islami haberortadoğu haberlerimirat analizmirat tv
DOLAR
17,9533
EURO
18,5398
ALTIN
1.032,16
BIST
2.868,44
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
30°C
İstanbul
30°C
Açık
Cuma Açık
30°C
Cumartesi Açık
30°C
Pazar Az Bulutlu
28°C
Pazartesi Az Bulutlu
28°C

Korona Günleri: Gelinen Nokta Ciddi

Korona Günleri: Gelinen Nokta Ciddi

Yeni Koronavirüs, SARS-CoV-2, COVID-19 ya da kısaca sadece Korona dediğimiz tehlikeli virüs salgının ilk çıktığı 9 Aralık ile 11 Mart arasında 90 gün ülkemizde testlerde görülmedi. Bu ülkemizde mutluluk oluştururken dünya çapında da Türkiye’nin aldığı önlemler konusunda ilgi uyandırdı.

Ancak ilk görüldüğü andan itibaren gelişen seyri bütün beklentileri ve önceki memnuniyetimizi bozacak şekilde gelişti. Mart ayı boyunca ülkemizde testi pozitif çıkan toplam sayısı 0, 0, 0, 0, 0, 0, 0, 0, 0, 0, 1, 1, 5, 6, 12, 18, 49, 98, 191, 359. Kısaca ikiye katlanıyor. Bu katlamalı seyir, İtalya tipi bir seyir.

Buna bakarak, 10 gün boyunca gördüğümüz bu düzenli ikiye katlanma özelliği devam ederse 20. günde dünyadaki diğer bütün ülkeleri geride bırakırız. 30. gündeyse neredeyse bütün ülke çapında hepimize bulaşabilir. Mayıs ayında da yaklaşık bir milyon vatandaşımızı yitiririz.

Kuşkusuz bu ikiye katlanma devam etmeyebilir de. Çünkü şu anki katlanmalar karantinadaki şüpheli durumlardan kaynaklanıyor olabilir. Karantinalar devam ederse bunların topluma bulaşma oranı azalabilir. Ancak bunun toplumumuzda özellikle büyük şehirlerde ve başta İstanbul’da hızla yayıldığını görmemiz lazım.

Bunda mutlaka devletin ve merkezi yönetimin yanında olmamız gerekmekte. Hem her önerileni harfiyen yerine getirmek hem de insanları bu önlemleri bozmaya yöneltecek, ‘hükümet mahsus bunu bulaştırdı, mahsus gizledi’ tarzı sinsi ve kurnaz aklı sıra muhalif fettoş komplo teorileri üretmemek gerekiyor. Önerileri harfiyen yerine getirmek ve merkezi yönetime güvenmek birliği sağlar, güveni sağlar ve savaşı kazanmamızı sağlar.

Salgının ilk çıktığı Çin ve ilk bulaşan Kore, Japonya, Singapur, Tayvan savaşı böyle kazanmakta. Çin’de artık yeni vaka çıkmıyor. Japonya, Tayvan ve Singapur durumu kontrol altına aldı. Güney Kore’de de ciddi bir denetim hali var.

Karantinadan kaçanlar, karantina barikatlarında polise saldıranlar, hastanelerde de doktora silah çekenler, insanları korkuya ve düzene karşı kışkırtanlar, bilinçli yalan haber üretenler, ev karantinalarını ihlal edenler ülkeyi tehdit etmektedir. Bunlara yönelik Olağanüstü Hal’in de ötesinde en ağır koşullarla Sıkıyönetim ya da eski adıyla Örfi İdare gelebilir. Savaşta düşmana yardım edenlerin sokaklarda infaz edileceği sıkıyönetim günleri gelebilir.

Medyada sorumsuzca konuşanların, devlet abartıyor, medya kar için kaşıyor, önlem almayın, biz zorla camide cemaat yaparız, bunlar hükümetin oyunu, aman ne olacak, devrimciye fırsat bu fırsat, devlete karşı direnin gibi yaklaşımlarını yayarak dolaylı yolla can kaybına neden olanlardan da bu öldürdükleri çaresiz insanların hesabı sorulabilir. Mesajları unutulmuyor, dikkat etsinler.

Prof. Dr. Kutluk ÖZGÜVEN

Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.