SON PİŞMANLIK: “AH! KEŞKE…” İnsan, düşünme, değerlendirme ve karar verme yetisine sahip bir varlıktır. Bu özelliği sayesinde doğru ile yanlışı ayırt edebilmekte ve yaptığı tercihlerle hayatına yön verebilmektedir. Ne var ki insan, zaman zaman tercihlerinde hata yapabilmekte; kimi zaman farkında...
İMAMLIK NEDİR, NE DEĞİLDİR? Prof. Dr. Celal Kırca Bir gönül dostum, sohbet esnasında, çok yakından tanıdığı bir yerleşim yerinin yöneticisine, mezun olduğu okulu da dikkate alarak, imamı bulunmayan bir camide, imam tayin edilinceye kadar dilerse imamlık yapabileceğini söylemiş. Ne...
İNSANLARI DAMGALAMAK: ÖNYARGI VE ETİKETLEME İnsanları tanımanın en kolay, fakat en yanlış yollarından biri, onları bir etiketin içine hapsetmektir. Çünkü bir insanı anlamaya çalışmak emek ister, ona bir sıfat yakıştırmak ise çok daha kolaydır. Bu sebeple toplumlarda zaman zaman insanlar,...
İLAHİYATÇILAR GEÇMİŞTEN BUGÜNE GELEBİLİYOR MU? Prof. Dr. Celal Kırca Üniversitelerin iki temel misyonundan biri bilgi üretmek, diğeri de üretilen bilgileri yaymaktır. Nitekim üniversitelerde görev yapan öğretim üyelerinin temel görevleri arasında ders vermek, araştırma yapmak, öğrenci yetiştirmek, kitap ve makale yazmak...
GELENEKSEL VE MODERN DİNDARLIK: SORUNLAR VE ARAYIŞLAR Geleneksel ve modern dindarlık, günümüzün din anlayışında öne çıkan iki önemli yaklaşımı ifade etmektedir. Daha açık bir ifadeyle geleneksel dindarlık anlayışının, dinî mirasın ve geleneğin korunmasına ve aktarılmasına ağırlık verdiği; buna karşılık modern...
REAKSİYONER DİNDARLIKTAN İNŞA EDİCİ DİNDARLIĞA Dindarlık, genel anlamıyla insanın inandığı dinin inanç, ibadet, ahlâk ve hayat ilkelerini benimsemesi ve bunları hayatına yansıtmasıdır. Başka bir ifadeyle dindarlık, yalnızca bir dine inanmakla sınırlı olmayıp o dinin iman, ahlâk, ibadet ve hukuk ilkelerinin...
KUR’AN VE SÜNNETE GÖRE İMAN-AHLAK İLİŞKİSİ Kur’an ve sünnet-hadis ilişkisini dikkate almadan Kur’an’ın verdiği mesajları anlama ile bu ilişkiyi dikkate alarak anlama arasında önemli bir farkın olduğu görülüyor. Zira Kur’an’da geçen kelimelerin kahir ekseriyetinin kavramsal; bazılarının da terimleştirilerek kullanıldığı; buna...
TENZİL DÖNEMİNDEN MODERN DÖNEME KUR’AN OKUMALARI İnsan, yeteneği ve çabasıyla elde ettiği bilgi ve tecrübenin yanında, bunlarla ulaşamayacağı ve kesin olarak bilemeyeceği konularda da bilgi sahibi olmak isteyen bir varlıktır. Tarih boyunca bu ihtiyacın kutsal kitaplar ve nihayet Kur’an tarafından...
AKADEMİK BİR SORUN: İNTİHAL ALMAK MI ÇALMAK MI? İnsanlık tarihi boyunca bilgi, düşünce ve sanat eserleri, kendisinden önce oluşan birikimler üzerine inşa edilerek gelişmiştir. Hiçbir düşünür, sanatçı veya bilim insanı, kendisinden önceki bilgi mirasından tamamen bağımsız değildir. Çünkü insan; okur,...
NEDEN OKUMUYORUZ VE NİÇİN OKUMALIYIZ? İnsan, diğer canlılardan farklı olarak öğrenen, düşünen, sorgulayan ve bilgi üreten bir varlıktır. Ancak insanın sahip olduğu bu yetenekler kendiliğinden gelişmez. Öğrenmeye, araştırmaya ve sürekli bir zihinsel çabaya ihtiyaç vardır. Bu çabanın en önemli araçlarından...
NİTELİKSİZ NİCELİĞİN ÇIKMAZI Temmuz ve ağustos aylarında Karadeniz bir başka güzeldir. Özellikle Ordu, Giresun ve Trabzon’da bu aylar, fındık mevsimi demektir. Bu yüzden gurbette yaşayan bu yörenin insanları, doğdukları topraklara dönüp hem sıla-i rahim yapmak hem fındık toplamak hem de...
SORUMLULUK AHLAKI VE SUÇU BAŞKASINA YÜKLEME SORUNU İnsan, fıtratı gereği düşünme ve karar verme potansiyeline sahip bir varlıktır. Ne var ki çoğu zaman bu potansiyelini yeterince idrak edememekte ve yaptığı yanlışların sorumluluğunu üstlenmek yerine bunları başkalarına yüklemeye çalışmaktadır. Nitekim günlük...
GERÇEK DİNDARLIK: ŞEKİL İLE ÖZÜ BİRLİKTE YAŞAMAK Dindarlık, genel hatlarıyla “insanın Allah’a inanma, O’na bağlanma ve dinin inanç, ibadet, ahlâk ve hukukla ilgili ilkelerini benimseyerek bunları günlük hayatına yansıtma çabası” olarak tanımlanıyor. Fakat bu tanıma uygun bir dinî hayatın ise...
NAMAZ NEDEN HER ZAMAN KÖTÜLÜĞÜ ENGELLEMİYOR? Kur’an’da namazın insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyduğu ifade edildiği hâlde, namaz kılan kimi insanlarda bunun bir etkisinin olmadığına şahit olan pek çok insanın, “Eğer namaz insanı kötülükten alıkoyuyorsa, neden namaz kıldığı hâlde yalan söyleyen,...
MENFAATPERESTLİK: SOSYAL İLİŞKİLERDE GÖRÜNMEYEN ÇEHRE İnsan, fıtratı gereği ilişki kurabilen sosyal bir varlıktır. Akrabalık bağları, dostluklar, ortaklıklar ve sosyal çevre ise bu ilişkinin en önemli unsurlarıdır. Ancak bu ilişkilerin ne kadarının içten, samimi ve hasbî, ne kadarının hesabî olduğunu ilk...
‘HAMİYYETÜ’L-CÂHİLİYYE’ ZİHNİYETİNDEN GÜNÜMÜZE YANSIMALAR Arif Nihat Asya, meşhur “Naat” nın bir yerinde, “Yeryüzünde, riya, inkar, hıyanet Altın devrini yaşıyor… Diller, sayfalar, satırlar “Ebu Leheb öldü” diyorlar: Ebu Leheb ölmedi, ya Muhammed; Ebu Cehil, kıtalar dolaşıyor!” diye yazar. Arif Nihat, bu...
MİRASIN GÖLGESİNDE KAYBOLAN VİCDAN İnsan, çoğu zaman menfaatler çatıştığında gerçek yüzünü ve karakterini belli eder. Hele söz konusu olan miras ise gerçek karakter ve kişilik daha da belirgin hale gelir. Çünkü miras, sadece malın el değiştirmesinden ibaret değildir, aynı zamanda...
TÜREDİ ZENGİNLER VE YOZLAŞMA İnsanın değeri, sahip olduğu servet ile değil; sahip olduğu bu servetin kendisini yönetmesine izin verip vermemesi ve onu bir amaç hâline dönüştürüp dönüştürmemesiyle doğrudan ilişkilidir. Zira servet, kimileri için bir yükseliş vesilesi olurken, kimileri için de...
1967’DEN 2026’YA: ALTMIŞ YILDA NE DEĞİŞTİ NE DEĞİŞMEDİ? 1967 yılında İstanbul İmam-Hatip Okulu’ndan mezun olduktan sonra, o dönemde bir bölümü yurt olarak kullanılan Üsküdar Atik Valide Külliyesi’nde kalıyor ve İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü’ne girebilmek için imtihanlara hazırlanıyordum. İmam-Hatip’te öğrenciyken...
UMUT: İNSANIN İÇİNDE YANAN BİR IŞIK İnsanoğlu, var olduğu günden itibaren iki temel duygu arasında bocalayıp durmuştur. Bu iki duygudan biri korku, diğeri ise umuttur. Dolayısıyla korku, insanı karanlığa ve belirsizliğe çekerken; umut ise insana ışık olmuş, ona yol göstermiş,...
MUTLULUK HUZUR VE KADER: HAYATI ANLAMLI KILAN ÜÇ KAVRAM Çoğu insan, hayatı boyunca mutluluğun peşinden koşar; fakat aradığı şeyin aslında mutluluk değil, huzur olduğunu fark etmez. Çünkü mutluluk çoğu kere elde edilen bir başarıya, güzel bir habere veya arzu edilen...
YAŞADIKÇA ÖĞRENMEK: HAYATA DAİR DÜŞÜNCELER İnternet sitelerinde yer alan “Oğullar babaları hakkında ne düşünür?” başlığı altında verilen bilgiler, oldum olası ilgimi çekmiştir. Bu yazıda bir çocuk, 6 yaşına geldiğinde, “Babam her şeyi biliyor”; 10 yaşına geldiğinde, “Babam çok şey biliyor”;...
İNSAN OLMAK: AKIL, VİCDAN, İRADE VE SORUMLULUK İnsan olmak, yalnızca biyolojik bir varlık olarak dünyaya gelmek değildir; asıl mesele, bu varoluşu anlamlandırabilmek, ona değer katabilmek ve onu ahlâkî bir zemine oturtabilmektir. Diğer bir ifade ile insan olmak, bu biyolojik varlığı/beşeri,...
DİJİTAL ÇAĞDA KUR’AN VE TEFSİR Prof. Dr. Celal Kırca İlahiyat fakültelerinde oluşan ve gelişen güzel bir gelenek var. Bu gelenek de genellikle her yıl yapılan Ana Bilim Dalları toplantılarıdır. Bunlardan biri de Tefsir Ana Bilim Dalı toplantısıdır. Bu toplantının 18.cisi,...
TUTUCULUK, MUHAFAZAKÂRLIK VE KUR’AN İnsan, geçmiş ile gelecek arasında kurduğu bağ sayesinde kimliğini ve yönünü tayin eden bir varlıktır. Bu bağ, bazen geleneğe körü körüne bağlılık şeklinde ortaya çıkarken, bazen de geçmişi tümüyle reddeden bir kopuşa dönüşebilmektedir. Dolayısıyla geçmişi kutsallaştıran...
ELMALILI HAMDİ YAZIR’A GÖRE DİN-DİYANET AYRIMI Din kavramı, İslam düşünce tarihinde hem ilahî kaynağı hem de insan tarafından anlaşılma biçimi bakımından farklı boyutlarda ele alınmıştır. Bu çerçevede Elmalılı Hamdi Yazır’ın tefsiri, “din” ile “diyanet” arasındaki ayrımı doğrudan bir kavram ikiliği...
DİNÎ YORUMLARI ALGILAMA VE TANIMLAMA SORUNUMUZ İnsanların dinle kurduğu ilişki, çoğu zaman sandığımız kadar berrak değildir. Zira çoğu kimse, farkında olmadan “din” ile “dinî olanı”, yani ilâhî olan ile beşerî yorumu birbirine karıştırarak anlamaya çalışmaktadır. Oysa bu iki alanın sınırları...
“DİN” BİR İDEOLOJİ MİDİR? İnsan, fıtratı icabı anlam arayan bir varlıktır ve bu nedenle de varoluşunun kaynağını, yönünü ve nihai akıbetini sorgulamadan edemez. Onun bu arayışına tarihî süreç içinde cevap veren en güçlü iki yapıdan birinin din, diğerinin de ideoloji...
CEHALETİN GÖRÜNMEYEN YÜZLERİ İnsanlık tarihinin en güçlü öğretmenlerinden biri de hikâyelerdir. Nitekim bir masal, bir hikaye veya bir fıkranın, çoğu zaman boş ve anlamsız sözlerden çok daha fazla bir düşünceyi zihinlerimize yerleştirdiği görülüyor. Bu yüzden Beydaba’nın Kelile ve Dimne’si, Mevlânâ’nın...
ÇAĞDAŞ BİR SORUN: HİKMETİN YİTİRİLİŞİ İnsanlık, çağımızda tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar bir bilgi birikimine sahip bulunuyor. Zira insan, internet ve cep telefonu sayesinde istediği her bilgiye ulaşabiliyor. Ekranlar ve kütüphaneler de buna önemli katkılar sunuyor. Dolayısıyla insan hiç olmadığı...
DOSTLUĞA DAİR Dost, “Sevilen ve güvenilen yakın arkadaş, sıkı fıkı görüşülen kimse, gönüldaş” olarak tanımlanır. İyi arkadaşlıklar sonucu elde edilen, hasbî, fakat hesabî olmayan bir ilişkiye dayanan dostluk ise “kibritu’l ahmer” gibi nadir bulunan değerli bir kişiliği ifade eder. İnsanın...
“KIRIK CAMLAR TEORİSİ” YA DA KÜÇÜK GÜNAHLARI ÖNEMSEMEMEK 1969 yılında Stanford Üniversitesi’nden psikolog Philip Zimbardo, insan davranışının çevresel ipuçlarıyla nasıl yönlendirildiğini göstermek amacıyla bugün “Kırık Camlar Teorisi”nin temeli sayılan çarpıcı bir deney gerçekleştirir. Bu deney kapsamında plakası olmayan ve kaputu...
YUNUS EMRE’DEN İKBAL’E: AKIL, GÖNÜL VE VİCDAN Anadolu’nun irfan güneşi Yunus Emre, bir beytinde insanın iç dünyasını asırlar ötesine seslenen bir hikmetle şöyle dile getirir: “Eger akıl başdayısa gönülde ol tuşdayısa İkisi bir işdeyise düşman bana kâr eylemez”¹ der. İnsanın varlık...
AHİRETE İMAN VE AHLÂKÎ TUTARLILIK SORUNU Dürüstlük, “insanın sözü ile davranışları arasındaki ahlâkî tutarlılığı”, diğer bir ifade ile söz ve davranış arasındaki uygunluğu ve birlikteliği ifade eder. Bu nedenle dürüstlüğün, hem ahlak, hem de felsefede kişiliği yansıtan erdemli davranışlardan biri...
MODERN İNSAN NEDEN İSLAM’I ANLAMADA ZORLANIYOR? İslam, insanlara yalnızca inanç esaslarını ve Allah ile olan ilişkilerini sunan bir din değil; aynı zamanda insanın insanla, toplumla ve fizikî çevreyle ilişkilerini ahlâkî bir zemine oturtan bütüncül bir hayat anlayışıdır. Diğer bir deyişle,...
GÜNÜMÜZDE MÜSLÜMANLARIN ANLAM VE YÖN SORUNU Pek çok Müslümanın, “niçin yaşıyorum?” ve “nereye gidiyorum?” sorularına tatmin edici bir cevap aramadığı veya arayanların da bulamadığı bir çağda yaşıyoruz. Bu nedenle modern çağın etkisinde kalan insanların, maddî imkânları arttıkça anlam ve yön...
İLM-İ SİYASET VE HİKMET Rivayet olunur ki, Muhyiddin ibn Arabî bir gün İskenderiye limanında gemiden un boşaltmakta olan hamalları seyrederken, baş hamalın yüksekçe bir yerden sürekli “Enes, evladım, çuvalı siyasetle tut. Malik, oğlum, çuvalı siyasetle taşı. Ahmet, yavrum, çuvalı siyasetle...
MEDYA VE KÖTÜLÜĞÜ TEŞHİR ETME SORUNU Sanıyorum 1969 yılının ilkbaharıydı. Bir gazetenin foto muhabirliğinden emekli olduktan sonra İstanbul Küçük Mustafa Paşa’da bir fotoğraf stüdyosu açan Mehmet amcam, ziyaretine gittiğim bir gün bana, “Seni biriyle tanıştıracağım” dedi. Dolmuşla Eminönü’ne, oradan da...
MODERN ÇAĞIN SABIR PROPLEMİ Sabır; “üzüntü, sıkıntı, belâ ve sorunlar karşısında gösterilen direnç ve metanet” olarak tanımlanır. Bu nedenle sabır, tarih boyunca insan hayatında hem bireysel ahlâkın hem de toplumsal düzenin erdemini gösteren bir davranış tarzı olarak benimsenmiş ve hüsnü...
DİNÎ BİR HAYAT NEDEN GEREKLİ? Dinî hayat, “insanın, inanç esaslarını sadece zihinsel bir kabul olarak değil; aynı zamanda düşünce, tutum ve davranışlarına yön veren bütüncül bir yaşam biçimi olarak içselleştirmesini ifade eder” ve Allah’la, kendisiyle ve diğer insanlarla olan ilişkilerini...
KÖTÜLÜĞE KARŞI İYİLİK YAPMAK YA DA YAPMAMAK İyilik, insan onurunu, adaleti ve ortak yararı gözeten; birey ve toplumda yapıcı sonuçlar doğuran bilinçli eylemin adıdır. Kötülük ise insanın fıtratını, hak ve adalet dengesini bozan; zarar verici, sömürücü ya da yozlaştırıcı tutum...
HIRSIZLIĞIN BİR BAŞKA TÜRÜ: ZAMANI ÇALMAK Yüce Rabbimizin, “Bir işi bitirince diğerine başla” emri gereği, zihnen yorulduğumda dinlenmek için farklı konularda yazılan kitaplardan dikkatimi çekeni alıp okuma alışkanlığımı, ara sıra da olsa devam ettiriyorum. Kitaplarıma göz gezdirirken merhum Nurettin Topçu’nun...
KİMLİKTEN KİŞİLİĞE HANGİ MÜSLÜMANLIK? Attila İlhan’ın “Hangi Batı” sorusunu sorduğu gibi, bizim de günümüz Müslümanlarına bakıp “Hangi Müslümanlık?” sorusunu sorasımız geliyor. Zira Kur’an’da yer alan ve tavsiye edilen Müslüman tipi ile günümüzde görülen ve bilinen Müslüman tipi arasındaki bariz farklılık...
AYIPLAMADAN UTANCA: AHLAKIN İÇ VE DIŞ DENETİMİ Ayıplama, “İnsanın veya toplumun kabul ettiği ahlâkî, dinî ya da kültürel normlara aykırı görülen davranışları kınamasını” ifade eder. Nitekim ayıplamanın, tarihi süreç içinde toplumsal düzenin ve ahlâkî ilkelerin korunması açısından önemli bir fonksiyon...
AHLAK OLMADAN BİRLİK OLUR MU? Ortak bir fikir, inanç ve amaç etrafında geçici olarak bir araya gelen, genellikle düşünmeden sürüklenen insan topluluğuna kitle; ortak bir dil, tarih, kültür, vatan ve çoğu zaman din birliğiyle birbirine bağlı, siyasi bir varlık hâline...
KUR’AN’I NE KADAR CİDDİYE ALIYORUZ? Kur’an’ı ciddiye alıp almama hem bireysel hem toplumsal düzeyde yüzleşmemiz gereken önemli bir sorunumuzdur. Zira Müslüman bir fert veya toplum olarak Kur’an’ın fizikî varlığına, güzel okunuşuna ve hat sanatına verdiğimiz değeri; gösterdiğimiz saygıyı ve önemi,...
ŞÜKRETMEYİ UNUTAN İNSAN “93 yaşındaki bir adam, hastalığı için yatırıldığı hastanede bir süre tedavi görüp iyileştikten sonra taburcu edilir. Hastaneden çıkışı yapılırken, ondan solunum cihazını kullanma bedeli de istenir. Bu sözü duyan yaşlı adam, ağlamaya başlar. Doktoru, onun fatura yüzünden...
MANZUM KUR’AN MEALLERİ İlahiyat fakültelerinin ilgili bilim dallarınca belli aralıklarla ve farklı mekanlarda Kur’an Mealleri Sempozyumlarının yapıldığı ve bu sempozyumlarda genellikle meallerdeki anlama ve ifade yanlışlıkları üzerinde durulduğu görülüyor. Mensur tarzında yazılan bu meallerdeki hataların ve yanlış anlamaların bilimsel bir...
İNSAN KENDİNE NEDEN DÜRÜST OLAMIYOR? Dürüstlük, “insanın doğruyu söylemesi, yalan, hile, riyakârlık ve çıkarcılıktan uzak durması, inandığı değerlerle tutarlı davranması” anlamına gelmekte ve söz, düşünce ve davranış arasındaki uyumu ifade etmektedir. Nitekim Allah Teâlâ da söz verip de sözünde durmayanları...
NASIL BİR ALLAH ANLAYIŞINA SAHİBİZ? İnsanoğlu, yaratılışı itibariyle somut varlıklarla ilgili kavramları daha kolay algılama yeteneğine sahip olduğu halde, soyut varlıklarla ilgili kavramları algılama yeteneğine sahip değildir. Bu nedenle insanoğlu, çoğu kere soyut varlıkları algılamak ve anlamak için somut varlıklarla...
BİR TASAVVUR SORUNUMUZ: KUR’AN NEDİR NE DEĞİLDİR? Kur’an tasavvuru konusunda genellikle Müslümanların, kafalarının bir hayli karışık olduğu anlaşılıyor. Nitekim Muş Alparslan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından 7-9 Kasım 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen ve altmışın üzerinde bilim adamının katıldığı üçüncü “Kur’an...
İNSANLIĞIN VİCDANI KÖRELİYOR MU UYANIYOR MU? İnsanlık, günümüzde bir yandan bilimsel ve teknolojik ilerlemelerin zirvesine doğru yol alırken, diğer yandan da ahlâkî ve vicdanî duyarlılığını önemli ölçüde kaybediyor. Bilindiği gibi vicdan, “insanın iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı ayırt etmesini...
ÇIKARLARIN YÜKSELİŞİ DEĞERLERİN ÇÖKÜŞÜ Çağımızın temel sorunlarından, hatta derin krizlerinden biri, “değerler ve çıkarlar” çatışmasıdır. Zira günümüzün insanı, artık geçmişte olduğu gibi değerlere itibar etmiyor, çıkarları söz konusu olduğunda vicdanının uyarısına rağmen değerleri değil de çıkarlarını önceliyor. Bu nedenle de ...
Doğruluk, en temel ahlâkî erdemlerden biridir; hem insanlar arasındaki güvenin, adaletin ve barışın temelini, hem de toplumsal ve sosyal hayatın ahlâkî omurgasın oluşturur. Dolayısıyla doğruluğun olmadığı yerde, güven, adalet, barış ve toplumsal düzen olmaz. Ne hazindir ki modern çağda oluşan ...
Modern çağ, asırlarca devam eden tarım toplumundan sonra bilim ve teknolojinin gelişmesiyle hızla değişen hayat tarzları ve küreselleşmenin getirdiği kültürel etkileşimlerle şekillenen bir dönemi ifade eder. Tarım toplumunun şartlarına göre oluşturulan İslâmî kütür ile barışık bir hayat yaşayan Müslümanlar, Batı’dan...
Çok değil, bundan yarım asır önce insanlarımız, genelde sade bir hayat yaşarlardı. Bazı insanlar, alış-verişlerinde file kullandıkları halde, bazı insanlar da “Göz hakkı olur” veya “Canı çeker alamaz” düşüncesiyle file kullanmaz, kesekağıdı veya torba kullanırdı. Çoğu insan, “Kabahat gizli” veya...
Din, insanlık tarihi boyunca bireyin varoluşsal anlam arayışlarının en güçlü kaynaklarından biri olmuştur. Ne var ki modernleşme, sekülerleşme ve küreselleşme, insanın din ile kurduğu bu ilişkiyi bozarak karmaşık bir hâle getirmiş; dolayısıyla bir yandan dinî inançtan uzaklaştırmayı, artan bireyselleşme ve...
KUR’AN ARAŞTIRMALARI KONGRESİ”NE DAİR NOTLAR Prof. Dr. Celal Kırca Yahya Kemal, “Ankara’nın nesini seviyorsunuz?” sorusuna “İstanbul’a dönüşünü” diye cevap verirmiş. Ondaki İstanbul sevgisini, hem “Aziz İstanbul” kitabından, hem de 1957-1971 yılları arasında İstanbul’da okumuş ve yaşamış biri olarak ben de ...
Genellikle her nesil, bir sonraki neslin düşünce, davranış ve hayat tarzlarını beğenmiyor ve bir şekilde memnuniyetsizliğini ifade ediyor. Öyle ki Sümer tabletlerinde bile “Bu gençlik nereye gidiyor?” yazısının yer aldığı görülüyor. Bu tabletlerden birinde baba oğluna, “Bana bak, adam ol....
Vusul, bilindiği gibi “ulaşmak, erişmek”, usul ise bir amaca ulaşmak için izlenen doğru ve düzenli yol, yöntem” demektir. Bunun içindir ki Şeyh Edebali, “İlim bil, irfan bil, söz bil. İkram bil, kural bil, doyum bil. Usul bil, adap bil, sınır...