Gündem

LAİK BİR KURUM OLAN DİYANET’E NİÇİN GÜVEN DUYULSUN?

Yapılan bir ankette Diyanet’e güvenin yüzde 2 civarında olduğu belirlenmiş. Bize göre de haber doğru. Ancak haberin muhalif kimliği ile bilinen KARAR gazetesinde değerlendirilişinde doğrularla eğriler karıştırılmış. Ne var ki bu tür karıştırmalar da gerçeğe ulaşılmasını engelliyor.

Yorumlu KARAR Haber şöyle:

https://www.karar.com/yazarlar/figen-calikusu/daron-acemoglu-ve-diyanet-1601545

DİYANETE GÜVENİN ERİMESİ

[“ Siyasal İslam döneminde Diyanet’e güvenin erimesi ise dindarlık adına yapılanların bu toplumu nasıl kızdırdığını gösteriyor… Bütçeden milyarlarca lira Diyanet’e aktarılıyor, binlerce imam camilerde propaganda yapıyor ve insanlar bu kuruma güvenmiyorlar.

Diyanet başkanının şatafatı, camilerde imamların dini bir siyasi propaganda aracına döndürmesi, insanları Diyanet’ten soğutmuş.

Hırsızlık, yolsuzluk hakkında tek kelime edemeyen “din adamları” utanmadan “fakirliğin” övgüsünü yapıp, paraları yöneticiler tarafından çarçur edilen bu halkı kelimenin tam anlamıyla “kazıklamaya” çalışıyorlar.

Bu anlayışın cevabı da “güven endeksinde” geliyor… Nüfusunun yüzde 99’unun Müslüman olduğu söylenen ülkede resmi din kurumuna güven yüzde 2.

Bu ülkede “din kurumuna” olan güveni hiçbir ateist, hiçbir Hristiyan, hiçbir Yahudi böylesine yok etmeyi başaramazdı… Bunu bu ülkeyi yöneten Müslümanlar başardı.”]

GERÇEKLER VE ELEŞTİRLERİMİZ

KARAR’ın olaya yaklaşım biçimi yalnızca kendisine  özgün olmayıp  yaygınca. Dolayısıyla toplum gerçeklere  körleştiriliyor. İnceleyelim:

a.) Önce ana tespiti yapalım: Diyanet Anayasal bir kuruluş.

Merhum Nevzat Yalçıntaş  hocanın tespitine göre DİYANET,  Türkiye’nin ORDU yanı sıra İkinci büyük laik kurumudur. Bu kurumda İslam’ın insan hayatına dokunan ve yöneten toplumsal ilkeleri yasaklıdır.  Bir diğer anlatımla Diyanet İslam’ı dışlayan Jakoben laikliğe bağlı bir kurumdur. Onun çalışma şartları ve işleyeceği konular laik mantıkla belirleniyor. İslam ile çelişkili ruhsuz laikliğin egemen olduğu Diyanet Müslüman halkın güvenini nasıl kazanabilir?

b.) “Siyasal İslam Döneminde” ifadesi bilerek ve ya bilmeyerek yapılmış bir yalan ve tahriftir.

Ülkemizde bir asrı aşkındır Siyasi İslam Dönemi ve amacı hiç olmadı. Ak Parti  hiç  bir zaman İslam’a talip  olmadı. Böyle bir söylemde de bulunmadı, Onun İslam’ı bir hayatı düzeni olarak algılayan kadroları da olmadı.

Siyasal İslam, Kur’ân ve Sünnet kuralları öncülüğünde toplumsal iktidara talip olan yapıdır.  Bir siyasi Partinin yöneticilerinin ateist veya deist olmayışı, bir diğer anlatımla kişisel hayatlarında namaz kılması veya içki içmemesi o partiyi siyasi İslamcı kılar mı?

Bu sebeple “ Siyasal İslam Dönemi”nden değil  “ Laik Kemalist İktidar dönemi”nden söz edilebilir.

c.) “Binlerce imam camilerde propaganda yapıyor.”

Evet camide  propaganda yapılıyor ama bu dolaylı ve örtülü laiklik propagandasıdır. Eğer bununla Parti propagandası kasdediliyor ise  bu tespit tam bir ahlâksızlıktır.

d.) “Hırsızlık, yolsuzluk hakkında tek kelime edemeyen “din adamları”, utanmadan “fakirliğin” övgüsünü yapıp, paraları yöneticiler tarafından çarçur edilen bu halkı kelimenin tam anlamıyla “kazıklamaya” çalışıyorlar.”

Yazı gerçekten tam bir cahil kişi tarafından kaleme alınmış.

Din adamları denilen kişiler İmam-Hatipler ve Vaizlerdir. İmam-hatipler her Cuma günü minberden hutbe okurlar. Şimdilerde  Türkiye’nin bütün camilerinde  Diyanet İşleri Başkanlığının  hazırlayıp gönderdiği hutbeler okunur. Vaizlerin konuları da belirlidir.

Bu konuların dışına çıkılamaz. Mesela camilerimizde  eğitim, deizm, faiz, tesettür,  eşcinsellik, boşanma, nafaka, miras ve sosyal adaletsizlik gibi konular ve benzerleri işlenmez. İşleyenler aleyhine işlem yapılır.

Diyanetin ve İmam-hatiplerin UTANMAZLIĞI vardır. Ama UTANMAZLIK yüzde doksan oranında Kur’ân ve Sünnet bilmezlikleridir.  Kendileri için razı oldukları cehalete cami cemaatini de mahkum etmeleridir.

ARD

MİRATHABER.COM -YOUTUBE- 

Recent Posts

  • Gündem

Avrupa Sokaklarında Öfke: Siyonist Etki İhtimali Göz Ardı Edilebilir mi?

Avrupa Sokaklarında Öfke: Kendiliğinden mi, Yönlendirilen Bir Dalga mı? Avrupa'nın farklı ülkelerinde yükselen toplumsal tepkiler,…

4 saat ago
  • Gündem

“Bize Nasıl Kıydınız?”: İnanç, Vicdan ve Haksızlık Üzerine Bir Sinema Hafızası

“Bize Nasıl Kıydınız?”: İnanç, Vicdan ve Haksızlık Üzerine Bir Sinema Hafızası Emine Şenlikoğlu’nun eserinden sinemaya…

5 saat ago
  • Genel

Türkiye Mekke Anlaşması ile Neyi Hedefliyor?

Türkiye Mekke Anlaşması ile Neyi Hedefliyor? MAKALENİN SESLİ ANLATIMI Mekke Anlaşması'nı Türkiye'nin milli çıkarları açısından…

10 saat ago
  • Genel

Türkiye’nin Petrol Üretimi Arttı!

Türkiye’nin Petrol Üretiminde Güçlü Adım Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin enerji üretimine ilişkin sevindirici gelişmeleri…

12 saat ago
  • Genel

Libya’dan Yunanistan’a Eleştiri

Libya’dan Yunanistan’a Eleştiri: Hakkından Fazlasını İstiyor Libya Başkanlık Konseyi Başkan Yardımcısı Musa el-Koni, Yunanistan’ın deniz…

14 saat ago
  • Genel

İsrail’i Protesto Ederken Saldırıya Uğradı

Kemal Sağlam’dan Adalet Çağrısı: “Biz Adalet Arıyoruz!” Rize’de “Kahrolsun İsrail” sloganı attıktan sonra darbedilen Dr.…

14 saat ago