islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
44,2207
EURO
50,5377
ALTIN
7.136,03
BIST
13.092,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
10°C
İstanbul
10°C
Çok Bulutlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
12°C
Salı Az Bulutlu
12°C
Çarşamba Çok Bulutlu
10°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
10°C

Kur’ân’a Göre Boşama

Kur’ân’a Göre Boşama
15/06/2025 09:00
A+
A-

Kur’ân’a Göre Boşama

Yüce Rabbimizin insanlara yönelik nihâi emirleri ve yasaklarını ihtiva eden Kur’ân‐ı Kerîm, insan ve toplum hayatını evlilik üzerine oturtmuştur. Bu sebeple Kur’ân‐ı Kerîm’de özel olarak evliliğe değil boşanmaya vurgu yapılmıştır.

Rabbimiz boşanmaya izin vermiş, öneminden ötürü boşamayla ilgili kuralları sevgili peygamberimize bırakmadan bizzat açıklamıştır.

Konuya ayrılan Talâk sûresinin ilk iki âyeti ile[1] Bakara sûresinin alakalı beş âyetinde (228‐232) erkek tarafından boşama ve kadın tarafından boşanmanın nasıl yapılacağı bildirilmiştir. Bu bildirimde diğer hiçbir mevzuda yapılmadığı şekilde ağır, etkili ve sarsıcı bir dil kullanılmıştır.

Değinilen yedi âyette konu, üç defa Allah’a ve ahiret gününe îman ile irtibatlandırılmıştır. Boşama‐boşanma ile ilgili kuralların Allah’ın sınırları (hudûdullah) olduğuna sekiz defa açıklık getirilmiştir. Bu sınırların aşılmaması şeklindeki ilâhi emir pekiştirilmiştir. Allah’ın bu sınırlarının hafife alınmaması ve onları çiğneyenlerin nefislerine zulm etmiş olacağı ve zalimleri oluşturacakları beyan edilmiştir. Bilgili fertlerden oluşan topluma yapıldığı ve ancak onlar tarafından değerinin bilinebileceğine işaretle boşama‐boşanma ile ilgili kuralların Rabbimizin indirdiği nimet olarak algılanması emredilmiştir.

İlgili âyetlerin açıklanması

Talâk sûresinin ilk iki âyetine göre boşamaya karar vermiş kişi karısını âdeti sonrasındaki temizlik döneminde ilişkiye girmeden ‘ben seni boşadım’ diyerek boşar. Boşanan kadın Bakara sûresinin ikiyüz yirmi sekizinci âyetine göre iddetini beklemeye başlar.[2]Âdet gören kadının iddeti, yaklaşık üç ay sürecek üç temizlik (veya üç âdet) dönemidir.[3] Âdet görmeyen veya âdetten kesilmiş kadının iddeti üç kameri aydır.Gebenin iddeti ise doğuma kadar geçecek süredir.(Talâk 4) Boşanan kadın zinâ ve hırsızlık gibi apaçık bir günahsuç işlemedike koca tarafından evinden çıkarılmaz, kendisi de çıkmaz. İddet döneminde nafaka ile koca yükümlüdür.

Kadının üç temizlik (veya üç âdet) döneminden oluşan iddeti biterken koca boşama kararını bir daha gözden geçirir. Kararlı ise inancı, ahlâkı ve hafızasına güvenilir iki şahitin önünde erdemli tavırlar sergileyerek karısını boşadığını açıklar. Böylece boşama gerçekleşmiş olur. Boşanan kadın yeni bir nikâh akdi ile kendisini boşayan kocası ile ikinci defa evlenebileceği gibi bir başka kişi ile de evlenebilir.

Kur’ân ve Sünnet’in zahirine ve rûhûna uygun olan boşama budur. Aksi görüşler ve uygulamalar Allah’ın sınırlarını (Hudûdullah’ı) çiğnemektir. Böylece Kur’ân‐ı Kerîm’in Bakara sûresi’nin ikiyüz yirmi sekizinci âyetine göre boşanan kadının beklemesi gereken üç temizlik (veya üç âdet)dönemi iddet de beklenilmiş olur.

Bakara 228’e göre boşanan kadın, koca evinde üç temizlik (veya üç âdet) döneminden oluşan iddetini beklerken, koca iyi niyetli olmak şartıyla vaz geçtim diyerek veya ilişkiye girerek boşamadan vazgeçebilir.[4] Boşamadan vaz geçilerek yapılan bu dönüş, Kur’ân’la belirlenen “üç evlilik ve üç boşama” hakkından birini kullanmak ve

ikinci evliliği gerçekleştirmek anlamını ve hükmünü taşıyorsa da mehirli veya mehirsiz yeni bir nikâh akdini gerektirmez.

Kişi açıklanan şekilde eşini boşadıktan sonra boşadığı kadınla, kadının rızasıyla yeniden evlenebilir. Bu ikinci evlilik olur. Gerçekleştirilecek bu ikinci evlilikte de kişi karısını yukarıda açıklanan üç temizlik (veya üç âdet) dönemini içeren tek meşrû yolu izleyerek boşayabilir. Bu ikinci boşama ile Bakara sûresinin ikiyüz yirmi dokuzuncu âyetinde açıklanan iki boşama gerçekleşmiş olur.

İki defa evlenip boşanan eşler karşılıklı rıza ile üçüncü defa da evlenebilirler. Ancak bu üçüncü evlilik de boşama ile sonuçlanırsa artık bir daha evlenemezler.

Boşanan bu eşler Kur’ân hükmü olarak artık isteler de bir daha evlenemezler:

Koca (üçüncü defa evlendiği) eşini boşarsa, boşadığı kadın başka bir erkekle evlenmedikçe artık onunla karı koca olamaz. Ama kadının sonraki eşi onu boşarsa, Allah’ın koyduğu evlilik hukûkunu koruyabileceklerine inanmaları şartıyla yeniden evlenebilirler. Bunun için de günahkâr olmazlar. Bunlar, anlama ve kavrama yeteneğine sahip olanlara Allah’ın açıkladığı sınırlardır.

(Bakara 230)

Üç defa evlenip boşanan eşlerin evlenebilmeleri için ilâhî kaderin onlara yardımcı olmasından başka helâl bir yol yoktur.

Şöyle ki: kadın bir başka erkekle evlenir de, evlendiği kocası ölür veya onu boşarsa, o zaman evlenebilirler. Ancak kadının misâlimizdeki ilk kocası ile evlenebilmesi için ikinci koca ile yaptığı evliliğin anlaşmalı olmaması ve cinsî münâsebeti içermesi lâzımdır. Ana konumuz olan cinsellik yönünden önemli olan işte bu cinsel ilişkidir.

Bunu da Hulle bölümünde açıklayacağız.

Kadının Boşanma Hakkı

Evlenirken kadına ön tazminat niteliğinde mehir vereceği, boşamada örfe göre bir miktar ödeme yapacağı, kadının ve olacak çocukların nafakasını da üstleneceği için boşama hakkı öncelikle erkeğe verilmiştir. Ancak kadın aldığı mehri veya daha azını ya da fazlasını iade etmesi koşuluyla hakim kararıyla boşanabilir. Bu hak Kur’ân’da Bakara sûresinin 229. âyetinde şöylece açıklanmıştır:

Boşama iki defadır. Bundan sonra kadınlar ya iyilikle tutulur ya da güzellikle bırakılır. Eşlerin Allah’ın koyduğu evlilik sözleşmesinin gereği olan sınırları koruyamama endişesi dışında, kadınlara (mehir olarak) verdiğiniz mallardan herhangi bir şeyi geri almanız size helâl değildir.

(Yöneticiler, Yargıçlar/Veliler olarak sizler de eşlerin) Allah’ın koyduğu evlilik akdînin gerekleri olan sınırları koruyamamalarından endişe ederseniz kadının boşanması için bir bedel vermesinde her ikisine de bir günah yoktur. İşte Allah’ın koyduğu sınır bunlardır. Bunları aşmayın. Allah’ın koyduğu sınırları aşanlar, işte onlar zalimlerdir.

Evlilik ve Boşamanın Üçle Sınırlandırılması Kadın Cinselliğini

Korumak İçindir

Burada bir husûsa daha açıklık getirmekte fayda vardır.

İslâm Dîni’nde evlenme ve boşama‐boşanmanın üçle sınırlandırılması, kadınların, cinsellikleri başta olmak üzere mağdûr edilememeleri içindir. Yoksa kadın yıllarca sürüncemede bırakılabilirdi. Nitekim bırakılmışdır ve de bırakılmaktadır.

Aşağıda sunacağımız tarihî olay, bu gerçeğe ışık tutmaktadır.

Câhiliyet döneminde ve İslâm Dîni’nin tebliğ edildiği ilk yıllarda boşamaya sınır yoktu. Kişi karısını boşar, kadın iddetini dolduracağı zaman ise dönüş yapardı ve bu durum kadın aleyhine böylece devam edip giderdi.

Kur’ân bilginleri boşamayı sınırlandıran Kıyamet’e kadar geçerli ilâhî hükmün şu olay üzerine indiğini naklederler.

Allah’ın Resûlü’nün döneminde mü’minlerden biri karısına şöyle der:

Seni kendime ne tam karı edineceğim, ne de bir başkasına karı olacak şekilde bırakacağım.

Karısı da sorar:

Peki bu nasıl olacak?

Seni boşayacağım. İddetin biterken sana dönüş yapacağım. Sonra yine boşayıp dönüş yapacağım ve böyle devam edip gidecek.

Kocasından bu cevabı alan kadın, Allah’ın Resûlü’ne gelip sızlanır.

İşte bu olay, Talâkı (boşamayı) sınırlandıran Bakara Sûresi’nin hükmü genel olan ikiyüz yirmi dokuzuncu âyetinin indirilişine özel sebeb olur…[1]

Burada şu gerçeği açıklamayı da gerekli görüyoruz:

[5] Beyhakî’den Kurtûbî Bakara 229, Şevkânî Bakara 229. Az farklı bir rivâyet için bak. Tirmizî Talâk 16. Bakara sûresinin 230. âyeti, 229. âyetin hükmünü daha bir açıklayıp pekiştirmektedir.

Kadının mağdûr edilmemesi için, boşanmaların Allah’ın, Talâk Sûresi’nin ikinci âyetindeki emri gereğince mutlaka şâhitler huzûrunda yapılması ve yasal olarak tescil edilmesi gerekir. Çünkü boşamanın iki âdil şahidin yanında yapılması Kur’ân’ın farz nitelikli buyruğudur.

((devam Edecek)

ALİ RIZA DEMİRCAN

İSLAMİ HABER”MİRAT”

MİRATYOUTUBE

                                                                                                                          

[1]Ey peygamber! Kadınları boşayacağınız zaman onlar için belirlenmiş (üç temizlik dönemini içeren) iddeti gözetecek şekilde boşayın. Bu boşama iddetini iyice sayın. Rabbiniz olan Allah’a karşı kulluk bilincinde olun. (Zinâ ve hırsızlık gibi) ahlâk dışı davranışlarda bulunmadıkça (iddetleri içinde iken) onları evlerinden çıkarmayın. Onlar da çıkmasınlar. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. Kim Allah tarafından konulan sınırları aşarsa aslında kendisine yazık etmiş olur. (Boşayan ve boşanan kişi olarak) sen bilemezsin, boşama girişiminden sonra Allah yeni bir durum ortaya koyabilir.

 Böylece iddetlerinin sonuna yaklaşmak üzere olduklarında ya onları eşleriniz olarak tutun yahut ortak aklın kabul edebileceği ölçüler içinde onlardan ayrılın. Çevrenizden iki saygın kişiyi de boşama işleminize şahit tutun. (Şahitler olarak da) sizler şahitliği Allah için yapın. İşte böylece sizlere yüklenen bu görevler Allah’a ve Âhiret Günü’ne inananlara verilen öğütlerdir. Allah, kendisine karşı kulluk bilincinde olan bilinçli kişiye bir çıkış yolu hazırlar.” (Talâk 1‐2)

[2] İddet;boşanan kadının evlenebilmesi için beklemesi gereken süredir.

[3] Bakara 228 de boşama süresi ile ilgili olarak geçen ‐Kurû’‐ kelimesini Kur’ân yorumcuları üç temizlik veya üç âdet dönemi şekinde anlıyorlar.Biz üç temizlik dönemi anlamını tercih ettik; diğer anlamı da parantez içinde gösterdik. Örneğin temizlik dönemi içinde boşanan kadın, boşandığı temizlik dönemi dışında üç temizlik dönemi iddete bekler, veya üç âdet dönemi geçirmeyi bekler.

[4]Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç temizlik (veya üç âdet) dönemi beklesinler. Eğer onlar Allah’a ve ahiret gününe inanıyorlarsa (bu dönemlerinde) Allah’ın rahimlerinde yarattıklarını söylemeyerek gizlemeleri doğru değildir. Bu bekleme süresi içinde kocaları barışmak isterlerse, onları eşleri olarak geri almaya hakları vardır. Hiç şüphesiz adalet ölçülerine göre kadınların kocaları üzerindeki hakları, kocalarının onlar üzerindeki hakları gibidir. Ancak erkekler (boşama konusunda) öncelik sahibidirler. Hiç şüphesiz Allah karşı konulamaz güç sahibidir, kararları yerli yerinde olandır.” (Bakara 228)

Gerekli Bir Açıklama

Bu âyette (Bakara 228) geçen “Ehakku” kelimesine, ism‐i tafdîl kalıbında olmakla birlikte min’le, izâfet’le veya elif‐lam’lı olarak kullanılmadığı için ism‐i tafdîl anlamı verilemez. Verilemeyeceğini âyetin anlamı da doğrulamaktadır: Çünkü “Üç kuru” olan; üç âdet veya temizlik dönemi olarak yaklaşık üç ay süren iddet döneminde kadına yalnızca onu boşayan kocası dönebilir. Bir diğer anlatımla iddeti içindeki kadın, henüz boşanmış olmadığı için bir başka erkekle evlenemez, dolayısıyla ona evlilik teklifi de yapılamaz. Bu sebeple boşayan kocalar, iddetleri içindeki kadınlarına dönmeye diğer erkeklerden daha çok değil, tek hak sahipleridir.

(5)Beyhakî’den Kurtûbî Bakara 229, Şevkânî Bakara 229. Az farklı bir rivâyet için bak. Tirmizî Talâk 16. Bakara sûresinin 230. âyeti, 229. âyetin hükmünü daha bir açıklayıp pekiştirmektedir.

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.