
MÜEBBET NAFAKA
Kim ne derse desin… Bu ülkede yıllardır aileyi çökerten, erkeği borç kıskacına, kadını da belirsizlik uçurumuna iten bir düzen var. Adına “süresiz nafaka” diyorlar. Ömür boyu borç! Dünya hukuk tarihinde benzeri yok. Bizde var.
Şimdi yeni bir haber geliyor: Düzenleme çalışmaları, yargı paketlerinin arasından sessizce rafa kaldırılıyor. Hani mağduriyetler giderilecekti? Hani adalet sağlanacaktı? Demek ki mesele hukuk değil; irade meselesi.
Bu Sistemin İsmi Nafaka Değil, Müebbet Borçtur
1988’de bir kapı açıldı; milletin başına bir “ömürlük yük” bırakıldı. Bir gün evli kalanla 20 yıl evli kalan aynı kefeye kondu. Aile çöker mi, yeni hayat kurulur mu, yeni evlilik olur mu, kimse düşünmedi.
Aradan 37 yıl geçti…
Bugün aynı soruyu yeniden soruyoruz:
Bu nasıl adalet?
Öyle bir düzen kurulmuş ki; taraflardan biri hayatını düzeltmeye çalışıyor, diğeri sigortasız çalışarak sistemin açıklarını kullanıyor. Nikâhsız birliktelikler, sırf nafaka kesilmesin diye evliliğe dönüşmüyor.
Bu mudur korunmak istenen aile?
İslam Hukuku Bu Düzeni Tanımaz
Kadının iddeti bellidir.
Süresi bellidir: 4 ay, 10 gün.
Bu hüküm, Kur’an’ın kocası ölen kadınların iddetiyle ilgili genel ve sarih ifadesine dayanır (el-Bakara 2/234).
İslam hukuku diyor ki:
“Boşanma sonrası nafaka, iddet süresiyle sınırlıdır.”
4 ay, 10 gün. Bitti.
Ne daha fazlası, ne ömür boyusu.
Evladına bile süresiz nafaka yokken boşanan eşe nasıl ömür boyu yük bindirirsin?
Bunu hangi vicdan, hangi hukuk, hangi adalet taşır? Bu sistemde aile yıkılır, boşanma artar, evlilik azalır, gayrimeşru ilişkiler çoğalır…
Bugün tablo ortada:
Aile kurmak zorlaştı.
Boşanma kolaylaştı.
Gayrimeşru ilişki “daha ekonomik” göründü.
Evlilik ise “yük” oldu.
Bütün bunlar tesadüf mü?
Yoksa aile kurumunu yıllardır lime lime eden o görünmez projelerin bir parçası mı?
Sistem Bir Yandan Aileyi Yıkıyor, Bir Yandan Yıkılan Aileyi Cezalandırıyor
Dün televizyonlarda aileyi çürüten diziler…
Bugün mahkemelerde aileyi dağıtan hükümler…
Sonuç: Gençlerin evlilikten kaçması…
Sonra da “Niye doğurganlık düştü, niye nüfus yaşlanıyor, niye boşanma arttı?” diye rapor üstüne rapor yazılıyor.
Sebep meydanda.
Aileyi yıkan düzen daha aile kurulmadan başlamış: süresiz nafakayla, yanlış kanunlarla, adaletsiz uygulamalarla…
Yeni düzenleme gelecekti.
Adil ölçüler konuşulacaktı.
Evlilik süresi, tarafların ekonomik durumları, çocukların menfaati birlikte değerlendirilecekti.
Ne oldu?
Sessizlik.
Düzenleme, mevcut mevzuat çalışmaları içerisinde öncelikli gündemde değil. Uzun zamandır konuşulan değişiklik yine masanın kenarına itilmiş durumda. Mağduriyetler sürüyor; düzenleme ise yine bekleme odasında.
Toplumun yarası açık kaldı.
Yeni aile kurmak isteyenlerin umudu yine ertelendi.
Bu mesele sadece bir nafaka meselesi değil.
Bu mesele, ailenin varlık-yokluk meselesi.
Bu mesele, milletin geleceğiyle ilgili bir hesap meselesi.
Adalet geciktikçe zulüm büyüyor.
Zulüm büyüdükçe aile küçülüyor.
Aile küçüldükçe toplum çöküyor.
Ve her şey gözümüzün önünde oluyor..
Kadir Bekil
YAZARIMIZIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN BU LİNKİ ZİYARET EDİNİZ
İSLAMİ HABER “MİRAT”
NASIL TESETTÜRE GİRDİM? Dr. Fazilet Özer, akademik kariyeriyle harmanladığı kişisel dönüşüm hikayesini kamuoyuyla paylaştı. Tarih…
DAĞILAN ÖNCELİKLERİN YENİDEN İNŞÂSI Bir Öncelik Muhasebesi: Bağ, İman ve Rızâ Ekseninde Hayatı Yeniden Kurmak…
Murat Bardakçı’dan Orhan Pamuk Hakkında Ağır İtham: "İki Romanı İntihaldir" Tarihçi ve yazar Murat Bardakçı,…
Dürzilerin Siyasal ve Toplumsal Dönüşümü (Filistin Sapanından İsrail Tüfeğine Nasıl Gelindi?) STRATEJİK DÜŞÜNCE ENSTİTÜSÜ…
Türkiye’ye Tehdit! Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Doğu Akdeniz ve Ege’deki gerilime ilişkin dikkat çekici açıklamalarda…
LUT GÖLÜ'ÜNDE BİR MEYDAN OKUMA: FITRATA, AHLAKA VE İLAHİ İBRETE KARŞI KURULAN SAHNE Bazı mekânlar…
View Comments
Hiçbir şey tesadüf okamaz. Her şey planlı ve programlı. Sonuç ise ortada. İştir kişinin ayinesi lafa bakılmaz.
Kabir ve mahşer hesaplarında, helal kılınan temizi ve helal kazançlar sistemini harama çeviren "hicr 31-38" gibi benzer ayetlere hizmet eden İslam düşmanı veya menfaat sistemine hizmet ederken Müslümanım diyerek gereklerini yapmayan yada menfaat çizgisine kadar ilerleten. veya 'MAUN süresi' gibi veya Sad 71_75 gibi mübarek hakiki sürelerin gaflet akışında yaşayıp ümmeti içten dıştan çürütenlerin çokluğunda ALLAH c..c nun tevbe kapısı(nasuh tevbeler) açık buyurduğu ayetlere olan RAHİMiyetini tahrif edercesine Kuranı kerimi yaşama geçirmeyenlerle benzer başka bir cehenneme düşeceğimizden korkarım. Bunun dışında kıtlık kıtasal hastalık gibi helak lardan da...
. استغفرالله العظيم. الحبر
Şuan konunun muhatabı o kadar çok aile/bireyler var ki, ateş hızla yayılıyor. Bazıları da kafasını kuma gömmüş,fırtınanın geçmesini bekliyor. Oysa; iyi niyet, önlem, çaba ve uygulamaya hemen geçilmesi; ateş bacayı da saracak!
Şuan konunun muhatabı o kadar çok aile/bireyler var ki, ateş hızla yayılıyor. Bazıları da kafasını kuma gömmüş,fırtınanın geçmesini bekliyor. Oysa; iyi niyet, önlem, çaba ve uygulamaya hemen geçilmezse, ateş bacayı da saracak!