ÇAĞDAŞ BİR SORUN: HİKMETİN YİTİRİLİŞİ İnsanlık, çağımızda tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar bir bilgi birikimine sahip bulunuyor. Zira insan, internet ve cep telefonu sayesinde istediği her bilgiye ulaşabiliyor. Ekranlar ve kütüphaneler de buna önemli katkılar sunuyor. Dolayısıyla insan hiç olmadığı...
DOSTLUĞA DAİR Dost, “Sevilen ve güvenilen yakın arkadaş, sıkı fıkı görüşülen kimse, gönüldaş” olarak tanımlanır. İyi arkadaşlıklar sonucu elde edilen, hasbî, fakat hesabî olmayan bir ilişkiye dayanan dostluk ise “kibritu’l ahmer” gibi nadir bulunan değerli bir kişiliği ifade eder. İnsanın...
“KIRIK CAMLAR TEORİSİ” YA DA KÜÇÜK GÜNAHLARI ÖNEMSEMEMEK 1969 yılında Stanford Üniversitesi’nden psikolog Philip Zimbardo, insan davranışının çevresel ipuçlarıyla nasıl yönlendirildiğini göstermek amacıyla bugün “Kırık Camlar Teorisi”nin temeli sayılan çarpıcı bir deney gerçekleştirir. Bu deney kapsamında plakası olmayan ve kaputu...
YUNUS EMRE’DEN İKBAL’E: AKIL, GÖNÜL VE VİCDAN Anadolu’nun irfan güneşi Yunus Emre, bir beytinde insanın iç dünyasını asırlar ötesine seslenen bir hikmetle şöyle dile getirir: “Eger akıl başdayısa gönülde ol tuşdayısa İkisi bir işdeyise düşman bana kâr eylemez”¹ der. İnsanın varlık...
AHİRETE İMAN VE AHLÂKÎ TUTARLILIK SORUNU Dürüstlük, “insanın sözü ile davranışları arasındaki ahlâkî tutarlılığı”, diğer bir ifade ile söz ve davranış arasındaki uygunluğu ve birlikteliği ifade eder. Bu nedenle dürüstlüğün, hem ahlak, hem de felsefede kişiliği yansıtan erdemli davranışlardan biri...
MODERN İNSAN NEDEN İSLAM’I ANLAMADA ZORLANIYOR? İslam, insanlara yalnızca inanç esaslarını ve Allah ile olan ilişkilerini sunan bir din değil; aynı zamanda insanın insanla, toplumla ve fizikî çevreyle ilişkilerini ahlâkî bir zemine oturtan bütüncül bir hayat anlayışıdır. Diğer bir deyişle,...
GÜNÜMÜZDE MÜSLÜMANLARIN ANLAM VE YÖN SORUNU Pek çok Müslümanın, “niçin yaşıyorum?” ve “nereye gidiyorum?” sorularına tatmin edici bir cevap aramadığı veya arayanların da bulamadığı bir çağda yaşıyoruz. Bu nedenle modern çağın etkisinde kalan insanların, maddî imkânları arttıkça anlam ve yön...
İLM-İ SİYASET VE HİKMET Rivayet olunur ki, Muhyiddin ibn Arabî bir gün İskenderiye limanında gemiden un boşaltmakta olan hamalları seyrederken, baş hamalın yüksekçe bir yerden sürekli “Enes, evladım, çuvalı siyasetle tut. Malik, oğlum, çuvalı siyasetle taşı. Ahmet, yavrum, çuvalı siyasetle...
MEDYA VE KÖTÜLÜĞÜ TEŞHİR ETME SORUNU Sanıyorum 1969 yılının ilkbaharıydı. Bir gazetenin foto muhabirliğinden emekli olduktan sonra İstanbul Küçük Mustafa Paşa’da bir fotoğraf stüdyosu açan Mehmet amcam, ziyaretine gittiğim bir gün bana, “Seni biriyle tanıştıracağım” dedi. Dolmuşla Eminönü’ne, oradan da...
MODERN ÇAĞIN SABIR PROPLEMİ Sabır; “üzüntü, sıkıntı, belâ ve sorunlar karşısında gösterilen direnç ve metanet” olarak tanımlanır. Bu nedenle sabır, tarih boyunca insan hayatında hem bireysel ahlâkın hem de toplumsal düzenin erdemini gösteren bir davranış tarzı olarak benimsenmiş ve hüsnü...
DİNÎ BİR HAYAT NEDEN GEREKLİ? Dinî hayat, “insanın, inanç esaslarını sadece zihinsel bir kabul olarak değil; aynı zamanda düşünce, tutum ve davranışlarına yön veren bütüncül bir yaşam biçimi olarak içselleştirmesini ifade eder” ve Allah’la, kendisiyle ve diğer insanlarla olan ilişkilerini...
KÖTÜLÜĞE KARŞI İYİLİK YAPMAK YA DA YAPMAMAK İyilik, insan onurunu, adaleti ve ortak yararı gözeten; birey ve toplumda yapıcı sonuçlar doğuran bilinçli eylemin adıdır. Kötülük ise insanın fıtratını, hak ve adalet dengesini bozan; zarar verici, sömürücü ya da yozlaştırıcı tutum...
HIRSIZLIĞIN BİR BAŞKA TÜRÜ: ZAMANI ÇALMAK Yüce Rabbimizin, “Bir işi bitirince diğerine başla” emri gereği, zihnen yorulduğumda dinlenmek için farklı konularda yazılan kitaplardan dikkatimi çekeni alıp okuma alışkanlığımı, ara sıra da olsa devam ettiriyorum. Kitaplarıma göz gezdirirken merhum Nurettin Topçu’nun...
KİMLİKTEN KİŞİLİĞE HANGİ MÜSLÜMANLIK? Attila İlhan’ın “Hangi Batı” sorusunu sorduğu gibi, bizim de günümüz Müslümanlarına bakıp “Hangi Müslümanlık?” sorusunu sorasımız geliyor. Zira Kur’an’da yer alan ve tavsiye edilen Müslüman tipi ile günümüzde görülen ve bilinen Müslüman tipi arasındaki bariz farklılık...
AYIPLAMADAN UTANCA: AHLAKIN İÇ VE DIŞ DENETİMİ Ayıplama, “İnsanın veya toplumun kabul ettiği ahlâkî, dinî ya da kültürel normlara aykırı görülen davranışları kınamasını” ifade eder. Nitekim ayıplamanın, tarihi süreç içinde toplumsal düzenin ve ahlâkî ilkelerin korunması açısından önemli bir fonksiyon...
AHLAK OLMADAN BİRLİK OLUR MU? Ortak bir fikir, inanç ve amaç etrafında geçici olarak bir araya gelen, genellikle düşünmeden sürüklenen insan topluluğuna kitle; ortak bir dil, tarih, kültür, vatan ve çoğu zaman din birliğiyle birbirine bağlı, siyasi bir varlık hâline...
KUR’AN’I NE KADAR CİDDİYE ALIYORUZ? Kur’an’ı ciddiye alıp almama hem bireysel hem toplumsal düzeyde yüzleşmemiz gereken önemli bir sorunumuzdur. Zira Müslüman bir fert veya toplum olarak Kur’an’ın fizikî varlığına, güzel okunuşuna ve hat sanatına verdiğimiz değeri; gösterdiğimiz saygıyı ve önemi,...
ŞÜKRETMEYİ UNUTAN İNSAN “93 yaşındaki bir adam, hastalığı için yatırıldığı hastanede bir süre tedavi görüp iyileştikten sonra taburcu edilir. Hastaneden çıkışı yapılırken, ondan solunum cihazını kullanma bedeli de istenir. Bu sözü duyan yaşlı adam, ağlamaya başlar. Doktoru, onun fatura yüzünden...
MANZUM KUR’AN MEALLERİ İlahiyat fakültelerinin ilgili bilim dallarınca belli aralıklarla ve farklı mekanlarda Kur’an Mealleri Sempozyumlarının yapıldığı ve bu sempozyumlarda genellikle meallerdeki anlama ve ifade yanlışlıkları üzerinde durulduğu görülüyor. Mensur tarzında yazılan bu meallerdeki hataların ve yanlış anlamaların bilimsel bir...
İNSAN KENDİNE NEDEN DÜRÜST OLAMIYOR? Dürüstlük, “insanın doğruyu söylemesi, yalan, hile, riyakârlık ve çıkarcılıktan uzak durması, inandığı değerlerle tutarlı davranması” anlamına gelmekte ve söz, düşünce ve davranış arasındaki uyumu ifade etmektedir. Nitekim Allah Teâlâ da söz verip de sözünde durmayanları...
NASIL BİR ALLAH ANLAYIŞINA SAHİBİZ? İnsanoğlu, yaratılışı itibariyle somut varlıklarla ilgili kavramları daha kolay algılama yeteneğine sahip olduğu halde, soyut varlıklarla ilgili kavramları algılama yeteneğine sahip değildir. Bu nedenle insanoğlu, çoğu kere soyut varlıkları algılamak ve anlamak için somut varlıklarla...
BİR TASAVVUR SORUNUMUZ: KUR’AN NEDİR NE DEĞİLDİR? Kur’an tasavvuru konusunda genellikle Müslümanların, kafalarının bir hayli karışık olduğu anlaşılıyor. Nitekim Muş Alparslan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından 7-9 Kasım 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen ve altmışın üzerinde bilim adamının katıldığı üçüncü “Kur’an...
İNSANLIĞIN VİCDANI KÖRELİYOR MU UYANIYOR MU? İnsanlık, günümüzde bir yandan bilimsel ve teknolojik ilerlemelerin zirvesine doğru yol alırken, diğer yandan da ahlâkî ve vicdanî duyarlılığını önemli ölçüde kaybediyor. Bilindiği gibi vicdan, “insanın iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı ayırt etmesini...
ÇIKARLARIN YÜKSELİŞİ DEĞERLERİN ÇÖKÜŞÜ Çağımızın temel sorunlarından, hatta derin krizlerinden biri, “değerler ve çıkarlar” çatışmasıdır. Zira günümüzün insanı, artık geçmişte olduğu gibi değerlere itibar etmiyor, çıkarları söz konusu olduğunda vicdanının uyarısına rağmen değerleri değil de çıkarlarını önceliyor. Bu nedenle de ...
Doğruluk, en temel ahlâkî erdemlerden biridir; hem insanlar arasındaki güvenin, adaletin ve barışın temelini, hem de toplumsal ve sosyal hayatın ahlâkî omurgasın oluşturur. Dolayısıyla doğruluğun olmadığı yerde, güven, adalet, barış ve toplumsal düzen olmaz. Ne hazindir ki modern çağda oluşan ...
Modern çağ, asırlarca devam eden tarım toplumundan sonra bilim ve teknolojinin gelişmesiyle hızla değişen hayat tarzları ve küreselleşmenin getirdiği kültürel etkileşimlerle şekillenen bir dönemi ifade eder. Tarım toplumunun şartlarına göre oluşturulan İslâmî kütür ile barışık bir hayat yaşayan Müslümanlar, Batı’dan...
Çok değil, bundan yarım asır önce insanlarımız, genelde sade bir hayat yaşarlardı. Bazı insanlar, alış-verişlerinde file kullandıkları halde, bazı insanlar da “Göz hakkı olur” veya “Canı çeker alamaz” düşüncesiyle file kullanmaz, kesekağıdı veya torba kullanırdı. Çoğu insan, “Kabahat gizli” veya...
Din, insanlık tarihi boyunca bireyin varoluşsal anlam arayışlarının en güçlü kaynaklarından biri olmuştur. Ne var ki modernleşme, sekülerleşme ve küreselleşme, insanın din ile kurduğu bu ilişkiyi bozarak karmaşık bir hâle getirmiş; dolayısıyla bir yandan dinî inançtan uzaklaştırmayı, artan bireyselleşme ve...
KUR’AN ARAŞTIRMALARI KONGRESİ”NE DAİR NOTLAR Prof. Dr. Celal Kırca Yahya Kemal, “Ankara’nın nesini seviyorsunuz?” sorusuna “İstanbul’a dönüşünü” diye cevap verirmiş. Ondaki İstanbul sevgisini, hem “Aziz İstanbul” kitabından, hem de 1957-1971 yılları arasında İstanbul’da okumuş ve yaşamış biri olarak ben de ...
Genellikle her nesil, bir sonraki neslin düşünce, davranış ve hayat tarzlarını beğenmiyor ve bir şekilde memnuniyetsizliğini ifade ediyor. Öyle ki Sümer tabletlerinde bile “Bu gençlik nereye gidiyor?” yazısının yer aldığı görülüyor. Bu tabletlerden birinde baba oğluna, “Bana bak, adam ol....
Vusul, bilindiği gibi “ulaşmak, erişmek”, usul ise bir amaca ulaşmak için izlenen doğru ve düzenli yol, yöntem” demektir. Bunun içindir ki Şeyh Edebali, “İlim bil, irfan bil, söz bil. İkram bil, kural bil, doyum bil. Usul bil, adap bil, sınır...
Meta, “Genel anlamda bir market değeri olan, alınıp satılabilen her türlü servis, ürün veya ilişkiyi ifade eder. Metalaşma ise daha önce bir market değeri olmayan servis, ürün veya ilişkilerin bir market (değiş-tokuş) değeri kazanması” olarak tanımlanır. Metalaştırma ise “vaz geçilmez,...
Hikayeler, romanlar, hatıralar, kısaca bireysel ve toplumsal yaşanmışlıklar ibret ve ders almak isteyenler için yol gösterici ve mesaj verici bir içeriğe sahiptir. Bu nedenle hikaye ve romanlarda yer alan iyi örnekler de, kötü örnekler de ibret almak isteyenler için bir...
DOĞUM YILDÖNÜMÜNDE PEYGAMBERİMİZİ ANLAMAK “Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model, bir şeyin benzeri, tıpkısı, misal, durumu ve niteliği benimsenmeye değer kimse ya da şey ” (1) anlamlarına gelen örnek sözcüğünün, Kur’an’daki karşılığı “üsve” dir. Âyette “Allah’ın resulü, Allah’ı ve...
“Bilim Felsefesi” açısından bakıldığında, “bilimin, bütün meselelerimizi, çözmeye yetkili sihirli bir değnek olmadığı, ancak belli nitelikteki problemlere uygulandığında etkin olduğu bilinmektedir. Ne var ki, bilimin kapsam ve sınırlarını kesinlikle belirleme, çok zor olduğundan hangi meselelerin ilmî incelemeye konu olabileceği, hangi...
Kur’an’ın, tenzil döneminde vahiy-olgu ve olgu-vahiy ilişkisine bağlı olarak teşekkül ettiği ve bu teşekkülün de “sunulmuş vahiy” (nüzul sebebi olmayan vahiy) ve “istenilmiş vahiy” (nüzul sebebi ve ortamı olan vahiy) olarak tanımlandığı biliniyor. Bu dönemde dinî hükümlerin 23 yıllık bir...
“Kesin bilgiye dayanmayan, kuşkulu veya tahminî düşünce ve kanaate” zan deniliyor ve “her hangi bir kişi, bir olay ya da bir durum hakkında yetersiz bilgiye veya belirsizliğe dayalı olarak oluşan tahminî bir kanaati ifade ediyor”. Bu nedenle her zanda, potansiyel...
Akıl, “düşünme, anlama ve kavrama gücü”; rasyonalite, “ussallık, aklîlik”; rasyonalizasyon ise “ussallaştrma, akla dayattırma”, bahane bulma, mantığa göre açıklama, mantıklı kılma demektir; vicdan, kalp, irade vs. gibi Allah’ın insanda var ettiği seçme ve ilgi kurma yetisi olarak da tanımlanmaktadır. Bu...
Her haram, insandan ve onun kişiliğinden bir şeyler koparır ve ahlaken çürümesine sebep olur. Ama bazı haramlar var ki bunlar, sadece o haramları işleyenlerin ve yiyenlerin benliklerini ve kişiliklerini değil, aynı zamanda toplumların da sosyal dokularını çürütür ve insanların birbirine...
Günümüzde genellikle Müslümanların, dinî hayatlarını yaşarken ibadet konularında daha duyarlı ve dikkatli oldukları; ama ahlâkî konularda aynı duyarlılığı göstermedikleri müşahede ediliyor. Bu da ister istemez bazı kimselere, “Neden ibadetlerimiz, ahlak üretmiyor?” Kur’an ibadetlerin amacını “takva” olarak gösterdiği halde, neden bazı...
Hz. Ömer, bir gece Medine sokaklarında gezerken bir evden gelen sesten şüphelenir ve duvardan atlayarak eve girer. Bakar ki evde bir adam, yabancı bir kadınla içki içmektedir. Hz. Ömer, öfkeli bir eda ile “Allah düşmanı, sen Allah’a karşı isyan ederken...
Değerli bürokrat Kâmuran İnan’ın 1995 yılında yayınladığı “Hayır Diyebilen Türkiye” isimli kitabını, yeniden okuma ihtiyacı hissettim ve hayatımızda önemli bir yeri olan “evet” ve “hayır” sözcükleri ile ilgili düşüncelerini yansıtan şu cümleleri de sizinle paylaşmak istedim. “Hayır her dilin en...
Her çağın kendine özgü sorunları olmuştur ve olmaya da devam etmektedir. Geçmişte bilim insanları, düşünürler ve bilgi elde etmek isteyenler, kitap bulmak ve okumak zorundaydılar. Günümüzde ise insanlar, her ne kadar kitap okumaya devam etseler de seyahat etmeden ve fazla...
Bazı insanlar, olaylar karşısında sonuçlarını düşünmeden hareket ederler ve kısa vadeli çıkarlarını, uzun vadeli çıkarlarına tercih ederler. Diğer bir ifade ile “Basireti bağlanmak” deyimine uygun bir davranış sergilerler. Basiret, bilindiği gibi gerçekleri veya uzağı görebilme, sezebilme yeteneğidir, olayları anlama ve...
Dün olduğu gibi bugün de insanların yaşadığı önemli sorunlardan biri de itaat ve itaatsizlik konusudur. Zira kimi insan, bu konuda ne yapacağını ve nasıl bir tavır alacağını bilememekte; kimi insan da kategorik bir bakış açısıyla ya itaatin yanında ya da...
HÂTIRA YAZMAK NEDEN ÖNEMLİ? Bilgi, görgü artırmak ve araştırmalarda bulunmak üzere 1995 yılı sonbaharında iki aylığına İngiltere’ye bir seyahatim oldu. Londra’da kaldığım bu süre içinde bazen hafta sonları birkaç Türk öğrenci ile birlikte civardaki ormanlara yürüyüşe giderdik. Bir defasında ormanda...
İnsanın yaratılış safhaları ile ilgili Kur’an’da önemli bir bilgi de yer almakta ve “O, (ana rahminde) atılan bir sudan yaratıldı. Ki o sulb/ bel kemiği ile terâib/ kaburga kemikleri arasından çıkar” denilmektedir. Ayrıca şu iki ayet de insanın yaradılışına temas...
“Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, kıymet, üstün niteliğe” değer denilmekte; “amaç değerler” ve “araç değerler” olmak üzere iki kısma ayrılmaktadır. Hayatın temel amaçlarını gösteren değerlere amaç değerler; bu amaçlara insanı ulaştıran her türlü etkinlik, çaba ve gayretlere de araç...
Kur’an kıssalarını tefekkür ve tedebbür edenler, bu kıssalarda çok önemli ve değerli bilgilerin ve mesajların olduğunu görürler. Hz.Adem’in iki oğlunun kıssası, insanoğlunun menfaati ve hasedi için neler yapabileceğini gösteren ilk örnektir. Bozulan düzeni yeniden kurmak, zihinlere yerleşen şirkten ve kötü...
İmam Şafiî, camide ders anlatırken talebesi Yunus b. Abdüla’lâ ile bir konuda görüş ayrılığına düşer. Fakat bu görüş ayrılığı, aralarında bir tartışmaya da sebep olmuş olacak ki, Yunus dersi terk eder. Akşam olunca o büyük imam, mütevazı bir tavırla talebesini...
Bir hidayet rehberi olarak Kur’an’ın, Tevrat ve İncil’de yer alan bilgilerden ve Cahiliye adetlerinden doğru olanları tasdik, yalan ve yanlış olanları da tekzip ve tashih ettiği; bunları da kendine özgü bir üslup ile yaptığı biliniyor. Bu üslubun da yerine ve...
“Mealcilik, önceleri Kur’an’ı bizzat kendisinden anlayarak öğrenme amacını taşıyan, fakat zamanla geleneksel İslam anlayışlarına ve yorumlarına karşı tepkisel bir harekete dönüşen; bunun bir sonucu olarak da sadece Kur’an-ı Kerim’in meallerini okumakla yetinen; inanç, ibadet ve hüküm gibi dinî davranış kurallarını...
Cehalet, cehl kökünden türetilmiş bir kavramdır ve ilmin zıddı olarak “bilgisizlik” anlamına geldiği bilinmektedir. En çok bilinen ve kullanılan anlamı da budur. Ancak bu sözcükten üretilen Cahiliye kavramının Kur’an’da bu anlam ile birlikte, iki farklı anlamda kullanıldığı da görülmektedir. Bu...
Tefekkür, “düşünme” demektir Düşünme ise “Duyum ve izlenimlerden, tasarımlardan ayrı olarak aklın bağımsız ve kendine özgü durumu” nu ifade eder.” Karşılaştırmalar yapma, ayırma, birleştirme, bağlantıları kavrama yetisi” olarak da tanımlanır. Biri gündelik, diğeri bilimsel olmak üzere iki çeşit düşünme arzı ...
Ümit, “geleceğe dair iyimser bir bakış açısını” ifade eder. Ümitsizlik ise insanın, bu bakış açısını kaybederek “hayatını anlamlı ve değerli kılacak her şeyden uzaklaşma hissine kapılmasını” da ifade eder. Nitekim pek çok insanın, deprem ve sel gibi tabiî, savaş ve...
Atasözleri “bir toplumun duygu, düşünce, inanç ve kültür yapısını yansıtan öğüt verici özlü sözlerdir”. Bu sözler, uzun yıllar yapılan gözlem ve kazanılan tecrübeler neticesinde elde edilen ve nesilden nesile aktarılarak gelen görüşleri, düşünceleri ve öğütleri ihtiva eder. Dolayısıyla da bu...
“Saygı görme, değerli bulunma, güvenilir olma” ya itibar veya prestij deniliyor. Dolayısıyla itibar, insanların sahip olmak istediği, arzuladığı, fakat çok az kişinin buna ulaşabildiği değerlerin başında yer alıyor. İtibar sahibi olabilmek için her şeyden önce insanın, güvenilir olması; güvenilir olmak...
1789 Fransız devriminde bir slogan olarak kullanılan “hürriyet, müsavat ve kardeşlik” kavramlarının, Müslüman toplumları da derinden etkilediği ve bunun bir sonucu olarak da bazı dinî konuların sorgulandığı; özellikle “eşitlik” kavramının bu sorgulamada etkin bir role sahip olduğu görülüyor. Nitekim Kur’an’da...
Temsil, “Birinin veya bir topluluğun adına davranma; belirgin özellikleri ile yansıtma, sembolü olma, simgeleme” olarak tanımlanıyor. “Dini temsil” de, bir dine mensup olan kişilerin, o dinin ilke ve kurallarını hayatına yansıtması ve örnek davranışlarda bulunması anlamına geliyor. Buna göre...
“Sırât-ı müstakim” ne demek? Diye bir soru sorulacak olsa, günde 40 defa “Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.” diyerek Allah’a niyazda bulunan Müslümanlardan acaba yüzde kaçı, Kur’an’a göre bir cevap verebilecektir? Muhtemeldir ki...