Makale

MUTLULUK HUZUR VE KADER: HAYATI ANLAMLI KILAN ÜÇ KAVRAM

MUTLULUK HUZUR VE KADER: HAYATI ANLAMLI KILAN ÜÇ KAVRAM

Çoğu insan, hayatı boyunca mutluluğun peşinden koşar; fakat aradığı şeyin aslında mutluluk değil, huzur olduğunu fark etmez. Çünkü mutluluk çoğu kere elde edilen bir başarıya, güzel bir habere veya arzu edilen bir nimete kavuşmaya bağlı olarak ortaya çıkan bir duygudur.

Huzur ise insanın iç dünyasında kurduğu derin bir dengeyi ve kalbî sükûneti ifade eder. Bu yüzden insan, bazen çok mutlu olduğu anlarda bile huzuru bulamayabilir; buna karşılık büyük sıkıntılar içinde yaşasa da iç dünyasında derin bir huzur da taşıyabilir. Ancak her mutluluk, süreklilik arz etmez, çoğu kere geçici bir duygu olarak yaşanır. Nitekim insan bir hedefe ulaştığında sevinir, ama zaman geçtikçe bu duygusu azalır ve yerini yeni arayışlara bırakır. Zira bu duygu, genellikle insanın dış dünyası ile ilgilidir, bu nedenle sadece mutluluğun peşinden koşan insan, çoğu zaman iç dünyasında kalıcı bir tatmine ve huzura kavuşamaz.

Bu konuda Kur’an’ın da insanlara bazı mesajlar verdiği ve tavsiyelerde bulunduğu bilinmektedir. Ancak Kur’an’ın, verdiği bu mesajlarda Türkçede kullanılan mutluluk ve huzur kavramlarının, yaklaşık anlamlarını ifade eden kelimelerle ifade edildiği görülür. Nitekim itminan, sekine, inşirah ve felah sözcükleri, huzuru anlatan kavramlardır. Zira itminan, kalbin tatmin olması ve derin bir huzura kavuşması; sekine, Allah’ın müminlerin kalplerini sükûnete erdirmesi ve onları huzursuz eden olumsuz duygularından arındırması; inşirah, göğsün genişletilmesi ve felah ise kurtuluşa ermek anlamlarına gelmektedir.

Nitekim Kur’an’ın “Biliniz ki kalpler, ancak Allah’ı anmakla mutmain olur.[1]Müminlerin kalplerine huzur ve güven indiren O’dur.” [2]Allah kimi doğru yola iletmek isterse onun göğsünü İslam’a açar.”[3] ve “Müminler, ancak felaha/ kurtuluşa ermişlerdir[4] ayetleri, huzuru açıklayan ayetlerdir. Çünkü huzur, sessizliği ve derinliği ifade eder ve insanın iç dengesiyle doğrudan ilgilidir. Huzur sanki durgun ve sakin bir denize, mutluluk ise zaman zaman yükselen ve kabaran dalgalara benzer.

Bu ayetler, bize huzurun maddî imkânlardan veya dünyevî başarılardan değil, manevî yönelişten kaynaklandığını anlatır. Zira insan sadece bedenden ibaret değildir, ayrıca onun bir de hakikati arayan ruhu vardır.  O ruh mutmain olmadıkça, insanın sahip olduğu maddî imkânlar ona mutluluk verse de huzur vermemektedir. İnsan; huzuru, ancak kalbi, vicdanı ve ruhu tatmin olduğunda hisseder. Bu tatminin, aynı zamanda kader anlayışıyla da bir ilişkisi bulunmaktadır. Zira insanın hayatı, düz bir çizgide gitmez, inişli çıkışlı bir seyir takip eder, ya da   mevsimler gibidir, yazı, kışı ve baharı vardır.  Bu nedenle karşılaştığı olayları, olguları insan, nasıl anlıyor, anlamlandırıyor ve yorumluyorsa, ruh dünyasını da ona göre şekillendiriyor. Hayatının baharı ve yazı onu mutlu ederken, kışı da mutlu etmeyebiliyor. Bu nedenle kader inancı, insanın sıkıntılı anlarında onun yardımına koşan ve ona huzur veren bir anlam içeriğine de sahip bulunuyor.

Kader, insanın kâinatta cari düzenin, insan fıtratının ve meydana gelen sosyal olayların ilâhî bir hikmet ve düzen içinde gerçekleştiğine inanmasını ifade eder. Bu inancın da insanın karşılaştığı zorluklar karşısında daha sabırlı ve daha dengeli olmasına yardımcı olur. Nitekim bu gerçek, Kur’an’da şöyle ifade edilir: “Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde meydana gelen hiçbir musibet yoktur ki Biz onu yaratmadan önce o, bir kitapta/Levh-i Mahfûz’da yazılmış/kayıtlı olmasın. Muhakkak ki bu Allah’a göre kolaydır.” [5]

Bu ayet, bütün olayların hangi şartlarda meydana geleceğinin Levh-i Mahfûz’da yani Cenab-ı Hakk’ın ilminde kayıtlı olduğunu açıklamaktadır. Bunlar, Allah tarafından konulmuş yasalardır. Zira bu ayet bize Allah’ın, daha varlık alemini yaratmadan önce evrensel yasalarını koyduğu bilgisini vermekte; hiçbir işin tesadüfe, şansa ve kör talihe bırakılmadığını açıklamaktadır. Şartlar oluştuğunda yasalarla belirlenen olaylar meydana gelmekte, oluşmamışsa meydana gelmemektedir. Bu da insanların başına gelen olumlu veya olumsuz olayların, ancak şartların oluşmasıyla meydana geldiğini göstermektedir. Bu şartların oluşmasına da bazen insanların tutum ve davranışları sebep olmaktadır.  Nitekim “Karada ve denizde bozulmanın ortaya çıkması, insanların elleriyle yaptıkları yüzündendir. Bunun sonucu olarak, (Allah bu işten) geri dönsünler diye, yaptıklarının bir kısmını kendilerine tattırır.[6] ayeti ile “Muhakkak ki, bir toplum kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez.[7]   ayeti bu gerçeği açıklamaktadır.

Dolayısıyla bu ayetler, insandan Allah’ın kendisine verdiği aklı, iradeyi ve yeteneklerini bütün gücüyle kullanmasını, yapılması gerekenleri eksiksiz yerine getirmesini istemektedir.  Bu nedenle insanın yapması gerekenleri yapmadan “Ne yapayım, kaderim böyleymiş” diyerek sorumluluktan kaçması, kader değildir. Kader, insanın ne yapması gerekiyorsa onları, elinden geldiği ölçüde yaptıktan sonra elde ettiği veya kendi iradesi dışında gelişen sebeplerden dolayı karşılaştığı sonuçtur. Ancak böyle bir durumda “Kadere iman eden kederden emin olur” sözünün de bir anlamı olur.

İnsana huzur veren üç temel unsur vardır, bunlar da iman, salih amel ve ahiret bilincidir. İman insanın varoluşuna anlam kazandırırken, salih amel hayatı ahlâkî bir zemine oturtur; ahiret bilinci ise insanın umut ufkunu genişletir. Böylece insan sadece geçici dünya mutluluğuna değil, kalıcı bir saadete yönelir. Bu nedenle mutluluk, huzur ve kader birbirini tamamlayan üç önemli kavramdır. Mutluluk hayatın sevinçlerini, huzur kalbin sükûnetini, kader ise hayatın arkasındaki hikmeti ifade eder. Mutluluk, insanın yüzünü güldürür; huzur kalbini dinlendirir, kader ise yaşanılan her şeyin anlamına ve hikmetine işaret eder.  Öyle sanıyorum ki şu benzetme, kaderin ne olduğunu bize daha iyi anlatacaktır: “Sular yükselince balıklar karıncaları yer, sular çekilince karıncalar da balıkları yer. Kimin kimi yiyeceğine suyun akışı karar verir.” Bu nedenle kader, insanın olayları ve hayatı anlamlı bir bakış açısıyla değerlendirmesinde gizlidir.

Nitekim insan, kader inancına sahip olduğunda iki aşırı uçtan kurtulur ve ondan uzak durmaya çalışır.  Bunlardan birisi insanın, “Benim hiç müdahalem yok, Allah yaptı, planladı veya kader öyleymiş, bu benim alın yazım” düşüncesine sahip oluşudur. Diğeri ise “Ben istediğimi yaparım, hürüm, serbestim, hiç kimse, hiçbir güç, benim istediğim şeyi değiştirme yetkisine sahip değildir” şeklindeki bir yaklaşımdır.

Kader, bu iki uç fikre karşı dengeyi sağlayan bir inancı ifade eder.  Zira bu dengenin içinde kader inancının insana verdiği bir huzur vardır. Bu huzur da insanın yapması gereken şeyleri elinden geldiği ve gücünün yettiği ölçüde yaptığına inanması ve bu nedenle de vicdanının rahat olması hâlidir. Bu sebeple gerçek huzur, geçici dünya nimetlerinde değil; iman, ahlâk ve içsel denge üzerine kurduğu anlamlı bir hayatın içinde saklıdır.

Dipnotlar

[1] Ra’d, 13/28.

[2] Fetih, 48/4.

[3] En‘âm, 6/125.

[4] Mü’minûn, 23/1.

[5] Hadîd, 57/22.

[6] Rûm, 30/41.

[7] Ra’d, 13/11.

Prof. Dr. Celal Kırca

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

View Comments

  • Elimizden geleni yaparız; başarırsak mutlu ve huzurlu oluruz; başaramazsak kaderdir, yine huzurlu oluruz. İmanın güzelliği:))

  • Güncel ,akıcı içerisindeki evrensel mesajlar Ben taaaaaa Mazime Gölköy İHL yıllarına Celal Hocam ve diğer öğretmenlerime tabi ki Okulumuzun Zemin katında bulunan 1/C sınıfımdaki O temiz kalpli arkadaşlarıma ve Fabrika ayarlarıma götürdü. Celal hocam Müstefid oldum yüce Rabbim razı olsun Sizi aşk ve iştiyakla izlemeye devam edeceğim iyi ki varsınız Selam ve Dua ile.

  • İnsan acıkınca yemek ihtiyacı duyar. Bu acıkma uzayınca mide de bedende sıkıntılar oluşur. Yemek yenince açlık hissi geder rahatlar. Aynen öyle de insanda mide gibi kalp ruh denilen bir varlık vardır. O acıkınca insan huzursuzluk duyar tatminsizlik onu yorar..insan bu hislerden kurtulmak için içki kumar hatta yasaklı maddelere koşar onu çepeçevre kuşatan bu tatminsizlik duygusu insanı rahat bırakmaz. Hep maddi şeylerden medet umar. Oysa Allah kalpler Allah ı anmakla mutmain olur tatmin olur diyor.
    İnsan tatminsizlik içinde bocalarken aradığı çare susuzluğunu deniz suyu ile gidermeye benzer. İçtikçe harareti artar.Allahı anmak bunun biricik çaresidir. O ndan yardım dilemek Ona sığınmak.
    Etramizda görüyoruz maddeten en lüks seviye ye gelmiş..hiç bir ihtiyacı yok ama mutsuz insanlar var.onlar bedeni ihtiyaçlarını karşılamış ama ruhlarını aç bırakmışlardir..Bu açlık onlara zamanla bir çok ruhsal problemler hastalıklar bırakır.zengin ama huzurlu değil kalp boş ve tatminsiz çünkü..
    İstediklerine kavuşmuş mutlu ama huzursuz. İnsan başına gelen musibet ve sıkıntılara karşı gerekli tedbiri alır mücadele eder esbaba tevessül eder netice de istediği olmazsa bu rabbimin taktiridir. Elimden geleni yaptım. Demekki bu benim kaderim der rahatlar. Bilir ki olan da hayır vardır.
    Diğer taraftan inançsız kişi uğraşır dediniz isteği olmazsa bunu kabullenemez hayatı kendine ve çevresine zehir eder..hatta canına bile kıyar.efendimizin o güzel sözü en büyük tesellidir.kader varsa keder yoktur.
    Bu güzel yazı için hocamıza teşekkür ediyorum hürmetlerimi arz ediyorum.
    ....

  • Kader insanın var oluş sebebine bağlı olarak,donanımıyla bilinen yolda yürüyüp yürüyüp yürümemesine bağlı olan kendi iradesinin kıblesidir.

    Şöyle bir yorum getirmişliğimde vardır.
    "Zaman bir umman
    Ömrüm bir damla
    Tâ beşikten mezara
    Dünyam bir gemim
    Kaptanım donanımım
    Düsturum Kur'an'dır
    Kılavuzum peygamberim
    İrademi dümen eyler
    Kırarım Hak'tan yana
    Rotam Dâru'sSelam
    Bir menzilim var benim
    Menzilime giderim
    İşte benim kaderim."

    Teşekkür ederim hocam.
    Her makaleniz zengin içerikli,doğru bir rota çiziyor.Bize opjektif bir ufuk açıyor.
    Allahrazı olsun.
    Sağlık ve afiyetler dilerim.

    Dünyam bir gemim

  • Değerli hocam,
    Mutluluk, huzur, saadet be ilahi takdir üzerine geliştirdiğiniz makaleniz tatmin edici bir hedefe ulaşmış, kaleminize ve zihninize sağlık…İnsan zorluklar içerisinde bir ömür geçiriyor.Mutluluğu maddi refahda arıyor.İmkanlara kavuşursa huzura da kavuşacağına inanıyor.Maddenin her şey olmadığını zamanla anlıyor.Kader konusunu çok güzel açıklamışsınız.Eskiler para ile saadet olmaz demişler.Günümüz insanı parasız saadet olmuyor diyor.Orta yol; ihtiyacı kadarına sahip olup, fazlasını ihtiyaç sahipleriyle paylaşmaktan geçiyor. Maddeye sahip olması mutlu ederken,gerçek huzuru paylaşmakta buluyor.Parasızlık insanı huzursuz ediyor.İhtiyacı kadarına sahip olmak mutlu kılıyor.O halde insanımızı mutlu ve huzurlu kılmak için adil paylaşım zarureti ortaya çıkıyor.Dünyamızdaki kavgalar adil paylaşımın olmamasından kaynaklanıyor.Huzursuz insanların yaşadığı toplumlarda da mutlu olmak mümkün olmuyor.Allah rızası, insanımıza eşit paylaşımı sağlamaktan geçiyor.Kendi mutluluğumuz ve huzurumuz için gerekli…İlahi takdir ve kader açıkladığınız gibi buna uygun…Selam ve saygılarımla…

  • Selamlar değerli hocam, mutluluk hep uzaklarda aranır oysa o insanın yanındadır, Kader ve kadar Türkçe karşılığı sanki birbirini diğerine hatırlatır gibi, Kaderi ne kadar tarif etsekte, anladığımız ya da sezdiğimiz kadarıyla bir hali tariflendirmiş oluyoruz, Şimdiki zamanda bu mevzu bana yapay zekayı hatırlattı, bir nevi kader programı gibi ya da fıtrat kodu olarak iyi ve kötü ne varsa kodlarla yüklenmiş tabi biri makina biri ruhla bağlantılı,insan gibi iyi hasletlerin kararı ve tercihi veya kötülüklerin tercihi yapaydan ne alacak isek onu talep etme gibi benzetme yaptığımızda onu bize vermektedir, Affınıza sığınarak, belki eski bir fıkra ,Temel bir cümle söylemiş biligisayara ve bilgisayarın bütün devrelerini yakmış misali ne bir rüzgarın önündeki yaprak misali ne de tamamen her şeye insanın karar verdiği bir durum hali değil, Rabbimizin arada bir insanların tercih ve niyetlerine göre, kulunun lehine yine de görünür görünmez müdahalesi gibi de düşünülebilir gibi. Fakat öbür türlü kader mahkumu kader kurbanı gibi ifadelere katılmasam bile, böyle bir inanç yine de insana moral ve direnme gücü verebiliyor. Değerli hocam biraz laf kalabalığı yaptım hoşgörünüze sığınarak, Elinize kaleminize sağlık aydınlatıcı sade ve hoş bir uslubla anlattınız. Rabbim ilminize ömrünüze kaleminize sağlık bereket versin. Bayramınız mübarek olsun, Müslümanların bayramları yıllardır hep buruk geçiyor, bu da Müslümanların kaderi diyorum, Çünkü ''...başınıza gelen yaptığınız ettiğiniz şeylerden...''Misali kendini değiştirmeyeni rabbim değiştirmiyor, Saygılar.

  • Kıymetli Hocam yazınızı okurken huzur duydugumu fark ettim.
    İman , salih amel ve ahiret inancı huzur temin eden üç esaslı unsur. Mutluluk bir nimet ve başarının ardından gelen duygu.Kader,ölçü takdir düzen kavramlarıyla ilişkili.
    “Kadere iman eden kederden emin olur.” Ne güzel bir hatırlatma.
    teşekkürler Hocam, hürmetler…

Recent Posts

  • Genel

Trabzonspor 59 Yaşında! Coşkulu Kutlama

Trabzonspor 59 yaşında hakkında son gelişmeler. Trabzonspor, 59. yaşını coşkuyla kutladı. Kentteki kutlamalar, taraftarların yoğun…

52 dakika ago
  • Genel

Ertuğrul Özköke Cumhurbaşkanına Hakaretten Soruşturma

Ertuğrul Özköke cumhurbaşkanına hakaretten soruşturma hakkında son gelişmeler. Ertuğrul Özköke hakkında cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla soruşturma…

53 dakika ago
  • Genel

Yunanistanda İki Yangın Söndürme Helikopteri Çarpıştı

Yunanistanda iki yangın söndürme helikopteri çarpıştı. Olay sonucunda can kaybı ve yaralanmalar yaşandı.

1 saat ago
  • Genel

Galatasaray 3-3 Rennes (Hazırlık maçı) – Hürriyet

Galatasaray 3-3 Rennes (Hazırlık maçı) hakkında son gelişmeler. Galatasaray 3-3 Rennes maçında heyecan dolu anlar…

3 saat ago
  • Genel

Galatasaray – Rennes maçı canlı izle | GS RENNES maçı şifresiz

Galatasaray - Rennes maçı canlı izlemek için doğru yerdesiniz. GS RENNES hazırlık maçı şifresiz yayın…

3 saat ago
  • Genel

İmamoğlundan AKP’ye Geçen Belediye Başkanlarına Tepki

İmamoğlundan AKP'ye geçen belediye başkanlarına tepki hakkında son gelişmeler. İmamoğlu, AKP'ye geçen belediye başkanlarına sert…

3 saat ago