KUR’AN’IN ORTAK KELİMEYE DAVETİ Şüphesiz Kur’an’ın insanları eğitmedeki ve ikna edici delillerdeki güzelliği dikkat çekicidir. Mesela bir yerde önce Resulullah’ın diliyle İsa’nın (as) hayatındaki farklı aşamalarını anlatarak onun bir tanrı olmadığını, Allah’ın kulu ve bir elçisini olduğunu, onun da kavmini...
KELİMETÜ’L-FASL (HÜKÜM SÖZÜ) OLMASAYDI “Yoksa onların bir takım ortakları mı var ki, Allah’ın izin vermediği şeyleri, dinden kendilerine şeriat (tutulacak yol) kıldılar? Eğer kesin karar (kelimetü’l-fasl) olmasaydı, elbette aralarında hüküm hemen verilirdi. Gerçekten zalimler için acıklı bir azap vardır.” (Şûrâ...
DİNDE TEFRİKAYA DÜŞENLER HAKKINDAKİ KELİME (HÜKÜM) Öldükten sonra Allah’a kavuşacaklarına inanmayan inkârcılar Rasulüllah’a (sav) “ya bu kur’an’ı değiştir ya da başka bir Kur’an getir” dediler. Halbuki hiçbir elçi kendisine indirilen kitabı değiştiremez. Onlar ancak o kitaba uymakla mükelleftirler. Allah (cc)...
ERTLENSE BİLE ALLAH KELİMESİNİ (HÜKMÜNÜ) GERÇEKLEŞTİRİR Allah (st) önce Kur’ân’ın fesâhât ve belağâtına (üstün söz sanatına), lafzının ve anlamının pekiştirilmiş olduğuna, buna rağmen müşriklerin/kâfirlerin ona iman etmediğine işaret ettikten sonra onların inkârlarının yalnızca kör bir inat ve azgınlık yüzünden olduğuna...
ALLAH’IN KELİMESİ (HÜKMÜ) ZAMANI GELİNCE UYGULANIR Rabbimiz (st) Fussilet Sûresinde şöyle buyuruyor: “Andolsun biz Musa’ya Kitab’ı verdik, onda da ayrılığa düşüldü. Eğer Rabbinden bir söz/hüküm (kelime) geçmiş olmasaydı, aralarında derhal hükmedilirdi (işleri bitirilirdi). Onlar Kur’an hakkında derin bir şüphe içindedirler....
ALLAH’TAN BİR KELİME (HÜKÜM) GEÇMEMİŞ OLSAYDI Bazı âyetlerde ‘kelime’nin; ilâhi hüküm, karar, söz anlamında geçtiğini görüyoruz. Rabbimiz O bilinen Gün, hesap günü geldiği zaman kendisinin izin verdiğinden başkasının konuşamayacağını, dünyada yaptıklarının sonucu olarak bazılarının mutlu, bazılarının bedbaht olacağını beyan ediyor....
HAKKINDA AZAP HÜKMÜ (KELİMETÜ’L-AZAB) OLANI KURTARMAK “Sahte tanrılara (tağutlara) kulluk etmekten kaçınan, yüzünü ve özünü Allah’a çevirenlere müjdeler olsun! Söylenenleri dinleyip de en güzeline uyan kullarımı müjdele! İşte Allah’ın doğru yolu buldurduğu kimseler onlardır, asıl akıl iz‘an sahipleri de onlardır....
KUR’AN’DA AZAP KELİMESİ (KELİMETÜ’L-AZAB) Allah (cc) şöyle buyuruyor: “İnkâr edenler grup grup Cehenneme sevk edilirler. Cehennem’e vardıklarında oranın kapıları açılır ve Cehennem bekçileri (hazene) onlara şöyle derler: “Size içinizden, Rabbinizin âyetlerini size okuyan ve bu gününüze kavuşacağınıza dair sizi uyaran...
ÂLİ İMRAN 3/200’deki RÂBITA KELİMESİ – Giriş Birer cihad terimi olan “ribât, râbıta, murâbıt” sözlükte; bağlamak, düşmanla karşılaşmaya hazır olmak” mânasındaki ‘rabt’ kökünden türeyen ‘râbıta’; iki şeyi birbirine bağlayan ip, alâka, bağ, münasebet demektir. ‘Râbıta’ Kur’an’da bir âyette fiil olarak şöyle geçiyor:...
KUR’AN KELİMELERİNE İSABETSİZ MANA VERMEK Tipik bir örnek: Râbıta Kendisine yazık edilen kavramlardan biri de râbıta’dır. ‘Ribât, râbıta, murâbıt’ daha çok birer cihad terimidir. Bunlar hem dış düşmanlara, hem de iç düşmanlara karşı bir mücadeleyi ifade eder. Sözlükte; bağlamak, düşmanla...
KELİMELERE KEYFİ ANLAM VERİP GÖRÜŞLERİNİ KUR’AN’A ONAYLATMAK Birinci örnek: Zikir kelimesinin hadisleri de kapsadığı iddiası… Geçen sene (2025te) sosyal medyada bir muhterem –sanırım hadis inkârcılarına cevap olarak- şunu paylaştı (aynen alıyorum, imla hataları bana ait değil): “Sünnet (hadisi şerifler) de...
KUR’AN’DA HADİS KELİMESİ VE KAVRAM OLARAK HADİS Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Fakat zalimler kendilerine söylenenleri başka sözlerle (kavl ile) değiştirdiler. Bunun üzerine, yapmakta oldukları kötülükler sebebiyle zalimlerin üzerine gökten acı bir azap indirdik.” (Bekara 2/59. Bir benzeri: A’raf 7/161-162) Kur’an,...
KELİMELERİN YERİNİ DEĞİŞTİRMEK Kelimeler ile kastedilen asıl manayı bir tarafa bırakıp onları faklı bir amaç için, hiç ilgisi olmayan anlamda kullanmak… Ya da özellikle kavramlaşmış kelimeleri olduğu gibi anlamak yerine, delilsiz, işine geldiği gibi anlam vermek… Kelimeleri eğip bükmek. Yanlış...
ALLAH’IN KELİMELERİ GERÇEĞİ ORTAYA KOYAR Allah (st) bir âyette şöyle buyuruyor: “Yoksa onlar, (senin için) Allah’a karşı yalan uydurdu mu diyorlar? Allah dilerse senin kalbini de mühürler. Ve Allah bâtılı yok eder; sözleriyle (kelimâtihi) hakkı ortaya koyar. Şüphesiz O, kalplerde...
KUR’AN’DA HABÎS (MURDAR) NİTELEMESİ Kur’an’ın günah ve günahkârı anlatmak için kullandığı kelimelerden biri de ‘habîs’ kelimesi ve onun türevleridir. ‘Habîs’in karşıtı ‘tayyib’dir. Bu da temiz, arı, makbul, hoş demektir. İlâhi düzen sürekli bir şekilde pisle temizin ne olduğunu ortaya koyar....
KUR’AN’DA «HABÎS (KÖTÜ) BİR KELİME» «Habîs bir kelime-kelimetü’n-habîsetün» Kur’an’da güzel bir sözün (kelimetü’n-tayyibetün) deyiminin zıddı olarak bir âyette geçiyor. (İbrahim 14/26) – Habîs Ne Demektir Bunun aslı ‘ha-bu-se’ fiilidir. Bu da sözlükte; bir şeyin pis, bozuk, kötü, çirkin olması, bir...
ÂDEM (as) RABBİNDEN ALDIĞI KELİMELERLE TEVBE ETTİ Âdem’in (as) Cennetteki hatasından dolayı tevbe edebilmek için Rabbinden bazı kelimeler aldığını/öğrendiğini Kur’an beyan ediyor: ”Bu durum devam ederken Âdem, Rabbinden bir takım kelimeler (kelimât) aldı ve derhal tevbe etti. Çünkü Allah tevbeleri...
RABBİN SÖZÜ (KELİMESİ) TAMAMLANMIŞTIR Kelime bir mana ve maksatla söylenmiş sözdür. Bir kimsenin konuşmasına veya yazdıklarına “bu falancanın kelimesidir” denir. “Rabbinin sözü (kelimetü rabbike), doğruluk (sıdk) ve adalet bakımından tamamlanmıştır. O’nun sözlerini (kelimâtihi) değiştirecek kimse yoktur. O (her şeyi) işitendir,...
ALLAH’IN KELİMESİ, KELİMELERİ “Allah’ın kelimesi, kelimeleri” Kur’an’da bir kaç farklı forumda ve ilgili bağlamda anlamı tamamlayıcı ya da mesajı ifade edici şekilde geçiyor. – Allah’ın Kelimesi “Ey ehl-i kitap! Dininizde aşırı gitmeyin ve Allah hakkında, gerçekten başkasını söylemeyin. Meryem oğlu...
KUR’AN’DA “ALLAH’IN KELÂMI (SÖZÜ)” İFADESİ Rabbimiz şöyle buyurdu: “Ve eğer müşriklerden biri senden aman dilerse, Allah’ın kelâmını işitip dinleyinceye kadar ona aman ver, sonra (müslüman olmazsa) onu güven içinde bulunacağı bir yere ulaştır. İşte bu (müsamaha), onların câhil bir kavim...
RAMAZAN BAYRAMI HAK EDENLERE MÜBAREK OLSUN -Giriş Ramazan’ın kazandırdığı bayram, hem özelidir hem güzeldir. Bu bayram; oruçla elde edilen faziletleri hissetmenin, tatmanın, akrabalarla, diğer Müslümanlarla paylaşmanın günüdür. Bu kadar mı? Hayır, daha ötesi var… Resulullah (sav) şöyle dediği rivâyet edildi:...
GÜZEL BİR KELİME (KELİMETÜN TAYYİBETÜN) Allah (cc) şöyle buyuruyor: “Görmedin mi ki, Allah nasıl bir örnek vermiştir: Güzel bir söz (kelimetü’n tayyibe), güzel bir ağaç (şecerâtü’n-tayyibe) gibidir ki, onun kökü sâbit, dalı ise göktedir… “(O ağaç), Rabbinin izniyle her zaman...
KUR’AN’DA ALLAH’IN KELÂM SIFATI -Kelâm Kavramı ve Allah’ın Konuşması ‘Kelâm’ın, yaralama, etki bırakma anlamındaki ‘keleme/kelm’ kökünden geldiğini hatırlayalım. Sözlükte ‘kelâm’; kulakla algılanan ve etkisi olan, ya da konuşma, söz söyleme, sözlü etkiyi algılama demektir. Kelâm kelimelerden meydana gelir. Kelime ise...
KUR’AN’DA “TAKVA KELİMESİ” Allah (cc) şöyle buyuruyor: “Hani o küfretmekte olanlar, kendi kalplerine ‘öfkeli gayretini (hamiyyetini), (ama) öfkeli câhiliyye hamiyyetini koydukları zaman, hemen Allah Elçisinin ve mü’minlerin üzerine (kalbi sakinleştiren) güven ve yatışma duygusunu indirdi ve onları ‘TAKVA KELİMESİ’ üzerinde...
KUR’AN’DA LAFIZ veya DEYİM OLARAK KELİME Kelime kavramı Kur’an’da birleşik veya deyim olarak farklı anlamda kullanılmaktadır. Mesela; 1- “Kelimetullah-Allah’ın kelimesi” şeklinde gelen terkibin Tevhid Kelimesi anlamında kullanıldığı görüşü var. “Ve Allah’ın sözü (Tevhid kelimesi) işte asıl üstün olan odur.”...
KUR’AN’DA KELİME KAVRAMI Kelimenin Kökü Kelime, ‘ke-le-me’ fiil kökünden gelmektedir. Bu da birini yaralamak, tesir etmek manasındadır. Arapça’da “kelemtuhû-onu izi, eseri belli bir şekilde yaraladım” denir. Aynı kökten gelen ‘el-kelmü’, duyulan, algılanan etkidir. Bu etkilenme ya duyularla olur ya...
DUA ÂDÂBI ve DUA HAKKINDA BİR KAÇ ÂYET ve HADİS -Dua Âdâbı Dua iki boyutludur: Fiilî dua ve kavlî dua. Birincisi tevekkülle beraber daha makbuldur. Yine birincisi olmadan ikincisi caizdir ama eksiktir… Mü’min, dua etmeden önce duaya hazırlanır. Yani o...
DUANIN GÜCÜ VAR MIDIR? İlk insandan günümüze kadar bütün insanların hayatında ibadet ve dua olayı gündemdedir. İnsan hak veya bâtıl mutlaka bir dine inanır. Zira insanın fıtratı böyle yaratılmıştır. Mü’minler Allah’a, inkârcılar ve müşrikler ise ilâh (tanrı) diye inandığı bir...
DUANIN MAHİYETİ veya KİMLİĞİ 1-Dua etmek imandır, yani imanın gereğidir. Zira dua ederek mü’min Allah’ın Rabliğini ve duanın kabul melcei olduğunun bilincindedir. 2-Dua kulun Allah’a bir bağlılığı, bir teslimiyetidir. Dua sözden ibaret değildir; akidedir, tercihtir ve eylemdir. Dua bilinci mü’minin...
DUA MI DAVET Mİ? -Dua Nedir? ‘Davet’ ve ‘dua’ kelimelerinin aslı ‘de-a-ve’ fiilidir. Bu da sözlükte; çağırmak, öncelik tanımak, seslenmek, nidâ etmek, dua ya da beddua etmek, yakarmak, yardım isteğinde bulunmak, adlandırmak, sığınmak ve ilgi kurmak gibi anlamlara gelir. ‘Dua’;...
ŞÂHİT VE BEYYİNE ANLAMIYLA BASİRET Şâhit Anlamında Basiret “O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur. O gün insana, ileri götürdüğü ve geri bıraktığı ne varsa bildirilir. Bilakis insan, kendi kendinin besâir’idir (şâhididir).” (Kıyâme 75/12-14) Buradaki ‘besâir’, meallerde Türkçe’ye genelde...
KUR’AN’DA GÖRME ve ZİYÂ ANLAMIYLA BASİRET Her türlü manevi faaliyetin merkezi kalptir. Kalbin de dışarıya açılan iki penceresi vardır. Bu pencerenin biri; duymak (semi’) diğeri ise; görmek’tir (basar/basîrettir). Duymak kulağın, görmek gözün gücüdür. Kur’an’da her iki fiil de bu anlamıyla...
GİDEN SENELER ve GELEN SENELER Gece ile gündüz peş peşe geliyor, hafta oluyor, ay oluyor, yıl oluyor. Sistem mükemmel bir şekilde ilerliyor. Hiç aksamadan, hiç yavaşlamadan… Aynı ahenkle, aynı kararlılıkla… Sistemi kuran İrade böyle murad etti, böyle planladı, böyle yaptı…...
KAVRAM OLARAK BASİRET -Basîret ne demektir? ‘Basîret’, sözlük anlamı yönünden, görebilme, doğru ve ölçülü görme, kavrama ve anlamadır. Kavram olarak; duyular üstü bir görmedir. Bu bir anlamda kalbin görmesi ya da kalbin bir şeyi idrak edip anlamasıdır. Baştaki göz, fizik...
KUR’AN’DA BASİRET SAHİPLERİ (ULU’L-EBSÂR) Akıl görme ve işitme anlamına gelen ‘basar’ ve ‘sem’’ ile hasıl olan bir keyfiyet olarak zikredilir. Ama ‘basar’ ve ‘sem’’, sadece kafadaki gözle ve kulakla görmek ve işitmek değildir. Görüp işittiklerini önyargısız düşünmek ve anlamak demektir....
Kur’an’da aklın açık bir tanımı yok. Ama ilgili âyetlere bakılırsa onun işlevsel olduğu anlaşılır. Zaten onun fiil olarak kullanılması da işlevsel olduğunu gösterir. Onun işlevi ile ilgili bir kaç örnek: Akıl duyu organları aracılığı ile kendisine ulaşan bilgileri değerlendirir. Buna...
AKL-I SELİMİN BİR BENZERİ: ULU’L-ELBÂB ‘Elbâb’, ‘lübb’in çoğuludur. ‘Lübb’; sözlükte her şeyin katışıksız özü, cevheri ve hakikatidir. Allah (cc), ancak günah kirlerinden arınmış akılların idrak edebileceği hükümleri ‘ulu’l-elbâb’ ile ilişkilendirmiştir. (Bekara 2/269) Bunun aslı ‘lebbe’ fiilidir. Bu da hem...
SELÎM İLE NİTELENEN ÜÇ DİNAMİK DUYGU Selim nitelemesiyle gelen üç önemli kavram var: Kalb-i selîm, zevk-i selîm ve akl-ı selîm Bu üç önemli dinamik hem şahsiyetin oluşmasına katkı sağlar, hem de kişiliği korumada birer imkandırlar. Müslümanların akl-i selîme, sonra kalb-i...
Kur’an’ın üzerinde durduğu en önemli iki konu iman ve sâlih ameldir. Bu demektir ki imanın gereği ibadet, yani sâlih amel işlemektir. Bu da insanı Rabbine yaklaştıracak, O’nun sevgisini ve rızasını, dünya imtihanını kazandıracak en önemli imkandır. Amel nedir? ‘Amel’ sözlükte,...
KORKU GERÇEĞİ ve HAŞYET – Haşyet nedir? İnsan idrakinin ötesinde olan Allah’tan tazimle/saygıyla korkma Kur’an’da ‘haşyet’ kelimesiyle anlatılıyor. Haşyet’in kök fiili (haşiye) sözlükte, korkulan şeyi bilerek saygı ile birlikte, içi titreyerek korkma demektir. (el-Isfehâní, R. el-Müfredât, s: 213. İbni Manzur,...
‘Rehbet’ kelimesinin aslı ‘ra-he-be’ fiilidir. Bu da korkmak, ürkmek, ürpermek, çekinmek, sakınmak demektir. (İbni Manzur, Lisânu’l-Arab, 6/240) “Rehbet, ruhb ve rehb” masdarı; acı ve ızdırap duyup büyük bir korkuyla çekinmek demektir. Bu; korku, hüzün ve kaygının birleşimidir. Yani bir şeyin...
Kur’an muhataplarını ikna etmek üzere çeşitli metodlar kullanır. Hakikatin kabul edilmesi için insanın yapısına, psikolojizine hitap eder. Onun anlayışını harekete geçirmek ister. Unun üslûb bazen bazen özendirme ve korkutma, bazen ödül va’detme veya cezayı söz verme (va’îd) şeklinde olur. Bazen...
Ya Kur’an’da RABITA… ‘Ribât’ kelimesiyle aynı fiilden gelen ‘râbıta’; bağ, bağlantı, bağlamak, düşmanla karşılaşmaya hazır olmak gibi manalara gelir. Bunun masdarı ‘ribât’ın kavram olarak; “düşman saldırılarını önlemek için sınır boylarında nöbet tutmak, düşmanın geleceği yeri bekleyip korumak, ya da düşmana...
Hatırlayalım: Ribât masdarı kavram olarak; “düşman saldırılarını önlemek için sınır boylarında nöbet tutmak, düşmanın geleceği yeri bekleyip korumak, ya da düşmana karşı uyanık ve cesur olmak, Allah yolunda yoğun çaba (cihad) için hazır olmaktır. ‘Ribât’ ayrıca, bir işe sarılıp devam...
Kur’an şöyle diyor: “Ve böylece sizin dengeli ve ölçülü (vasat) bir toplum olmanızı istedik…” (Bekara 2/143) “Vasat ümmet” önemli bir Kur’an kavramıdır. Bu da; sâlih amel sahibi, aşırılık ve sapkınlıktan uzak, dosdoğru, adâletli, ölçülü, mu’tedil ve dengeli tutum ve davranış...
Dünya hayatı müslüman için zindan mıdır? Hadis olarak aktarılan bir söze bakalım önce: “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya, yarın ölecekmiş gibi âhirete çalış.” (Kaynağını bulamadım) Böyle anladığımız zaman, dünya hayatının âhiretten önce geldiğini benimsemiş, dünyayı âhirete tercih etmiş oluruz. Halbuki bunun;...
-Sözlükte dünya ‘Dünya’ kelimesi, bizzat ve hükmen yaklaşmak, zaman ve yer açısından yakına gelmek, aşağı çekmek anlamına gelen ‘deneve’ fiil kökünden türemiştir. (Fu’lâ vezninde, kübrâ gibi) ‘dünya’ sözü ‘ednâ’ kipinin dişil (müennes) şeklidir. ‘Ednâ’; daha yakın, daha küçük, daha uygun,...
1-Gıybet etmek Allah (cc) müslümanlara şöyle emrediyor: “… Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.” (Hucurât 49/12) Rasûlüllah (sav) gıybeti;...
İnsanlar birbirleri hakkında karar verirken dikkatli olmak zorundadırlar. Elde kesin bilgi, belge, haber ve şâhit olmadan birisi hakkında verilecek hüküm, karar, fetva yanlış olabilir. Bu da vebâldir ve zararlıdır. Bu konuda müslümanların daha titiz olması beklenir. Zira müslümanlar Allah’tan gelen...
1-Müslümanları kardeş bilmek Kur’an müslümanları kardeş ilan ediyor. (Bkz: Hucurât 49/10) Buna göre dünayanın neresinde yaşarsa yaşasın, hangi ülkenin vatandaşı veya hangi etnik kökenden (ırktan) olursa olsun; Kur’an’a göre bütün müslümanlar birbirlerinin dinde kardeşidir. Bundan dolayı birbirlerine karşı sorumlulukları vardır....
1-Empati yapmak Empati, karşındakini anlamak, başkasıyla sağlam bir iletişim kurmak için kendini onun yerine koymak, onun duygularıyla düşünmeyi deneyip onu kendi içinde bulunduğu duruma göre değerlendirmektir. Ya da bir süre karşındakinin yerine geçmek, olayları onun bakışıyla değerlendirebilmektir. Karşıdakinin penceresinden baköayı...
Sözlükte imam “kendisine uyulan kimse” demek olduğuna göre bir toplumun veya cemaatin başında bulunan ve onları yöneten, yönlendiren, bir açıdan da önek olan kişiler imam diye isimlendirilir. İnsanların kendilerine uyup, ilimlerinden ve ictihadlarından faydalandıkları büyük âlimlere de ‘imam’ denmiştir. Çünkü...
‘İmam’ kelimesi Kur’an’da yedi âyette tekil, beş âyette de çoğul (eimme şeklinde) olmak üzere 12 yerde ve bir kaç anlamda geçmektedir. -İmam-ı mübîn (apaçık imam) İki âyette geçmektedir. Yani apaçık bir önder, yol gösterici, birleştirici, önde olandır. “Şüphesiz biz, ölüleri...
Tâhâ Sûresi genellikle Musa’dan (as), davetin ve İsrailoğulları ile ilgili olayları anlatır. Daha ilk âyetten itibaren Musa’nın elçi olarak seçilmesinden, kendisine verilen âyetlerden (mu’cizelerden) ve elçilik görevinin ne olduğundan, kardeşi Harun ile birlikte Firavun’u ve adamlarını Hakka davetten, bu davette...
Zekeriyyâ aleyhisselâm İsrâiloğulları’na gönderilmiş son peygamberlerden biri ve Hz. Yahyâ’nın babasıdır. Allah (cc) Zekeriyya’yı (as) seçkin nebiler/rasûller arasında sayıyor: “Ona (İbrahim’e) İshak’ı, Yakub’u bağışladık, her birini doğru yola eriştirdik. Daha önce Nûh’u ve soyundan Davûd’u, Süleyman’ı, Eyyûb’u, Yûsuf’u, Musa’yı ve...
Allah (cc) Nûh’u (as) kavmine (rasûl olarak) gönderdi. O kavmine; “Allah’a ibadet edin. Çünkü sizin O’ndan başka tanrınız yoktur” dedi. Belli ki kavmi kendi uydurdukları birden fazla tanrıya tapıyordu. Kavminin ileri gelenleri, Allah’tan görevli gelen bu elçiyi dinleme ve hak...
Kur’an’da bağışlama ile ilgili üç kavram var. Bunlar: Afv, safh ve ğafr. Bunların üçü de insan hakkında kullanıldığı gibi, ‘afv ve ğafr’ daha çok Allah’ın O’nun bağışlaması hakkında geçmektedir. Bunlar Kur’an’da bir âyette birlikte, üç âyette afv ve safh beraber,...
-Allah (cc) çok merhametlidir Kur’an Allah’ın merhametini altı kelime ile anlattığını hatırlayalım. Bunlar: er-Rahman, er-Rahîm, er-Raûf, Zü’r-rahme, Erhamu’r-râhimîn ve Hayru’r-râhimîn… Bir önceki yazıda ‘erhamu’r-râhimîn’i Kur’an açısından incelemiştik. Bu yazıda da diğerlerini kısaca anlatmaya çalışalım. -er-Rahmân; ‘ra-hi-me’ fiil kökünden gelen ‘er-Rahmân’;...
-Rahmet-merhamet ‘Merhamet’; ‘rahime-rahmet’ kökünden gelir. Bu da; merhameti hak etmiş birine ihsanda (iyilikte) bulunma konusundaki acıma, şefkat ve sevgi gösterme, koruma, yardım etme, affetme gibi anlamlara gelir. ‘Rahmet’; merhamet edilene ihsan, bağış ve lütûf gerektiren bir kalp yumuşaklığı (müşfiklik) ve...
Allah’ın (st) hükmedenlerin en hayırlısı olduğu bir âyette de ‘fâsıl-fasleden’ kelimesiyle haber veriliyor. -Yevmu’l-fasl ‘fesale’ fiilinden gelen ‘fasl’; iki şey arasındaki mesafe olduğu gibi aynı zamanda kesin hüküm manasına da gelir. “Yoksa onların bir takım ortakları mı var ki, Allah’ın...