Mirat Haber’den: Eğitim yumuşak karnımız

Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu üyeliğine bu yıl atanan eski milletvekili, dekan ve eğitim profesörü Ömer Özyılmaz, geçtiğimiz günlerde son derece kuvvettli kelimelerle eğitim politikamızın ve MEB yönetiminin beklenen sonuçları veremediğini ortaya koymuştu. 

Muhafazakar camiada yakından tanınan değerli hocamız, YÖK’ün görecel olarak daha iyi sonuçlar elde ettiğini, Ziya Selçuk bakanlığındaki MEB’i başarılı göremediğini, çünkü Selçuk’un konu üzerinde özenle çalışarak bugünü kurtaracak politika üretemediğini, hep uluslararası örnekler izleyip yerelin sesini dinlemediğini, bir çizgi tutturamayıp çok zigzag yaptığını ve çok yıprandığını ifade etmişti bunlar basında yer almıştı. Özyılmaz, “bakandan kaynaklanan bu beceriksizlikten dolayı, bir nesli/kuşağı kaybetmek üzere olduğumuz” gibi acı gerçekleri de paylaşmıştı. 

Bu, eski bir parlamenter, Milli Eğitim Komisyonu üyesi, üst düzey üniversite yöneticisi ve yeni atanmış kıdemli bir Külliye üyesi tarafından bir bakana yönelik dile getiriliyorsa kuşkusuz bu Cumhurbaşkanına rağmen dile getirilen şahsi bir fikir değil, Bakanımız Ziya Selçuk’un gelecek planlarını yapmaya şimdiden başlaması ve odasına yeni eşya getirmemesi için kibar bir bilgilendirme olabilir. 

Milli Eğitim bakanlığı en çok bakan denenen, hiç birinin de tutmadığı çok kritik, bizzat Cumhurbaşkanımız tarafından defaatle kendi ağzından iktidarın yumuşak karnı oldu. Pek çok maddi ilerleme sağlandıysa, teknik başarılar elde edildiyse de Savunma, Sağlık, Ulaştırma, İmar gibi alanlarla karşılaştırılamayacak kadar geride kaldı.

MEB yeni nesil üretmesi gerekirken, şu anda Gezici nesil üretmekte. Muhafazakar ailelerin çocukları da dahil imanlı neslin alt yapısını oluşturmak bir yana, mesleki teknik becerilere sahip bir nesil dahi yetiştirmek, onca bireysel gayret, kişisel fedakarlık, yatırıma karşın mümkün olmadı.

Pandemi döneminde sürekli zigzag yaparak özel okulların kolejlerin kollanması, ha açtık ha açıyoruz diyerek okul harçlarını tam alınmasına zemin hazırlanması, bakanın kendi kişisel işleri açısından çıkar çatışması da çıkarması nedeniyle etik de değildi. 2020/21 yılında yüzyüze eğitimin mümkün olmadığını geşen yılın ortalarında, herkese açık bilgilerin sonucunda biz ortaya koyarken, bakanlığın sürekli fişkir değiştiren tutarsız yaklaşımı halkın hükümete olan yaklaşımında olumsuzluk oluşturdu.

Liselerde hala Darwin, Freud gibi imansız nesil yetiştirmenin yapı taşları hakim olduğu gibi, milli tarih konusunda, kültürel altyapı konusunda son derece zayıf ilerlenmekte hatta geri gidilmekte. Ziya Selçuk bir İstanbul Sözleşmeci ve LGBT müsamahacısı. Bunun nedeni kuşkusuz sapıklığı özel olarak desteklemesi kesinlikle değil. Ama sağdaki soldaki elitlerimizde yaygın ve köklü olarak yerleşmiş olan Batıcı zihniyet, Batı nasıl yaratırsa güzel yaratır yanlış saplantısı. 

Milli eğitim çok köklü bir dönüşümü başlatmalıdır. Bu dönüşümü hükümet başlatamazsa, deist nesiller hükümeti dönüştürecektir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here