
Hak bazen, gerçek, sâbit, doğru gibi manalarla Kur’an’ı ve İslâm’ı ifade eder.
“Elif. Lâm. Mîm. Ra. Bunlar, Kitab’ın âyetleridir. Sana Rabbinden indirilen haktır, fakat insanların çoğu inanmazlar.” (Ra’d 13/1; Bir benzeri: Ra’d 13/19)
“Bunun içindir ki, hangi soruyla karşına çıkarlarsa çıksınlar, Biz sana mutlaka asıl doğru (hak) olan neyse onu ve en güzel açıklamayı getirmekteyiz.” (Furkan 25/33)
“Ehl-i kitaptan çoğu, hakikat kendilerine apaçık belli olduktan sonra, sırf içlerindeki kıskançlıktan ötürü, sizi imanınızdan vazgeçirip küfre döndürmek istediler…” (Bakara 2/109)
Allah (cc) Kitab’ı bir gerçeklik (bi’l-hak) olarak indirmiştir.
“İşte böyle: ilahî kelâmı, hakikati sergilemek için indiren Allah olduğundan, ona karşı kendi görüşlerini dayatanlar derin bir açmazdadırlar.” (Bakara 2/176)
“O, sana Kitab’ı hak ve önceki kitapları tasdik edici olarak indirdi, Tevrat ile İncil’i ve Furkan’ı indirmişti.” (Âli İmran 3/3; Bir benzeri: Nisa 4/105; Mâide 5/48; Şura 42/17) (kitabı ve mizanı indirdi). (Zümer 39/2; Zümer 39/41)
Peygamber’e okunan âyetler de haktır (gerçektir). (Bakara 2/252)
Kur’an önce; inkârcıların kendine benzer bir kitap getiremeyeceklerini, yazamayacaklarını söyledi.
“De ki: “Bütün insanlar ve cinler şu Kur’an’ın bir benzerini getirmek üzere bir araya gelseler ve bu hususta güçlerini birleştirip birbirlerine yardımcı da olsalar, imkânı yok, asla onun bir benzerini getiremezler.” (İsrâ 17/88; Bir benzeri: Bakara 2/23-24)
Bu mümkün olmadığına göre bari Kur’an’ın benzeri 10 sûre meydana getirsinler dedi.
Yoksa: “Kur’an’ı kendisi uydurup sonra da Allah’a mal ediyor” mu diyorlar.
De ki: “Eğer iddianızda samimi iseniz, haydi onun benzeri uydurulmuş on sûre getirin de görelim.
Hatta bunu yapmak için Allah’tan başka gücünüzün yettiği herkesi de yardıma çağırın!” (Hûd 11/13)
Bu da gerçekleşmeyince bu sefer bari Kur’an’ınkine benzeri bir sûre meydana getirsinler dedi.
“Yoksa “Onu Muhammed uyduruyor” mu diyorlar?
De ki: “Madem öyle, eğer bu iddiânızda samimi iseniz, haydi Kur’an’ın benzeri tek bir sûre getirin…” (Yûnus 10/38)
Bu âyetler Kur’an’ın hepsi gibi veya bir kısmına benzer bir kitap meydana getirilemeyeceğini beyan ediyor. Çünkü o Allah’ın kelâmıdır.
Kur’an’da asla Peygamber’e veya herhangi bir insana ait söz yoktur.
Muhammed (sav) tarafından yazıldığını veya uydurulduğunu iddia edenler oldu, hâlâ olmaktadır. Kur’an onların bu iddialarını reddediyor.
“En sonunda, kibirini yenemeyip sırt çevirdi de: Bu (Kur’an) dedi, olsa olsa nakledilen bir sihirdir. Bu, insan sözünden başka bir şey değil dedi.” (Müdessir 74/23-25)
“Şüphesiz biz onların: «Kur’an’ı ona ancak bir insan öğretiyor» dediklerini biliyoruz. Kendisine nisbet ettikleri şahsın dili yabancıdır.
Halbuki bu (Kur’an) apaçık bir Arapçadır.” (Nahl 16/103)
“Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar (muttakiler) için yol göstericidir.” (Bakara 2/2)
“Onlara şunu söyle: “İçinde neyin doğru, neyin yanlış olduğu iyice açıklanmış olarak size Kitabı indiren Allah iken, aramızdaki anlaşmazlıkları çözmede O’ndan başka bir hüküm koyucu mu arayacağım?”
Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, Kur’an’ın gerçeğin ta kendisi olarak Rabbinden indirilmiş olduğunu bilirler. Öyleyse sakın şüphe edenlerden olma!” (En’am 6/114)
“Sana indirdiğimiz bu bilgilerin doğruluğu hususunda farz-ı muhâl en küçük bir şüphe duyacak olursan, senden önce gelip kendilerine verilen o kitabı okuyanlara sor.
Elbette sana Rabbinden gerçeğin ta kendisi gelmiştir. Sakın şüphe edenlerden olma.” (Yûnus 10/94; Bir benzeri: Ankebut 29/48; Zuhruf 43/61)
İnkârcılar Kur’an’ın bazı hükümlerini beğenmedikleri için Peygamber’den başka bir kitap getirmesini istediler. Hâlbuki Kur’an Allah’tandır ve insanların keyfine göre değiştirilecek bir şey değildir.
“Rabbinin kelimesi (Kur’an) doğruluk ve adalet bakımından tamdır. Onun kelimelerini değiştirebilecek yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.” (En’am 6/115)
“Rabbinin kitabından sana vahyedileni oku! Onun kelimelerini değiştirecek hiç kimse yoktur. Ondan başka bir sığınak da bulamazsın.” (Kehf 18/27; Ayrıca bkz: Yûnus 10/15-16)
Kur’an, Tevrat ve İncil’in akıbeti gibi bir şeyle karşılaşmayacak. O değiştirilmesi mümkün olmayan, korumasını Allah’ın üzerine aldığı bir kitaptır.
“O, elbette değerli bir Kur’an’dır. (Aslı) korunmuş bir kitaptadır. Ona ancak tertemiz olanlar (melekler) dokunabilir.” (Vâkıa 56 /77-79)
“Şüphesiz o Zikr’i (Kur’an’ı) biz indirdik… Onun koruyucusu da elbette biziz.” (Hicr 15 /9)
Kur’an, Allah tarafından Hz. Muhammed’e vahiy yoluyla indirilmiş, içinde çelişki/tutarsızlık, eğrilik, şüphe bulunmayan bir kitaptır.
“Bu Kur’an Allah’tan başkası tarafından uydurulmuş bir şey değildir. Ancak kendinden öncekini doğrulayan ve o Kitab’ı açıklayandır. Onda şüphe yoktur, o alemlerin Rabbindendir.” (Yûnus 10/37)
“Onlara âyetlerimiz açık açık okunduğu zaman (öldükten sonra) bize kavuşmayı beklemeyenler: Ya bundan başka bir Kur’an getir veya bunu değiştir! dediler.
De ki: Onu kendiliğimden değiştirmem benim için olacak şey değildir. Ben, bana vahyolunandan başkasına uymam. Çünkü Rabbime isyan edersem elbette büyük günün azabından korkarım.” (Yûnus 10/15)
“Hâlâ Kur’an üzerinde gereği gibi düşünmeyecekler mi? Eğer o, Allah’tan başkası tarafından gelmiş olsaydı onda birçok tutarsızlık bulurlardı.” (Nisâ 4/82)
Kur’an’ı okuyup onun üzerinde düşünenler görürler ki, o rastgele söylenmiş söz değildir. (Tarık 86/14)
İslâmı din olarak seçenlerin her konuda referans almaları gereken temel kaynak Kur’an’dır.
Müslümanlar helâl ve haram ölçülerini, inanç esaslarını, ahlâk ilkelerini, değer yargılarını, mutluluğun prensiplerin, hayatlarına ve davranışlarına ait hükümleri Kur’an’dan alırlar, ya da Kur’an’a göre hükmederler.
“Şüphesiz ki bu Kur’an en doğru yola iletir; iyi davranışlarda bulunan müminlere, kendileri için büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler.” (İsrâ 17/9)
“… (Bu Kur’an) uydurulabilecek bir söz (hadis) değildir. Fakat o, kendinden öncekileri tasdîk eden, her şeyi açıklayan (bir kitaptır). İman eden toplum için bir rahmet ve bir hidâyettir.” (Yûsuf 12/111)
Kur’an, insanlara gerçekleri en uygun bir dille, ikna edici bir üslûpla, uyaran ve müjdeleyen bir metotla, en etkileyici bir beyanla duyuran ilâhi bir tebliğdir.
“Bu (Kur’an), insanlara bir tebliğdir. (İnsanlar), bununla uyarılsınlar; O’nun yalnız Tek tanrı olduğunu bilsinler ve sağduyu sahipleri öğüt alsınlar diye (gönderilmiştir).” (İbrahim 14/52; Kâf 50/45)
Böyle özellikleri olan ve mutlak hakikat/doğru, hidâyete (en doğru yola) ileten, Yüce Bir Makam’dan gelen ilâhi bu sözden/kelâmdan, mesajdan sonra insanlar ona zıt olan hangi söze, kitaba, görüşe, felsefeye, dinler adına uydurulmuş kitaplara iman edecekler, ederler?
AKLETMEZ MİSİNİZ? Bazı anne babalar vardır, çocuklarının gözünde her şeyi bilen kişi olmak isterler. Hangi…
Kaliforniya’da Tarihi Adım: Ramazan ve Kurban Bayramları Resmi Tatil Takvimine Eklendi ABD’nin en kalabalık ve…
İrlanda Milli Takımı’ndan Gazze’ye Sessiz Destek: İsrail’e Sahada Protesto El sıkışmadılar, İsrail marşında başlarını eğdiler,…
İSİMLERİN ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ VEYA MÜSLÜMANCA İSİM KOYMAK Çocukların isimlerinin güzellikleri ile şahsiyetlerinin oluşumları arasında…
Süresiz Nafakada Önemli Karar: Hakkaniyet İçin Yeni Bir Kapı Açıldı Anayasa Mahkemesi’nin süresiz yoksulluk nafakasına…
Akaryakıtta Yeni Dönem: Pompadaki Fiyat Sofraya Nasıl Yansıyacak? Akaryakıtta yeni dönem başlarken mesele yalnızca pompa…