islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
13°C
İstanbul
13°C
Hafif Yağmurlu
Cumartesi Az Bulutlu
13°C
Pazar Çok Bulutlu
12°C
Pazartesi Az Bulutlu
12°C
Salı Açık
13°C

Kerim ECE

    10/12/2025 08:00
    KUR’AN’DA BASİRET SAHİPLERİ (ULU’L-EBSÂR) Akıl görme ve işitme anlamına gelen ‘basar’ ve ‘sem’’ ile hasıl olan bir keyfiyet olarak zikredilir. Ama ‘basar’ ve ‘sem’’, sadece kafadaki gözle ve kulakla görmek ve işitmek değildir. Görüp işittiklerini önyargısız düşünmek ve anlamak demektir....
    26/11/2025 08:55
    Kur’an’da aklın açık bir tanımı yok. Ama ilgili âyetlere bakılırsa onun işlevsel olduğu anlaşılır. Zaten onun fiil olarak kullanılması da işlevsel olduğunu gösterir. Onun işlevi ile ilgili bir kaç örnek: Akıl duyu organları aracılığı ile kendisine ulaşan bilgileri değerlendirir. Buna...
    19/11/2025 09:15
    AKL-I SELİMİN BİR BENZERİ: ULU’L-ELBÂB   ‘Elbâb’, ‘lübb’in çoğuludur. ‘Lübb’; sözlükte her şeyin katışıksız özü, cevheri ve hakikatidir. Allah (cc), ancak günah kirlerinden arınmış akılların idrak edebileceği hükümleri ‘ulu’l-elbâb’ ile ilişkilendirmiştir. (Bekara 2/269) Bunun aslı ‘lebbe’ fiilidir.  Bu da hem...
    12/11/2025 09:27
    SELÎM İLE NİTELENEN ÜÇ DİNAMİK DUYGU Selim nitelemesiyle gelen üç önemli kavram var: Kalb-i selîm, zevk-i selîm ve akl-ı selîm Bu üç önemli dinamik hem şahsiyetin oluşmasına katkı sağlar, hem de kişiliği korumada birer imkandırlar. Müslümanların akl-i selîme, sonra kalb-i...
    05/11/2025 10:00
    Kur’an’ın üzerinde durduğu en önemli iki konu iman ve sâlih ameldir. Bu demektir ki imanın gereği ibadet, yani sâlih amel işlemektir. Bu da insanı Rabbine yaklaştıracak, O’nun sevgisini ve rızasını, dünya imtihanını  kazandıracak en önemli imkandır. Amel nedir? ‘Amel’ sözlükte,...
    29/10/2025 09:14
    KORKU GERÇEĞİ ve HAŞYET – Haşyet nedir? İnsan idrakinin ötesinde olan Allah’tan tazimle/saygıyla korkma Kur’an’da ‘haşyet’ kelimesiyle anlatılıyor. Haşyet’in kök fiili (haşiye) sözlükte, korkulan şeyi bilerek saygı ile birlikte, içi titreyerek korkma demektir. (el-Isfehâní, R. el-Müfredât, s: 213. İbni Manzur,...
    22/10/2025 09:00
    ‘Rehbet’ kelimesinin aslı ‘ra-he-be’ fiilidir. Bu da korkmak, ürkmek, ürpermek, çekinmek, sakınmak demektir. (İbni Manzur, Lisânu’l-Arab, 6/240) “Rehbet, ruhb ve rehb” masdarı; acı ve ızdırap duyup büyük bir korkuyla çekinmek demektir. Bu; korku, hüzün ve kaygının birleşimidir. Yani bir şeyin...
    08/10/2025 09:00
    Kur’an muhataplarını ikna etmek üzere çeşitli metodlar kullanır. Hakikatin kabul edilmesi için insanın yapısına, psikolojizine hitap eder. Onun anlayışını harekete geçirmek ister. Unun üslûb bazen bazen özendirme ve korkutma, bazen ödül va’detme veya cezayı söz verme (va’îd) şeklinde olur. Bazen...
    01/10/2025 09:00
    Ya Kur’an’da RABITA… ‘Ribât’ kelimesiyle aynı fiilden gelen ‘râbıta’; bağ, bağlantı, bağlamak, düşmanla karşılaşmaya hazır olmak gibi manalara gelir. Bunun masdarı ‘ribât’ın kavram olarak; “düşman saldırılarını önlemek için sınır boylarında nöbet tutmak, düşmanın geleceği yeri bekleyip korumak, ya da düşmana...
    24/09/2025 09:00
    Hatırlayalım: Ribât masdarı kavram olarak; “düşman saldırılarını önlemek için sınır boylarında nöbet tutmak, düşmanın geleceği yeri bekleyip korumak, ya da düşmana karşı uyanık ve cesur olmak, Allah yolunda yoğun çaba (cihad) için hazır olmaktır. ‘Ribât’ ayrıca, bir işe sarılıp devam...
    17/09/2025 09:00
    Kur’an şöyle diyor: “Ve böylece sizin dengeli ve ölçülü (vasat) bir toplum olmanızı istedik…” (Bekara 2/143) “Vasat ümmet” önemli bir Kur’an kavramıdır. Bu da; sâlih amel sahibi, aşırılık ve sapkınlıktan uzak, dosdoğru, adâletli, ölçülü, mu’tedil ve dengeli tutum ve davranış...
    10/09/2025 09:00
    Dünya hayatı müslüman için zindan mıdır? Hadis olarak aktarılan bir söze bakalım önce: “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya, yarın ölecekmiş gibi âhirete çalış.” (Kaynağını bulamadım) Böyle anladığımız zaman, dünya hayatının âhiretten önce geldiğini benimsemiş, dünyayı âhirete tercih etmiş oluruz. Halbuki bunun;...
    03/09/2025 09:00
    -Sözlükte dünya ‘Dünya’ kelimesi, bizzat ve hükmen yaklaşmak, zaman ve yer açısından yakına gelmek, aşağı çekmek anlamına gelen ‘deneve’ fiil kökünden türemiştir. (Fu’lâ vezninde, kübrâ gibi) ‘dünya’ sözü ‘ednâ’ kipinin dişil (müennes) şeklidir. ‘Ednâ’; daha yakın, daha küçük, daha uygun,...
    27/08/2025 09:00
    1-Gıybet etmek Allah (cc) müslümanlara şöyle emrediyor: “… Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.” (Hucurât 49/12) Rasûlüllah (sav) gıybeti;...
    20/08/2025 09:00
    İnsanlar birbirleri hakkında karar verirken dikkatli olmak zorundadırlar. Elde kesin bilgi, belge, haber ve şâhit olmadan birisi hakkında verilecek hüküm, karar, fetva yanlış olabilir. Bu da vebâldir ve zararlıdır. Bu konuda müslümanların daha titiz olması beklenir. Zira müslümanlar Allah’tan gelen...
    13/08/2025 09:00
    1-Müslümanları kardeş bilmek Kur’an müslümanları kardeş ilan ediyor. (Bkz: Hucurât 49/10) Buna göre dünayanın neresinde yaşarsa yaşasın, hangi ülkenin vatandaşı veya hangi etnik kökenden (ırktan) olursa olsun; Kur’an’a göre bütün müslümanlar birbirlerinin dinde kardeşidir. Bundan dolayı birbirlerine karşı sorumlulukları vardır....
    06/08/2025 09:00
    1-Empati yapmak Empati, karşındakini anlamak, başkasıyla sağlam bir iletişim kurmak için kendini onun yerine koymak, onun duygularıyla düşünmeyi deneyip onu kendi içinde bulunduğu duruma göre değerlendirmektir. Ya da bir süre karşındakinin yerine geçmek, olayları onun bakışıyla değerlendirebilmektir. Karşıdakinin penceresinden baköayı...
    30/07/2025 09:00
    Sözlükte imam “kendisine uyulan kimse” demek olduğuna göre bir toplumun veya cemaatin başında bulunan ve onları yöneten, yönlendiren, bir açıdan da önek olan kişiler imam diye isimlendirilir. İnsanların kendilerine uyup, ilimlerinden ve ictihadlarından faydalandıkları büyük âlimlere de ‘imam’ denmiştir. Çünkü...
    23/07/2025 09:00
    ‘İmam’ kelimesi Kur’an’da yedi âyette tekil, beş âyette de çoğul (eimme şeklinde) olmak üzere 12 yerde ve bir kaç anlamda geçmektedir. -İmam-ı mübîn (apaçık imam) İki âyette geçmektedir. Yani apaçık bir önder, yol gösterici, birleştirici, önde olandır.  “Şüphesiz biz, ölüleri...
    02/07/2025 09:00
    Tâhâ Sûresi genellikle Musa’dan (as), davetin ve İsrailoğulları ile ilgili olayları anlatır. Daha ilk âyetten itibaren Musa’nın elçi olarak seçilmesinden, kendisine verilen âyetlerden (mu’cizelerden) ve elçilik görevinin ne olduğundan, kardeşi Harun ile birlikte Firavun’u ve adamlarını Hakka davetten, bu davette...
    25/06/2025 09:14
    Zekeriyyâ aleyhisselâm İsrâiloğulları’na gönderilmiş son peygamberlerden biri ve Hz. Yahyâ’nın babasıdır. Allah (cc) Zekeriyya’yı (as) seçkin nebiler/rasûller arasında sayıyor: “Ona (İbrahim’e) İshak’ı, Yakub’u bağışladık, her birini doğru yola eriştirdik. Daha önce Nûh’u ve soyundan Davûd’u, Süleyman’ı, Eyyûb’u, Yûsuf’u, Musa’yı ve...
    18/06/2025 09:00
    Allah (cc) Nûh’u (as) kavmine (rasûl olarak) gönderdi. O kavmine; “Allah’a ibadet edin. Çünkü sizin O’ndan başka tanrınız yoktur” dedi. Belli ki kavmi kendi uydurdukları birden fazla tanrıya tapıyordu. Kavminin ileri gelenleri, Allah’tan görevli gelen bu elçiyi dinleme ve hak...
    11/06/2025 09:00
    Kur’an’da bağışlama ile ilgili üç kavram var. Bunlar: Afv, safh ve ğafr. Bunların üçü de insan hakkında kullanıldığı gibi, ‘afv ve ğafr’ daha çok Allah’ın O’nun bağışlaması hakkında geçmektedir. Bunlar Kur’an’da bir âyette birlikte, üç âyette afv ve safh beraber,...
    04/06/2025 09:00
    -Allah (cc) çok merhametlidir Kur’an Allah’ın merhametini altı kelime ile anlattığını hatırlayalım. Bunlar: er-Rahman, er-Rahîm, er-Raûf, Zü’r-rahme, Erhamu’r-râhimîn ve Hayru’r-râhimîn… Bir önceki yazıda ‘erhamu’r-râhimîn’i Kur’an açısından incelemiştik. Bu yazıda da diğerlerini kısaca anlatmaya çalışalım. -er-Rahmân; ‘ra-hi-me’ fiil kökünden gelen ‘er-Rahmân’;...
    28/05/2025 09:00
    -Rahmet-merhamet ‘Merhamet’; ‘rahime-rahmet’ kökünden gelir. Bu da; merhameti hak etmiş birine ihsanda (iyilikte) bulunma konusundaki acıma, şefkat ve sevgi gösterme, koruma, yardım etme, affetme gibi anlamlara gelir. ‘Rahmet’; merhamet edilene ihsan, bağış ve lütûf gerektiren bir kalp yumuşaklığı (müşfiklik) ve...
    21/05/2025 09:00
    Allah’ın (st) hükmedenlerin en hayırlısı olduğu bir âyette de ‘fâsıl-fasleden’ kelimesiyle haber veriliyor. -Yevmu’l-fasl ‘fesale’ fiilinden gelen ‘fasl’; iki şey arasındaki mesafe olduğu gibi aynı zamanda kesin hüküm manasına da gelir. “Yoksa onların bir takım ortakları mı var ki, Allah’ın...
    14/05/2025 09:00
    Allah’ın (cc) hükmedenlerin en hayırlısı olduğu bir âyette de ‘fasleden’ kelimesiyle haber veriliyor. Dolaysıyla bu kelimenin (fiilin) ve türevlerinin Kur’an’da nasıll ve hangi anlamda geçtiğine bakmak gerekir. Türkçe’de; fasletmek; ayırmak, bölmek, davayı halletmek, neticelendirmek. Fâsıl (fasleden) de  bölen, ayıran, kısımlayan...
    07/05/2025 09:00
    Kur’an’da Allah’ın hükmedenlerin en hayırlısı olduğu bir âyette ‘fâtih’ kelimesiyle anlatılıyor. Önce ‘fâtih’ kelimesinin aslı olan ‘fetaha’ fiiline  bakalım: ‘Feteha’ fiili; belirsizliği ve kapalılığı gidermek demektir. Bu da iki şekilde olur. Birincisi; gözle görülecek şekilde olan. Mesela; kapı ve benzerini,...
    30/04/2025 09:00
    1.Rabbimiz Yûnus Sûresi’nin son âyetlerinde şu gerçeği haber veriyor: Eğer Allah (cc) Elçisine bir zarar dokundursaydı, o zararı yine O’ndan başka kimse gideremezdi. Eğer onun hakkında bir hayır dileseydi Allah’ın ikramını da geri çevirecek kimse olamazdı. Hayırlı olan ne ise...
    23/04/2025 09:30
    -Hüküm Hükm’ün fiili ‘hakeme’; temelde ıslah etmek, düzeltmek maksadıyla menetmek, engellemek manalarına gelir. “Islah etmek amacıyla onun kötü bir iş yapmasına veya dilediğini yapmasına engel oldum” şeklinde bir söyleyiş vardır. (el-Isfehânî, R. el-Müfredât, s: 181) Hüküm ayrıca; hükmetmek, karar vermek,...
    16/04/2025 09:17
    (Kur’an’da; “Allah (cc) …ın/in en hayırlısıdır” ifadesinin geçtiği âyetleri incelemeye devam ediyoruz) 2.Konu: Allah rızık verenlerin en hayırlısıdır -Rızık Rızık kelimesinin fiili ‘razeka’; rızık vermek, nimete veya birine teşekkür etmek demektir. Buradan ‘rızık’;  dünyevi ve âhirete ilişkin olsun ihsan, lütuf,...
    09/04/2025 09:00
    “Kur’an’da; “Allah …ın/in en hayırlısıdır” ifadesinin geçtiği âyetleri incelemeye devam ediyoruz) Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır 2 Şu âyeti tekrar hatırlayalım: “(Onlar) tuzak kurdular (mekerâ); Allah da tuzak kurdu (mekera). Allah, tuzak kuranların (mâkirîn’in) en hayırlısıdır.” (Âl-i İmrân 3/54) Bu...
    02/04/2025 09:26
    Hatırlayalım; ‘hayr’ masdarının kökü olan ‘hâre’ fiili; bir şeyi diğerine tercih etmek, bir şeyi seçip ayırmak. Hayırlı olmak, birine hayırlı olanı vermek demektir. ‘Hayır’ ise taşıdığı özellik dolayısıyla istenilen, arzu edilen, değerli, dünya ve âhirette faydalı, yarayışlı olan her şeydir....
    26/03/2025 09:00
    -Kadr kelimesi Türkçe’de her ne kadar ‘kadir’ denilse de bu gece Kur’an’da “Leyletü’l-kadr–Kadr Gecesi” şeklindedir. Kadr (kudret) kavramı Kur’an’da 100’den fazla yerde isim ve fiil olarak geçer. Çoğunda Allah’a nisbet edilmiştir. Bunun fiili (ka-de-ra) güç yetirmek, planlamak, bir şeyin şeklini ve...
    19/03/2025 09:21
    (Kur’an’da “Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır” ifadesi ile biten âyetleri açıklamaya devam ediyoruz) 7.Borcu sadaka olarak bağışlamak Allah (cc) iman edenlere hitaben; “Allah’a karşı gelmekten korkup-sakının (takvalı olun) ve eğer gerçekten iman etmiş kimselerseniz, faizden geriye kalanı bırakın”...
    12/03/2025 09:00
    (Kur’an’da “Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır” ifadesi ile biten âyetleri açıklamaya devam ediyoruz) 6.Yalnzca Allah’a ibadet etmek ve O’na karşı gelmekten sakınmak Allah (st) şöyle buyuruyor: “İbrahim’i de (rasûl olarak) gönderdik. O kavmine şöyle demişti: Allah’a kulluk edin....
    05/03/2025 09:00
    (Kur’an’da “Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır” ifadesi ile biten âyetleri açıklamaya devam ediyoruz) 5.Allah yolunda cihad (yoğun çalışma) Bütün varlıkların Allah’ı tesbîh ettiklerini, bir anlamda Allah’a (st) teslim olduklarını ve O’nun mutlak hakimiyetini tanıdıklarını, dinde özü sözü bir...
    26/02/2025 09:00
    (Kur’an’da “Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır” ifadesi ile biten âyetleri açıklamaya devam ediyoruz) 4.Allah’ı anmaya koşmak Allah (cc) Cuma namazı hakkında şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine koşun ve...
    19/02/2025 09:00
    (Kur’an’da “Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır” ifadesi ile biten âyetleri açıklamaya devam ediyoruz) 3.Eğer oruç tutarsanız Rabbimiz (st) sıyam-savm (oruç) ile ilgili şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Oruç (sıyam), sizden öncekilere farz kılındığı gibi, Allah’a karşı gelmekten sakınasınız...
    12/02/2025 09:00
    Kur’an’da yedi âyet; “Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır” cümlesi veya uyarısı ile sona eriyor: Şöyleki: 1.Allah yolunda seferberlik (nefr): “Ey iman edenler! Size ne oluyor ki, “Allah yolunda (fi-sebîlillah) seferber (nefr) olun” denildiği zaman yere çakılıp kalıyorsunuz? Dünya...
    05/02/2025 09:00
    (Hayırlı topluluğun (ümmetin) özelliklerini anlatmaya devam ediyoruz)  7-Adaletli olmaları Şu âyeti tekrar hatırlayalım: “İşte böylece sizin insanlığa şâhitler (örnek) olmanız, Rasûl’ün de size şâhit (örnek) olması için sizi vasat bir ümmet kıldık…” (Bekara 2/143) ‘Vasat-orta ümmet’i en iyi açıklayacak kelimelerden...
    29/01/2025 09:00
    (Hayırlı topluluğun (ümmetin) özelliklerini anlatmaya devam ediyoruz)  4-Orta ümmet olmaları Allah (cc) mü’minlerin dengeli ve hayırlı ümmet olmalarını istemektedir. En hayırlı topluluğun (ümmetin) bir özelliği de vasat (orta, aşırı olmayan, dengeli) bir ümmet olmalarıdır. Kur’an bu konuda şöyle diyor: “Ve...
    22/01/2025 09:00
    En hayırlı topluluk, ya da ümmet, cemaat kimlerdir? Kim kimden daha hayırlıdır veya kim neye göre hayırlıdır? İnsanların hayırlı dedikleri şey nedir? Hayırlı olmanın ölçüsü ne olabilir? Herkes kendine göre bir iddiada bulunabilir. Kendine göre hayrın ve şerrin ölçüsünü koyabilir....
    15/01/2025 09:00
    KUR’AN’DA HAYIR ve HAYRÂT  -Kur’an’da ‘hayır’ kelimesi ve türevleri ‘Hayır’ kelimesinin geldiği ‘ha-ye-ra/hâra’ fiili ve türevleri Kur’an’da 196 defa geçiyor. Bunun 176 tanesi ‘hayr’ şeklindedir. ‘Hâre’ fiili; bir şeyi diğerine tercih etmek, bir şeyi seçip ayırmak. Hayırlı olmak, birine hayırlı...
    01/01/2025 09:00
    (Bir önceki yazımızda şöyle bir cümle kullanmıştık: “Müslümanlar daha çok ibadet yapabilmek, daha dindar olmak için bir köşeye çekilmedikleri gibi, mübah olan şeyleri de kendilerine haram etmezler. Onlar dinlerini hayatın akışı içerisinde toplumla beraber, doğal bir şekilde yaşamaya çalışırlar. Bu...
    25/12/2024 09:00
    Bir önceki yazımızda şöyle bir cümle kullanmıştık: “Müslümanlar daha çok ibadet yapabilmek, daha dindar olmak için bir köşeye çekilmedikleri gibi, mübah olan şeyleri de kendilerine haram etmezler. Onlar dinlerini hayatın akışı içerisinde toplumla beraber, doğal bir şekilde yaşamaya çalışırlar. Bu...
    18/12/2024 09:00
    ‘Rehbet’in özne (fâil) ismi olan ‘râhip’, büyük bir korkuyla ürperen, ciddi bir korkuyla çekinen,  ya da yoğun bir dinî kaygı ve korku ile kendini ibadete veren kimse demektir. Ruhbanlık yapmaya da ‘rahbâniyet’ denmektedir. (M. Fevzi en-Neâl, M. Elfâzı’l-Kur’aniyye, s.352) Her...
    11/12/2024 09:00
    ‘Rehbet’ kelimesinin aslı ‘ra-he-be’ fiilidir. Bu da korkmak, ürkmek, ürpermek, çekinmek, sakınmak demektir. (İbni Manzur, Lisânu’l-Arab, 6/240) “Rehbet, ruhb ve rehb” masdarı; acı ve ızdırap duyup büyük bir korkuyla çekinmek demektir. Bu; korku, hüzün ve kaygının birleşimidir. Yani bir şeyin...
    04/12/2024 09:00
    ‘Basîret (çoğulu ‘besâir)’, sözlük anlamı yönünden doğru ve ölçülü görme, kavrama ve anlamadır. Kavram olarak; duyular üstü bir görmedir. Bu bir anlamda kalbin görmesi ya da kalbin bir şeyi idrak edip anlamasıdır. Baştaki göz, fizik şartları hazır olduğu zaman (ışık,...
    27/11/2024 09:42
    Osmanlı şairlerinden Kazak Abdal kendini beğenmişler hakkında yazdığı şiirin üç kıtası şöyle: “Ormanda büyüyen adam azgını Çarşıda pazarda insân beğenmez Medrese kaçkını softa bozgunu Selâm vermek için kesân (hiç kimseyi) beğenmez Âlemi ta’n eder yanına varsan Seni yanıltır bir mesele...
    20/11/2024 09:00
    6-Ayıpları örtmek: Kur’an müslümanlara şöyle emrediyor: “… Birbirinizin kusurlarını araştırmayın…” (Hucurât 49/11) âyette “casus” kelimesi geçiyor. Yani birbirinizin aleyhine casusluk yapmayın. Zira casusluk olayında gizlenen bir şeyi, bir mahremi öğrenmeye çalışıp onun başkasına ulaştırma anlamı vardır. Müslümanlara tavsiye edilen, din...
    13/11/2024 09:00
    5-İftira etmemek: Değişmez değerlerden bir tanesi de kimseye iftira etmemek, kimsenin hakkında bilmeden, kesin delil olmadan hüküm vermemektir. Sözlükte; “yalan söylemek, uydurmak, asılsız isnatta bulunmak” gibi mânalara gelen iftirâ, terim olarak “bir kimseye asılsız olarak suç, günah yahut kusur sayılan...
    06/11/2024 09:00
    3-Berâeti zimmet asıldır: Bir kimsenin suçlu olduğu yetkililer (otorite) tarafından isbat edilinceye kadar o kişi suçsuzdur. Hiç kimse ona kendi kafasına göre suçlu muamelesi yapamaz, kafasına göre ceza kesemez. Hikâye bu ya; “Endülüs devleti zamanında bir papaz kilisenin damında az...
    30/10/2024 09:00
    1-Her duyulana itibar etmemek: İnsanlar birbirleri hakkında karar verirken dikkatli olmak zorundadırlar. Elde kesin bilgi, belge, haber ve şâhit olmadan birisi hakkında verilecek hüküm yanlış olabilir. Yanlış hüküm, yanlış karar, yanlış fetva da vebâldir ve zararlıdır. Bu konuda müslümanların daha...
    23/10/2024 09:00
    -İfrat ve tefrite örnekler Birisini çok çok aşırı sevmek ifrat; birinden aşırı nefret tefrittir. Peygamber aşırı sevgini gözü (manen) kör ve sağır edebileceği uyarısında bulunuyor. (Ebû Dâvûd, Edeb-116 no: 5130. Ahmed b. Hanbel, 5/194, 6/450) Sevgi ve nefrette orta yolu,...
    16/10/2024 09:00
    Her ikisi de olmasın… Her ikisi de mü’minlerden uzak olsun… -İfrat ; ‘ferata’ fiilinin etken (if’al) kalıbından ‘ifrat’, unutmak, bir şeyi etrafından taşıncaya kadar doldurmak, acele etmek, bir kimseye veya bir hayvana gücünün üzerinde yük yüklemek, haddi aşmak demektir. (İbni Manzur,...
    09/10/2024 09:00
    5-Sâlih (as) kavminin zorbaları müsrif idi Çünkü onlar, Allah’a kulluk yapmaları gerekirken, kendileri için çizilen sınırları aştılar, şirk koştular, haksız yere büyüklük tasladılar ve Allah’ın yolundan gitmek isteyenlere engel oldular. “(Sâlih onlara dedi ki) Allah’tan korkun ve bana itaat edin....
    02/10/2024 09:00
    -Müsrif nedir veya kimdir? Hatırlayalım; ‘müsrif’, ‘esra-fe’ fiilinin fâil (özne) ismidir. Bu da, sözlükte yaptığı her işte normal olan sınırı aşan demektir.  (el-Isfehânî, R. el-Müfredat, s: 337. İbni Manzur, Lisânü’l-Arab, 7/172) Kur’an kâfirleri yapageldikleri yanlışlar, taşkınlıklar, aşırılıklar açısından farklı sıfatlarla nitelendiriyor. İsraf ...
    25/09/2024 09:00
    İsraf olayının kişisel boyutu olduğu gibi ahlâkî ve sosyal boyutu da vardır. İslâm, aşırıya kaçmayı, harcamalarda ve davranışlarda dengeyi kaçırmayı hoş görmemektedir. İsraf anlayışı; sapmaların, bozulmaların, haksızlıkların, fesadın  kaynaklarından biridir. Halbuki İslâm, maddî ve mânevî imkânları Allah’ın rızâsını kazanmaya ve...
    18/09/2024 09:00
    (Kur’an’da genel olarak beş anlamda kullanıldığını açılıyorduk) Beşincisi: Harcamalarda, yeme içmedeki aşırılık, yani tebzir manasında. İşte Türkçe’de savurganlık anlamında kullanılan “israf” budur. Eldeki malı, serveti, imkanları veya parayı gereksiz yere harcamak sınırı aşmaktır, aşırıya gitmektir. Kur’an şöyle diyor: “Ey Âdemoğulları!...