
Norveç’in başkenti Oslo’daki Norveç Nobel Enstitüsünde yapılan basın toplantısında, 2024 Nobel Barış Ödülü‘nün sahibi açıklandı.
Burada yapılan açıklamada, “Hibakuşa” olarak da bilinen Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarından kurtulanların oluşturduğu bu taban hareketinin, “nükleer silahlardan arındırılmış bir dünyaya ulaşma çabaları ve nükleer silahların bir daha asla kullanılmaması gerektiğini tanıklıklarıyla ortaya koydukları” için ödüle layık görüldüğü bildirildi.
Açıklamada, Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarından sağ kurtulan “Hibakuşa”nın tanıklığının bu anlamda benzersiz olduğu kaydedildi.
2023 Nobel Barış Ödülü’nü, İran’da “baskı altındaki kadınlar için gösterdiği mücadele dolayısıyla” cezaevindeki İranlı aktivist Nergis Muhammedi almıştı.
Açıklamada, komitenin bu yılki ödülü Nihon Hidankyo’ya vererek, yaşadıkları acı dolu deneyimleri barışı korumak için kullanmayı seçen ve nükleer silahların olmadığı bir dünya için çalışanları onurlandırmayı hedeflediği bildirildi.
ABD, 6 Ağustos 1945’te Hiroşima’ya tarihin ilk atom bombasını atmış, kentin yüzde 90’ı yıkılmış, ilk anda 80 bin kişi yaşamını yitirmişti. Üç gün sonra da Nagazaki’ye atom bombası atılmış, burada da en az 40 bin kişinin ilk anda öldüğü belirtilmişti.
Atom bombasının sonraki etkileriyle de büyük çoğunluğu sivil olmak üzere yaklaşık 110 bin kişinin yaşamını yitirdiği tahmin ediliyor. İzleyen aylar ve senelerde radyasyona bağlı hastalıklardan bölgede ölümler devam etmişti.
İsveçli Alfred Nobel’in vasiyeti üzerine ölümünden sonra 9 Haziran 1900’de kurulan Nobel Vakfının insanlığa hizmette bulunanlara verdiği ödüller, dünyada en saygın ödüller olarak kabul ediliyor.
Nobel ödüllerinin siyasileştiği bir gerçektir. Onlar, İslam’a bir hayat düzeni olarak inanan ve onun seküler Batı düzenlerine üstünlüğünü savunan ilim adamlarına, – büyük ölçüde başarılı çalışmalar yapmış olsalar da – ödül vermek istemeyecekleri bilinmektedir.
Ne var ki önemli olan onların Müslümanlar söz konusu olduğunda sergileyecekleri tavır değildir.
Önemli olan biz Müslümanların ödül alabilecek ölçüde büyük çalışmalar yapıp yapamadığımızdır.
Son iki asırdır emperyalizmin baskısı altındayız. Köklerimizden koparıldık. İlim yarışında geri kaldık. İnşaallah asırlardır devam eden açıklarımızı kapatırız. Çünkü ilim bizim için yalnızca merak ve menfaat konusu değil, aynı zamanda bir ibadet konusudur. Çünkü fizik, kimya ve astronomi gibi bilimler sadece dünyamızı geliştirmez; İLİM ALLAH’A DA GÖTÜRÜR; CENNET’E DE ULAŞTIRIR.
ARD
MİRATHABER.COM -YOUTUBE-