
KUR’AN’DA ADI GEÇEN BESİNLER “MİSK”
“Bir içecek ki, içimi bittiğinde ağızda misk kokusu bırakır. İmrenip yarışacak olanlar, işte bu cennet devleti için yarışsınlar!” (Mutaffifin 26)
Sanskritçe muşka (husye, testis, er bezi) kelimesinden gelen misk, Farsça aracılığıyla (müşg [müşk]) ve Farsçada kazandığı bugünkü anlamla Grekçeye (moschos) ve Arapçaya (misk), onlardan da diğer dillere geçmiştir. Türkçede Arapçadaki telaffuzuyla misk ve halk arasında daha çok mis şeklinde söylenir.
Misk, misk geyiği (moschus moschiferus) denilen ve Tibet, Moğolistan, Tonkin dağları dolaylarında yaşayan, 60 cm yüksekliğindeki boynuzsuz keçi (chevrotain) benzeri küçük bir memeli hayvanın erkeğinden elde edilir. Misk geyiğinin dişileri cezbetmek, ayrıca kendi hâkimiyet bölgesini belirlemek için kullandığı bir salgı olan misk, hayvanın husyelerinin önündeki özel bir bez tarafından üretilen, siyaha yakın parlak koyu esmer renkli ve kıvamlı, çok keskin kokulu bir maddedir. Misk ayrıca bazı bitkilerden de elde edildiği gibi, günümüzde sentetik olarak üretilmektedir.
Misk eskiden güzel kokusunun yanı sıra yatıştırıcı, ağrı kesici, hâfıza, göz ve kalp kuvvetlendirici, ayrıca cinsel gücü arttırıcı özelliklerinden dolayı tıpta da kullanılmıştır. Ayrıca akrep sokmasında karşı iğnenin battığı yer üzerine konulduğu belirtilmektedir. Diğer taraftan, fazla alındığında baş ağrısına ve baş dönmesine, titreme, terleme ve uykuya yol açtığı, bunlardan başka kadınlarda âdet kanını artırdığı da ifade edilmiştir.

Misk en fazla parfümeride kullanılmaktadır. On do-
kuzuncu yüzyılın sonlarına kadar daha çok doğal yollardan (Resim 1) elde edilen misk, günümüzde etik sebeplerle tamamen sentetik olarak üretilmektedir [4].
İngilizce literatürde miskin tıbbi kullanımına yönelik fazla bilimsel araştırma bulunmamaktadır. PubMed’de (https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/) 4 Ağustos 2019 tarihinde (musk AND (fragrance OR odor)) anahtar kelimeleriyle yapılan bir aramada 188 adet makale bulunmuştur. Bunların arasından derleme tarzındaki 9 adet makale incelenmiş, ayrıca bu makalelerin kaynaklarında belirtilen makalelerden yararlanılmıştır.
Esans ürünleri sadece kozmetikte kullanılmamaktadır. Ev ürünlerinde, yiyeceklerde ve içeceklerde de esaslardan faydalanılmaktadır Esas karışımları “ticari sır” sınıfında olduğundan ürünlerin açıklamalarında spesifik olarak hangi esans karışımlarının bulunduğu nadiren yazılmaktadır. Misk bileşenlerinin kalıcı ve birikimci bir doğaya sahip oldukları bilinmektedir. Miks bileşenleri atık sularda, yüzey sularında ve deniz suyunda tespit edilebilmektedir. Tipik misk kokusuna sahip olan misk ketonu kozmetikte yaygın olarak kullanılmaktadır. Avrupa birliğinde misk ketonu kullanım miktarı 110 ton/yıl olarak bildirilmiştir. Düşük biyodegradibilite oranı nedeniyle yüzey sularında ve balıklarda tespit edilebilmektedir. İnsan yağ dokusu ve anne sütünde de tespit edilmesi, insanların da maruziyetini göstermektedir. Misk ketonunun genotoksik etkisinin olmadığını gösteren birçok çalışma olmasına rağmen, hayvanlardaki araştırmalar düşük dozlarda dahi faz 1 enzimlerini uyardığı ve bu açıdan bir ikincil genotoksik etkisinin olabileceği gösterilmiştir. Sentetik miskin sinir sistemi üzerinde de toksik etkilerinin olduğu gösterilmiştir.
Nitro tipi misk bileşenleri kolayca parçalanabildiğinden çevresel örneklerde de fazlaca bulunabilmektedir. Atık su arıtma tesisleri ise ancak %46-54 oranında temizlik yapabilmektedir. Nitro misk bileşenlerinin birçok ülkede yasaklanması nedeniyle bunların yerini polisiklik miskler almaktadır.
Esans sanayisinde sıklıkla kullanılan sentetik polisiklik misk çevresel kirleticiler listesine girmiştir. Ayrıca, Xenopus laevis tipi kurbağalarda yapılan bir deneyde sentetik miskin tiroid fonksiyonları üzerinden hayvandaki metamorfozu etkileyebileceği belirlenmiştir.
Çin’de yapılan bir araştırmada kişisel bakım ürünlerinin %19’unda misk ksileni, %57’sinde ise misk ketonu bulunduğu belirlenmiştir.
Sonuç itibariyle, bilimsel kaynaklar günümüzde doğal misk kullanımının neredeyse mevcut olmadığını, diğer yandan sentetik misk ürünlerinin ise insan sağlığı açısından risk teşkil edebileceğini göstermektedir.