neredeyse. Gelecekle ilgili vaadlere gelince, hayal satmak hoşumuza gidiyor. İnsanlar da o hayale ne kadar aç ise, onlara güveniveriyor ve o işin önünü sonunu hiç düşünmüyor ve hayal tacirlerin peşine takılıveriyor. Bugüne kadar Cennet hayali...
Siyonist Olmayan Yahudilerden Beklenen Yahudi, kendini Tanrı’nın seçtiği üstün bir kavmin üyesi olarak görür. Varlık zincirinde sıradan insan, hayvanlar ile Yahudiler arasında ara bir yerde durur. Yahudi’nin “kendine dönük ben algısı” ile başkalarını algılama biçimi arasında doğrudan bir ilişki var. Tanrı’nın seçtiği kavim ile ‘diğer milletler’ –ki bunlara centile veya...
Dünya hayatının aldatıcı düzeni içinde insanın kendini güvende hissetmesi, çoğu zaman azabı ve kıyameti göz ardı etmesine yol açar. Yûsuf sûresi 107.-108. ayetler, bu gaflet perdesini yırtarak bizi hem yaklaşan hakikate hem de ona nasıl çağrıda bulunmamız gerektiğine davet ediyor. Zira basiretle yürütülmeyen her çağrı sonuçsuz kalabilir. Bu yazıda bir...
“Batılılardan nefret ediyorum, Amerika’dan nefret ediyorum; ama daha çok Amerika’nın vicdanına sığınan Müslümanlardan nefret ediyorum.” (Seyyit Kutup) Gazze’de işgalci siyonistlerin başlatmış olduğu katliam, soykırım, işgal, cinayetler, yaşanan insanlık dışı katliamların sorumlusu, dünyaya her alanda egemen olduğu ve sözünün geçtiği söylenen işgalci siyonitler midir? Yoksa bir avuç siyoniste diplomatik, askeri, lojistik,...
Geçtiğimiz günlerde, yine bir gencin adının cinayetle anıldığını duyduk. Haberi ilk duyduğumda içim sıkıştı. Çünkü bu genç, daha önce elinde satırla yakalanmış. Ama “Babam pideci, ona götürüyordum” demiş. Normal kabul edilmiş ya da önemsenmemiş. Birkaç hafta sonra o satır bir can aldı. Ahmet Minguzzi isimli pırlanta gibi bir genç hiç...
1.Rabbimiz Yûnus Sûresi’nin son âyetlerinde şu gerçeği haber veriyor: Eğer Allah (cc) Elçisine bir zarar dokundursaydı, o zararı yine O’ndan başka kimse gideremezdi. Eğer onun hakkında bir hayır dileseydi Allah’ın ikramını da geri çevirecek kimse olamazdı. Hayırlı olan ne ise Allah (cc) onu kullarından dilediğine ulaştırır. Zira Allah (cc) çok...