
Önlemlerimizi alalım, 1.5m’lik sosyal mesafemizi koruyalım, elimizi yıkayarak mütemadiyen temiz kalalım, evlerimizde duralım, tamirci muslukçu ziyaretine neden olmayalım, sağlığımızı koruyalım, aşırı değil hikmetli yiyelim ve Uzak Doğu’daki gibi sorumlu bireylerden oluşan bir halk olarak dayanışma sonucu bu savaşı kazanacağımıza inanalım.
Ama şunu da unutmayalım, bu her hün ikiye katlanarak gelişen enfeksiyon artışı rakamlarıyla yaz başında bir milyon yakınımızı kaybedebiliriz. Giderek en büyük sorun hastane yatağı bulmak, nefes alma cihazı bulmak değil, belediye cenaze arabası yetişmeyeceğinden kaybettiklerimizi bahçelere gömmek, İnternetten cenaze namazı kıldırmayı öğrenmek, gömdüklerimizin naaşlarını sokak hayvanlarından korumak haline gelebilir. Sakin kafayla her duruma korkuya kapılmadan hazır olalım.
İmanımızı koruyalım, ümitvar olalım, neşemizi esprimizi kaybetmeyelim ama bu ciddi bir savaş halidir, kendimizi en kötü için de hazırlayalım. Şİmdiye kadar laubali bir biçimde Suriyeli gitsin savaşsın diye atıp tuttuk. İşte savaş bize geldi. Savaş filmlerdeki gibi havalı üniformalarda topun başına geçmek, bilgisayar oyunlarındaki gibi kırmızı düğmeye basıp yok etmek değil. Savaş dışkı temizlemek, kollarındaki sevdiğini gömmek, aç susuz kalmak, uykusuz kalmak. Savaş ihanet, hırsızlık, tecavüz. Savaş bir zihin imtihanı.
Normal covid-19 rakamlarıyla İstanbul’da 350,000 yaşlı ve kronik sorunlu vatandaşımızı kaybedebiliriz. İlçe başına ortalama 10,000 kayıp demektir. Kadıköy gibi ilçelerde bu 40 bine çıkabilir. Fakat bu oranlar sağlık hizmetleri verildiği, nefes alma cihazları olduğu, bakım olduğu zamanki normal ölüm oranları. Sayılar artınca bakım da olmayacak, bunların üzerine çıkılabilr.
Sağlık sistemi ve devlet desteği çökerse sokaklarda dayanışma içinde olmalıyız, basit siyasi gollere tevessül etmemeliyiz, devlete baş kaldıranlar karşısında pısırık olmamalı engellemeliyiz, hepimiz birimiz için çalışabilmeliyiz, bundan fırsat kollayan sapıklar, katiller, hırsızlar, yağmacılarla komşularımızla beraber mücadele edebilmeliyiz. Moralimizi kaybedip psikolojik depresyon ve çıldırma, isyan, saldırganlık hallerine girmemeliyiz. En beklemediğimiz insanların garip davranışlarını gördüğümüzde ümit kaybetmemeli sağlam olmalıyız.
Bu süre de geçecek, kaybettiklerimiz — ki bir bölümü bu satırları okuyanlar ya da yazan da olabilir — kalplerde devam edecek, sonra ülkeyi aynı hatalar yapılmadan daha güçlü bir yapıyla ve daha fazla birlik içinde inşaAllah yeniden inşa edeceğiz.
Yeni gelen kuşak bu günleri bilmeyecek bile.
Prof. Dr. Kutluk ÖZGÜVEN
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi
İRAN'IN, ABD İLE KAPALI KAPILAR ARDINDA YAPTIĞI PAZARLIK ORTAYA ÇIKTI İran Meclisi Milli Güvenlik Komisyonu…
SPK VE FON OPERASYONLARI: NELER OLUYOR? Bugün yaşadıklarımız, “2001 ölçeğinde bir ekonomik kriz” olmasa da…
Yunanistan’da Savaş Çığırtkanlığı ve Tehlikeli Provokasyonlara İmza Atıyorlar: "Türkiye’nin Sabrının Sınırındalar" Yunan medyası ve siyasi…
ÇIPLAKLIK AHLÂKIMIZI ÇÖKERTİRKEN CİNSELLİĞİMİZİ DE KÖRELTİYOR Allah, insanı en güzel kıvamda erkek ve kadın olarak…
Sokak Ortasında Zorbalık ve Çifte Standart: Ukrayna’da Seferberlikte Eşitsizlik Görüntüleri Tepki Çekiyor YAHUDİLER NEDEN ASKERE…
Görme Engelli Hafızlar Umre Yolculuğunda Maneviyatı Yaşadı İstanbul Küçükçekmece’de Kur’an kursunda eğitim gören görme engelli…