islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
49,9471
EURO
55,9816
ALTIN
6.390,66
BIST
10.930,58
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
15°C
İstanbul
15°C
Hafif Yağmurlu
Cumartesi Çok Bulutlu
17°C
Pazar Az Bulutlu
18°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
19°C
Salı Yağmurlu
20°C

MODERN CAHİLİYENİN GÖRÜNMEZ PUTLARI: “LA İLAHE” DERKEN NEYİ REDDEDİYORUZ?

MODERN CAHİLİYENİN GÖRÜNMEZ PUTLARI: “LA İLAHE” DERKEN NEYİ REDDEDİYORUZ?

MODERN CAHİLİYENİN GÖRÜNMEZ PUTLARI: “LA İLAHE” DERKEN NEYİ REDDEDİYORUZ?

Kelime-i Tevhid, sadece iki cümlenin bir araya gelmesiyle oluşan taklitçi bir tekerleme değildir; varoluşsal bir devrim, radikal bir duruş ve mutlak bir arınma manifestosudur. Geleneksel İslam algısı, diliyle “La ilahe illallah” diyen herkesi hukuken İslam dairesinde kabul ederken, kalbi tasdikten yoksun bir ikrarın sahibini “münafık” olarak nitelendirir. Ancak günümüz toplumunda, tarihin en konforlu ve tehlikeli inanç sapmalarından biri yaşanmaktadır.

Kendisini Müslüman olarak tanımlayan kitleler, ne yaparlarsa yapsınlar, hangi ideolojinin peşinden giderlerse gitsinler İslam dairesinden çıkmayacaklarını zannetmektedirler. Yaslandıkları yegâne duvar ise dilleriyle söyledikleri o kutsal lafızdır. Modernist, laik, kemalist, sosyalist, seküler ya da her türlü ahlaki ve hukuki yozlaşmanın öznesi olan bireyler, bu lafzın arkasına sığınarak adeta modern birer “Mürcie” karakterine bürünmektedirler. Kendilerini uyaranları ise “radikal” veya “tekfirci” diyerek bastırmaya çalışırlar. Oysa bu taifenin unuttuğu, anlamak istemediği en temel esas, Kelime-i Tevhid’in ilk ve şart koşulan adımıdır: “La İlahe” yani bütün sahte ilahların mutlak olarak reddedilmesi.

Zihinlerin İğdiş Edildiği Cahili Düzenler: İzmler ve Heva

Arap cahiliyesinde ilah denilince akla Kâbe’deki taştan ve ahşaptan putlar geliyordu. Müşrikler Allah’ın varlığını inkâr etmiyor, ancak bu putların kendilerine şefaat edeceğine, hayatlarına müdahale etme hakkı olduğuna inanıyorlardı. Modern paradigmanın inşa ettiği günümüz dünyasında ise putlar form değiştirmiş, soyutlaşmış ve zihinlerin derinliklerine nüfuz etmiştir.

Bugünün dünyasında “La İlahe” demek, her şeyden önce insanın kendi bencil isteklerini, zevklerini ve menfaatlerini dinin hukuki ve ahlaki sınırlarının üstüne koymasını, yani Kur’an’ın ifadesiyle “heva ve hevesini ilah edinmesini” reddetmektir. Modern yaşam tarzının dayattığı seküler, materyalist ve liberal ideolojiler, insanı Allah’tan bağımsız birer kanun koyucu ilan ederek zihinleri iğdiş etmektedir. Gerçek bir tevhid inancı, Allah’ın helal ve haram ölçülerine savaş açan tüm bu beşeri “izm”leri ve hayat tasavvurlarını elinin tersiyle itmeyi zorunlu kılar.

Sosyo-Ekonomik Sömürü ve Makamın Esareti

Günümüz Müslümanı için “La İlahe” ifadesinin en somut imtihanı iktisadi ve sosyal alanda yaşanmaktadır. Paranın, gücün ve kapitalin her kapıyı açan, her şeyi mubah kılan mutlak bir otorite olarak görülmesi modern çağın en büyük putperestliğidir. Faiz sistemine, haksız kazanca, organize usulsüzlüklere göz yuman; ticaret unvanı, makam ve mevki kaybı korkusuyla haramların yayılmasına sessiz kalan her anlayış bu sahte ilahlara boyun eğmiş demektir.

“La İlahe” diyen bir dil ve kalp; dünyevi kaygıları, “al gülüm ver gülüm” şeklinde ilerleyen menfaat ilişkilerini ve konfor alanını koruma maslahatını inancının önüne koyamaz. Siyaseten adaletsizliği meşrulaştıranlara, hukuken haksızlığı norm haline getirenlere karşı sesini yükseltemeyen bir iman, pratik hayatta karşılığı olmayan teorik bir iddiadan ibarettir.

Arınma Olmadan İnşa Olmaz

Sonuç olarak, Allah’a şeriksiz iman etmenin ve sahih bir Müslüman olmanın ilk şartı, önce Allah’ın dışındaki bütün sahte otoriteleri ve tağuti anlayışları inkâr etmektir. Ayetlerde açıkça belirtildiği üzere, önce tağut inkâr edilecek, ardından Allah’a iman edilecektir. Modern dünyada hakkıyla “La İlahe” diyebilmek; hayatımıza şekil vermeye çalışan sahte normlarla aramıza aşılmaz barikatlar kurmayı, onlarla olan göbek bağımızı koparmayı gerektirir. Batıl olan bütünüyle dışlanmadan, sahte ilahların egemenliği zihinde ve eylemde yıkılmadan “İllallah” demek, temelsiz bir binaya çatı çıkmaya çalışmaktan farksızdır. Müslüman, çağın modern putlarını cesaretle reddedebildiği ölçüde tevhidi bir kimlik kazanacaktır.

Yakup Döğer

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.