islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
49,0181
EURO
55,6797
ALTIN
6.607,22
BIST
12.290,58
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
21°C
İstanbul
21°C
Çok Bulutlu
Perşembe Hafif Yağmurlu
20°C
Cuma Hafif Yağmurlu
19°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Pazar Parçalı Bulutlu
20°C

Akaryakıtta Yeni Dönem: Pompadaki Fiyat Sofraya Nasıl Yansıyacak?

Akaryakıtta Yeni Dönem: Pompadaki Fiyat Sofraya Nasıl Yansıyacak?
A+
A-

Akaryakıtta Yeni Dönem: Pompadaki Fiyat Sofraya Nasıl Yansıyacak?

Akaryakıtta yeni dönem başlarken mesele yalnızca pompa fiyatı değil; artan maliyetlerin üretici, esnaf ve vatandaş arasında nasıl paylaşılacağı.

Akaryakıtta yeni dönem başlıyor. Ancak mesele yalnızca benzin ve motorinin litre fiyatı değil. Çünkü akaryakıt, ekonominin hemen her alanına dokunan temel bir maliyet kalemi. Eşel mobil sisteminin sona ermesiyle birlikte gözler pompaya çevrilirken, asıl tartışılması gereken konu ise artan maliyetlerin toplumun hangi kesimine nasıl yansıyacağı.

Akaryakıt fiyatlarında uygulanan eşel mobil sistemi 1 Ekim itibarıyla tamamen sona eriyor. İlk bakışta bu gelişme, yalnızca araç sahiplerini ilgilendiren teknik bir vergi düzenlemesi gibi görülebilir. Oysa mesele bundan çok daha büyük.

Çünkü akaryakıt fiyatı, ekonominin neredeyse bütün damarlarına dokunuyor.

Bir kamyonun taşıdığı ürünün maliyetinden çiftçinin tarlasındaki traktöre, şehirlerarası otobüsten market rafındaki ürüne kadar uzanan geniş bir zincir söz konusu. Bu nedenle pompada meydana gelen her ciddi değişiklik, bir süre sonra vatandaşın günlük hayatında başka fiyatlar olarak karşısına çıkabiliyor.

Eşel Mobil neyi dengeliyordu?

Eşel mobil sistemi, uluslararası petrol fiyatları ve diğer maliyet unsurlarındaki yükselişlerin pompa fiyatlarına tamamen yansımasını sınırlamak amacıyla ÖTV mekanizmasının kullanılmasına dayanıyordu.

Sistem 2026 yılında kademeli olarak sonlandırılmaya başlandı. Temmuz ayında yapılan düzenlemeyle, rafineri fiyatlarındaki artışın ÖTV üzerinden karşılanan bölümünün azaltılması ve uygulamanın 1 Ekim’de tamamen sona ermesi kararlaştırıldı.

Dolayısıyla bugün tartışılması gereken yalnızca “Akaryakıta ne kadar zam gelecek?” sorusu değildir.

Asıl soru şudur:

Akaryakıttaki maliyet artışının ekonomideki zincirleme faturası kimin üzerine binecek?

Benzin deposundan sofraya uzanan zincir

Türkiye’de taşımacılığın önemli bir bölümü karayolu üzerinden gerçekleştiriliyor. Üretici ürününü pazara ulaştırırken, nakliyeci yakıt kullanıyor. Market ürünü depodan mağazaya taşırken yine yakıt kullanıyor.

Bu nedenle akaryakıt maliyetindeki artış, yalnızca otomobil sahibinin daha fazla ödeme yapması anlamına gelmiyor.

Domatesin tarladan hale, halden markete taşınması bile bir yakıt maliyeti içeriyor.

Ekmekten gıdaya, tekstilden inşaata kadar birçok sektörde taşıma ve üretim maliyetleri fiyat oluşumunun parçalarından birini oluşturuyor.

Bu nedenle pompaya yansıyan her maliyet artışı, zaman içerisinde “hayat pahalılığı” başlığı altında vatandaşın karşısına çıkabilecek yeni bir maliyet baskısı oluşturabilir.

Devletin geliri, vatandaşın yükü

Burada meselenin daha zor tarafına geliyoruz.

Devlet açısından ÖTV önemli bir kamu geliri. Ancak vatandaş açısından aynı vergi, doğrudan veya dolaylı biçimde ödenen bir maliyet.

Bu iki gerçek birbirinin karşıtı olmak zorunda değil.

Fakat ekonomik yönetimin en önemli meselelerinden biri, kamu gelirleri ile vatandaşın alım gücü arasında adil bir denge kurabilmek.

Çünkü dar gelirli vatandaş için akaryakıt fiyatındaki artış yalnızca aracının deposunu ilgilendirmiyor.

Ulaşım pahalanıyor.

Taşıma maliyetleri yükseliyor.

Ürünlerin maliyeti artabiliyor.

Ve sonunda vatandaş aynı gelirle daha fazla ödeme yapmak zorunda kalabiliyor.

Mesele sadece zam değil, yükün dağılımı

Bu noktada tartışmayı yalnızca “akaryakıta zam gelecek mi?” seviyesinde bırakmak eksik olur.

Daha önemli soru şudur:

Ekonomik yük toplumun hangi kesiminde yoğunlaşıyor?

Geliri yüksek olan bir vatandaş için akaryakıt fiyatındaki artış ile asgari gelirle geçinen bir vatandaş için aynı artışın anlamı aynı değildir.

Aynı şekilde büyük sermayeli bir şirket ile küçük esnafın artan enerji ve taşıma maliyetlerini karşılama kapasitesi de aynı değildir.

Dolayısıyla ekonomik düzenlemelerde yalnızca fiyatın kendisine değil, fiyat değişiminin toplumun farklı kesimlerine nasıl dağıldığına bakmak gerekir.

İslam’ın ekonomi anlayışında ölçü: Adalet

Tam da burada meseleye farklı bir pencereden bakmak gerekiyor.

Kur’an-ı Kerim’de:

“Şüphesiz Allah adaleti, iyilik yapmayı… emreder.”

(Nahl, 16/90)

buyruluyor.

Ekonomik hayatın merkezine yalnızca daha fazla gelir elde etmeyi değil, adaleti koymak gerekiyor.

Vergi de ekonomik düzenlemeler de piyasa da nihayetinde insan içindir.

Vatandaşın sırtındaki yük sürekli ağırlaşıyor, buna karşılık gelirleri aynı hızda artmıyorsa, rakamların teknik olarak doğru olması toplum açısından ortaya çıkan sonucu tek başına açıklamaya yetmez.

Asıl sınav şimdi başlıyor

Eşel mobilin sona ermesiyle birlikte akaryakıt fiyatlarının petrol fiyatları, döviz kuru ve vergi düzenlemelerine karşı daha doğrudan hareket etmesi bekleniyor.

Ancak asıl sınav yalnızca akaryakıt fiyatının kaç liraya ulaşacağı olmayacak.

Asıl sınav, bu maliyetin üretime, taşımacılığa ve vatandaşın sofrasına ne ölçüde yansıyacağı olacak.

Çünkü akaryakıt deposu ile mutfak arasında görünmeyen ama güçlü bir ekonomik bağ var.

Bir ülkede akaryakıtın fiyatı yalnızca istasyon tabelasında yazmaz; kamyonun kasasında, çiftçinin tarlasında, esnafın dükkânında ve nihayet vatandaşın sofrasında da yazılır.

Bu nedenle mesele sadece “Eşel Mobil sona erdi, akaryakıta ne olacak?” sorusu değildir.

Asıl mesele şudur:

Ekonominin yükü paylaşılırken adalet nerede duruyor?

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.