islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
18,8099
EURO
20,6768
ALTIN
1.179,84
BIST
4.713,39
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
10°C
İstanbul
10°C
Az Bulutlu
Perşembe Az Bulutlu
8°C
Cuma Yağmurlu
7°C
Cumartesi Yağmurlu
5°C
Pazar Çok Bulutlu
3°C

Modern Bankacıların Yöntemleri Sahtekarlığa Girer Mi?

Modern Bankacıların Yöntemleri Sahtekarlığa Girer Mi?
31.12.2022
A+
A-

Geçtiğimiz hafta bir gazetede, bankaların ahlak dışı taleplerini müşterilere baskı yoluyla dayattığı yazıldı. Hesaplarındaki parayı başka hesaplara yatırmaları istendiği iddia edildi. Bu sadece basına yansıyan bir örnekti. Oysa meselenin diğer yanında bankaların yaptığı diğer işler de bir hayli yönlendirici ve mağdur edici ki bunu hep beraber irdelemeliyiz.

Faiz sistemine karşı çıkan bir insanı hemen yobaz, cahil, çağdışı ilan etmek seküler medyamızın yaygın icraatidir. Fakat diğer açıdan defalarca bankalarla iş yapmış insanlar olarak, hatta bugünkü bankacılık sistemine mecbur bırakılmış bir toplum olarak yaşananlardan sitemvari bir tavırla söz etmemiz herhalde hakkımızdır.

Burada bankaların ve bankacıların çok uzun zamandır adının çıkmış olmasına binaen biz de bir kaç soru sormak ve bu meseleye belki bir kaç muhatap bulmak arzusundayız. Kimseye hakaret etmeden ve iftira da atmadan yaşadığımız olayların gerçek durumlarını sorgulamaktayız. Zira İslami Finans arzusunda olanlar için de bu gereklidir. Örneğin en uzun süre yaşamış İslam Devleti olan Osmanlı’nın temel hukuk metni Mülteka’nın gasb bölümünde hak sahibinin malının veya yetkisinin, başkasının eline geçmesi söz konusu ediliyor. Modern bankacıların bir çok durumda buna yakın işlemler yaptığı görülmektedir ve bunun yanı sıra İslami Finans yapıyoruz diyenlerin de bu bu tür yöntemlere başvurduğu sıkça rastlanılan bir olgudur.

Uzun tutulan sözleşmeler ve rıza formları ve bunların alelacele imzalanmasının beklenmesi makul bir şey midir? Ayrıca bu sözleşmeler insan haklarını ve müşteri haklarını çiğnemek için herhangi bir kuruma ya da kuruluşa fırsat verebilir mi? Rıza formları ve sözleşmeler devletin denetiminde midir? Öyleyse neden bankaların lehinedir ve müşteriler mağdur olmaktadır ve haklarını bir çok durumda arayamamaktadır

Bankalar tefeci midir? Yoksa gerçekten de cumhuriyetin kuruluşunda olduğu gibi söylenilen şekliyle milletin ve devletin yanında yer alan, üretime katkı, milli gelire destek amacıyla kurulan kurumlar mıdır? Buna Müslüman bankacılık sistemini de dahil ederek yanıtlar aramaktayız. Eğer öyle ise veriler neden ilk on on beş yıla oranlandığında asla örtüşmemektedir?

Bankacılar rızamız olmadan bize kredi kartı göndermekteler. İptal ettirmek istediğimizde görevlileri sistemlerinden kaldırmadan, yani kendi sistemlerinden başvurumuza rağmen adımızı silmeden bize “yırt at, kır ve çöpe at” demekteler. Bu modern hukukta ne manaya gelmektedir? Kişinin başvurusunu işleme almama hakkını onlara kim vermektedir? Onların rızası olmadan onlar adına bir takım işlemlere kalkışma gücünü kimden almaktadırlar? Bunlar hukukun ve kişilik haklarının ihlali değil midir?

Kapatmak istediğimiz hesabımızı bir takım hamlelerle yokuşa sürerek varlığını sürdürmektedirler. Sonradan da bazı borçlar çıkarmaktalar. Bu çağdaş hukukçuların neden gündemine girmemektedir? Faizlerle katlanan borçlar devletin belirlediği rakamların bazen üzerine çıkmaktadır. Yani her banka kendine göre bir de borç ve faiz politikası gütmektedir. Bunlar da yıllar sonra kişiye eninde sonunda dönmektedir. Bunlara rağmen bir bankayla ilişkiyi kesmek niye bir türlü mümkün olmamaktadır.

Bir diğer mesele vatandaş için yüklü ama banka için ufak bir meblağ sayılabilecek bir para çekimi yapılacağı zaman işi zora koşmaktalar, müşteriyi döviz ya da diğer hesaplarını kontrole geldiğinde bekletmekte, oyalamakta ve gitmesi için yıldırmaktalar. Bu bir devletin vatandaşına hakaret değil midir? Hakkını gasp ya da alıkoymaya örnek değil midir?

Dolar ve diğer döviz alımlarında sıradan bir sarraftan farklı olmayacak derecede hesaba düşkün oldukları halde, işaretli veya numaralı dövizleri vererek yurtdışında kişiyi mağdur etmekteler. Dış ülkelerde belli bankalar dışında ülkemizdeki bir bankanın verdiği para bozdurulamamakta ve ekstra kesim ücreti yurtdışında vatandaştan alınmaktadır. Bilmeyen veya hatta bilen bir insan açısından bu durum hoş ve kabul edilebilir bir durum mudur?

Döviz çekimlerinde yurtdışına girişte veya çıkışta burslar dahil kesinti yüksek miktarda olmaktadır. Buna karşın bir önlem almak veya bir takım mağduriyet giderici talepleri devletin ekonomi kurullarına iletmek, bir çalışma üretmek bankaların neden gündeminde değildir? Madem reklamlarda anlattıkları gibiler, neden garibanın parasından olabildiğince komisyon alınan bir sistem yürürlüktedir?

Hatta bizzat dayatılmaya çalışılan şu faizin kendi oyunları, alışta ve verişte niye birbirinden farklıdır? Bu zaten başlı başına bir mesele değil midir? Gerek dini vecibeleri yerine getirmeye meraklı olsun, gerek Keynes Mektebi’nin mensubu ekonomistler olsun, gerek de başka ekonomistler veya mağdurlar olsun, faiz sisteminin yanlışlıklarına karşı bir çağrı içindeyken, buna karşı bir politika geliştirmek bütün maddi güçlerine ve ordular sayılabilecek insan güçlerine rağmen neden bankaların işine gelmemektedir? Burada muhatap bilhassa seküler ekonomistlerdir. Faiz alışverişinin en aşırı örneği ise kredi verirken istedikleri ücretlerle, sizin bankaya yatırdığınız kendi birikiminize verdikleri değer arasındaki uçurum örnek gösterilebilir.

Bankalar neden sürekli kredi için reklam yapmakta hatta şahısları teker teker aramakta ve mesaj atmaktadır? Neden vatandaşı borçlandırmaya yönelik bir politika gütmektedirler ve bu neden yıldırıcı bir noktaya taşınmıştır?

Dolaşımdaki paranın ülke ekonomisinde yer alması yerine istifcilikle bankaya konması milli servetin kısıtlanmasına ve dolaylı olarak üretimi ve tüketimi zayıflatmaya sebep olmamakta mıdır? Bu devletin neden gündeminde değildir

Neden bankalar, kahramanvari oyunlar oynamaktalar? Ne maksatla devamlı olarak ülkemizde para kazandıkları halde kendilerini hayırsever göstermeye çabalamaktadırlar? Devamlı olarak Türkiye’ye onlar sadaka veriyormuş gibi iyi hazırlanmış reklamları piyasaya sürerek, kendilerini iyi göstermektedirler. Oysa gerçekte kendileri halkın sayesinde varolmaktadırlar. Ama tam tersine onlar halkın elinden tutmuş gibi bir hava yaratmaktalar. Ayrıca Türkiye’nin ekonomisine vurulan darbe, yapıldığı öne sürülen cılız katkıdan yani okutulan bin kişiden veya dikilen bin ağaçtan daha önemli değil midir? Bu ve benzeri ticari politikaya ve örtbas oyununa devlet neden müsamaha göstermekte ve yol açmaktadır?

Bankalar şu şekilde bir reklamı neden yapmazlar; örneğin neden; “Türkiye’de bu sene şu kadar adam borçlandırdık.” demezler. Elbette bu olmayacaktır ancak şu ifadeler bütün durumlara daha uygun değil midir; “Yıllık kazancımız şu kadar büyüdü veya şu kadar oldu, Türk Halkına minnettarız.”. Yani böyle bir sözü gerçek hakikat olmasına rağmen diyemeyecekler midir?

Daha açık ifade ile tam on puan sanalpuan için yüz lira harcattıran düzen adil midir? Hatta bu yasal olmasını devlet takdir etse ve onaylasa bile nasıl olur da çocukların, eğitimsiz kimselerin gece gündüz karşısına her yerde çıkartılmaktadır? Hele ki tek iletişim ve eğitim mecrası TV olan bir halk için bu nasıl meşru görülmektedir?

Türkiye’nin 35 milyon icralık dosyası, 20 milyonun üzerinde borçlu vatandaşı olmasında bankaların katkısı ve rolü var mıdır? Varsa bu oran nedir? Bu da iktisatçıların neden gözünden kaçmaktadır? Modern hukuk ordularına sahip bankaların ve arkasına alınan bir devlet desteğinin ve düzenin yanlışlıkları yok mudur? Bunun için en azından bir çalışma/çalıştay yapılabilir mi? Bankacılar ve finans sistemi neden böyle bir girişimde değildir?

ETİKETLER:
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.