
Muhalif olmak için muhalefet ancak hased ile açıklanabilir bir hastalıktır. Rabbimiz Hasetçinin şerrinden kendisine sığınmamızı emrediyor. Rabbim bizleri ve bu hastalığa eğilimli Karar gazetesini korusun.
Şimdi Karar Gazetesinin haberini okuyalım;
{FİYAT TAVAN GELİR TABAN
Vatandaşın alım gücüyle çarşı pazardaki astronomik fiyatlar arasındaki dengesizlik uluslararası raporlarla tescillendi. Deutsche Bank’ın son çalışmasına göre ‘satın alma gücü’ sıralamasında 69 ülke arasında sonda yer alan Türkiye, dünyanın en pahalı ülkeleri sıralamasında ise zirvede…
TEKNOLOJİDE FİYATLAR ABD’NİN İKİ KATI
Deutsche Bank’ın 69 şehirde yaptığı karşılaştırmalı analiz, ekonomimizdeki dengesizliklerin uluslararası yansımalarına ayna tuttu. Kronikleşmiş yüksek enflasyon, TL’deki değer kaybı ve düşük gelir gibi nedenlerle satın alma gücünde son sıralarda bulunan Türkiye, teknoloji ürünlerinde dünyanın en pahalı ülkeleri arasında yer aldı. iPhone 16 Pro’nun Türkiye fiyatı ABD’ye kıyasla iki katına ulaşırken, raporda, “iPhone’unuzu kaybetmemeniz gereken yerlerden biri Türkiye” uyarısı dikkat çekti.
DÜNYANIN EN PAHALI YEMEĞİ BİZDE
Rapora göre, Türkiye satın alma gücü sıralamasında 69 ülke arasında 64. sırada yer alarak, Arjantin, Mısır ve Venezuela gibi kriz yaşayan ülkelerin üzerinde konumlandı. Satın alma gücündeki kayıplar, konut erişimindeki zorluklar ve ürünlerdeki yüksek fiyatlar nedeniyle Türkiye, son 25 yılda 20 sıra geriledi. Aynı şekilde temel ihtiyaçlar dışındaki yemek, sinema bileti ya da marka bir kot pantolon gibi harcamalarda ise hem mutlak fiyat hem de pahalılıkta dünya ortalamasının üzerinde yer aldı…
Karar gazetesinin bu haberini okuyan kişi kimi suçlar? İktidarı mı yoksa iktidarı teslim almış olan ekonomik sistemi mi?
“Kronikleşmiş yüksek enflasyon, TL’deki değer kaybı ve düşük gelir gibi nedenlerin” sebebi ne?
Bu durum 25 yıldır kişilerden mi yoksa kişilerden çok “Borca ve Faize dayalı Kapitalist sistemden mi kaynaklanıyor?
Karar gazetesi yönetimi bunu bilmez mi?
Neden halk, para ihtiyaçlı olan şirketlerin hisselerine değil de bankalara yönlendirilir?
Ekonomimin muhtaç olduğu parayı Merkez Bankası niye basmaz da, bastığı paranın yirmi katından fazlasını Bankalara faizli kredi olarak verdirir.
Hangi ülkede yıllardır yüzde 40-50 bandında faizli krediler işletiliyor.
Niçin hep şirketler iflas eder veya konkordatoya gider de bankalar hep kazanız.
Bankalarını verdiği kredilerin dayanağı nedir?
Bu ve benzeri soruları soramayanlar iktidardan önce kendilerini sorgulasınlar.
Ha unutmadan Mirat haber olarak iktidar umurumuz da değildir.
ARD
İSLAMİ HABER “MİRAT” -YOUTUBE-
Şirketokrasi diye bir kitap var bizim gibi ülkeler hakkinda okuyan oyunları, kuklaları görür. Kitap seri şeklinde ” Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları” okuyun kendinizi ve dünyada dönen ouynları görün.