
Filistin dayanışması için yürüyen üç kişinin tahliye talebi reddedildi. Karar, Cumhurbaşkanı Kays Said yönetimindeki otoriterleşmenin özgürlükler üzerindeki ağır baskısını yeniden gündeme taşıdı.
Tunus’ta Filistin’e destek verenlerin karşılaştığı baskılara yeni bir yargı kararı eklendi. Tunus Asliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi, üç göstericinin tahliye talebini reddetti. Karar, 1 Ekim’de görülen duruşmada alındı. Göstericiler, tutuklu Sumud Filosu aktivistlerine destek yürüyüşüne katılmıştı. Savunma heyetine göre Huzami el-Hemmami, Mervan el-Baldiyafi ve Münir el-İyadi tutuklu kalacak. Yürüyüş, 19 Eylül’de başkent Tunus’ta düzenlenmişti.

Yürüyüşte, Gazze ablukasını kırmayı amaçlayan filonun tutuklu yöneticilerinin özgürlüğü istendi. Ancak dayanışma çağrısının ardından gösteriye katılan kişiler de gözaltına alındı.
Tutukluları destekleyen kuruluşlar, yürüyüş sonrasında 14 kişinin gözaltına alındığını bildirdi. Bazı gözaltılar, gece ev baskınlarıyla gerçekleştirildi. Savunma heyeti, sürecin Filistin dayanışmasını ve sivil faaliyetleri suçlaştırdığını savunuyor. HuMENA insan hakları örgütü de gözaltıları kınadı. Örgüt, incelediği gösteri videolarında şiddet veya nefret çağrısı belirlemediğini açıkladı. Bu tespit, göstericilere yönelik işlemlerin gerekçesini daha da tartışmalı kılıyor.
Cumhurbaşkanı Kays Said, Temmuz 2021’de parlamentonun çalışmalarını askıya aldı. Ardından yetkileri kendi elinde topladı. Uluslararası Af Örgütü, bu sürecin insan haklarında ciddi gerileme yarattığını belirtiyor. Örgüt, Said’in yargı bağımsızlığını zayıflatan müdahalelerini de belgeliyor.
Af Örgütü’nün Şubat 2026 açıklaması da aynı baskı düzenine işaret ediyor. Örgüte göre yargı sistemi, siyasi muhalefeti susturmak amacıyla araçsallaştırılıyor. Farklı siyasi çevrelerden muhalifler ağır hapis cezalarıyla karşılaşıyor. Bu tablo karşısında Said’in siyasi sorumluluğu görmezden gelinemez. Yetkileri merkezileştiren yönetim, özgürlüklerin daralmasının hesabını vermelidir. Filistin dayanışmasına yönelik gözaltılar, bu otoriter çizginin yeni örneği olarak değerlendirilebilir.
Duruşma sırasında tutuklu yakınları Adalet Sarayı önünde toplandı. Filistin bayrakları taşıyan aileler, ifade ve gösteri özgürlüğünün kısıtlanmasını protesto etti. Üniversite öğrencisi Huzami el-Hemmami’nin annesi, kızının eğitimine dönmesini istedi. Gözyaşlarıyla dile getirilen bu talep, baskının ailelerde açtığı yarayı gösterdi.
Tunus yönetimi, genel olarak yargının bağımsız olduğunu savunuyor. Muhalifleri susturmak için kullanıldığı yönündeki suçlamaları reddediyor. Buna karşılık hak örgütlerinin tespitleri, ciddi bir özgürlük sorununu ortaya koyuyor.
Mirat Haber olarak değerlendirmemiz açıktır: Barışçıl dayanışmayı baskılamak kabul edilemez. Gazze için yükselen sesleri susturmak, insani sorumlulukla bağdaşmaz. Kays Said yönetimi, göstericilerin haklarını güvence altına almakla yükümlüdür. Filistin’e destek veren insanların özgürlüğü, siyasi iktidarın takdirine bırakılamaz. Adalet, yönetimi eleştirenlerin de başvurabildiği bir güvence olmalıdır. Tunus halkının dayanışma iradesine yönelen baskı, otoriter yönetim anlayışının sorgulanmasını gerektiriyor.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube