Genel

ONLAR NAMAZI TERK ETMİYOR, BİZİM MAZERETİMİZ NE?

ONLAR NAMAZI TERK ETMİYOR, BİZİM MAZERETİMİZ NE?

Kimi iki bacağını kaybetmiş… Kimi tek bacağıyla hayata tutunuyor. Kiminin ayakları protez. Kimi ilerlemiş yaşına rağmen mescide geliyor. Bir başka yaşlı Müslüman ise kocaman oksijen tüpünü yanında taşıyarak cemaatle namaza yetişmeye çalışıyor.

Hatta ağır hastalık ve bilinç kaybı hâlinde bile alışkanlıkla namaz hareketlerini yapmaya çalışan insanların görüntüleriyle karşılaşıyoruz.

Bu görüntüler yalnızca duygulandırmamalı. Bizi kendimizle yüzleştirmeli.

ONLARIN MAZERETİ ÇOK, AMA NAMAZI BIRAKMIYORLAR!

Yürümekte zorlanan yaşlı bir insan…

Bacaklarını kaybetmiş bir Müslüman…

Protezleriyle ayakta durmaya çalışan bir genç…

Nefes almakta zorlandığı için oksijen desteğine ihtiyaç duyan bir ihtiyar…

Bedenleri ağır bir imtihandan geçiyor. Buna rağmen güçleri yettiğince Rablerinin huzurunda durmaya çalışıyorlar.

Çünkü namaz, Müslümanın Rabbine kulluğunun en büyük göstergelerinden biridir. Namaz yalnızca bedenen güçlü insanların ibadeti değildir. Ayakta kılamayan oturarak, buna güç yetiremeyen imkânı ölçüsünde namazını eda eder.

Resûlullah (sav) hasta olan İmrân bin Husayn’a şöyle buyurmuştur:

“Ayakta namaz kıl. Gücün yetmezse oturarak, ona da gücün yetmezse yan üzere kıl.”
(Buhârî)

İşte görüntülerdeki insanlar bunun canlı birer hatırlatıcısı gibidir.

PEKİ BİZİM MAZERETİMİZ NE OLA Kİ?

Allah bize göz verdi, görüyoruz.

Kulak verdi, işitiyoruz.

Ayak verdi, yürüyoruz.

Ellerimiz tutuyor. Nefes alabiliyoruz. Evimizden çıkabiliyor, işimize gidebiliyor, saatlerce günlük hayatın peşinden koşabiliyoruz.

Rabbimiz rızık veriyor. Saymakla bitiremeyeceğimiz nimetlerle bizi kuşatıyor.

Peki bütün bunlara rağmen ezan okunduğunda Rabbimizin huzuruna çıkmıyorsak, kendimize şu soruyu sormamız gerekmez mi:

Bizim Mazeretimiz Ne?

Oksijen tüpüyle camiye gelen ihtiyarın yanında bizlerin yorgunum demeye mazeret üretmeye hakkımız olabilir mi?

Protez bacaklarıyla namaza duran insanı gördükten sonra vaktim olmadı demek vicdanımızı sızlatmalı değil mi?

Yatağında ağır hastalıkla mücadele ederken dahi namazdan kopmamaya çalışan insanları gördüğümüzde, sapasağlam bedenlerimizle terk ettiğimiz namazlardan dolayı biraz olsun mahcup olmamız gerekmez mi?

NAMAZ, RABBİMİZLE BULUŞMAMIZDIR

Yüce Allah şöyle buyuruyor:

“Şüphesiz namaz, müminler üzerine vakitleri belirlenmiş bir farzdır.”
(Nisâ, 4/103)

Başka bir ayette ise:

“Beni anmak için namaz kıl.”
(Tâhâ, 20/14)

Namaz yük değildir. Namaz, kulun kendisini yaratan Rabbiyle bağını diri tutmasıdır.

Dünyanın bütün işleri için zaman bulup bizi yaratan Allah’ın huzuruna çıkmaya zaman bulamıyorsak, hayatımızdaki öncelikleri yeniden düşünmemiz gerekir.

Çünkü bugün yürüyen ayaklarımız yarın yürümeyebilir.

Bugün rahatça aldığımız nefes, yarın bir oksijen tüpüne bağlı olabilir.

Bugün secdeye varabilen bedenimiz, yarın buna güç yetiremeyebilir.

BU GÖRÜNTÜLER BİRER UYARI OLSUN

Bu insanlara acıyarak değil, onlardan ibret alarak bakalım.

Belki bedenleri bizden daha güçsüz. Fakat namaza gösterdikleri bağlılık, sağlıklı nice insana büyük bir ders veriyor.

Allah Teâlâ buyuruyor:

“Sonunda onlardan sonra öyle bir nesil geldi ki namazı zayi ettiler ve arzularına uydular”
(Meryem, 19/59)

Öyleyse henüz vaktimiz varken namazımıza sarılalım.

Sonra başlarım demeyelim.

Yaşlanınca kılarım demeyelim.

İşim çok demeyelim.

Çünkü hiç kimsenin yarına çıkacağına dair bir garantisi yok.

BİR GÜN SON SECDEMİZİ YAPACAĞIZ

Bir gün bu hayat bitecek.

Bir gün son ezanımızı duyacağız.

Bir gün son abdestimizi alacağız.

Bir gün son namazımızı kılacağız ve farkında olmadan son secdemizi yapacağız.

Sonra bizim için başkaları saf tutacak. Bu defa biz namaz kılmayacağız; bizim namazımız kılınacak.

İşte bu nedenle iki bacağı olmadan namaza yönelen insanın görüntüsü de, protezleriyle secde etmeye çalışan mümin de, oksijen tüpüyle cemaate yetişen yaşlı amca da bize aynı hakikati hatırlatıyor:

Ey sağlığı yerinde olan insan!
Ey yürüyebilen, nefes alabilen, secdeye varabilen Müslüman!
Rabbinin huzuruna çıkmak için daha neyi bekliyorsun?

Rabbimiz bize verdiği nimetlerin kıymetini bilmeyi, namazlarımızı dosdoğru kılmayı ve son nefesimize kadar secdeden ayrılmamayı nasip eylesin.

Bu görüntüler başkalarının imtihanını değil, bizim kulluğumuzu sorgulatmalı.

NEJDET DEMİREL

Selam ve Duayla

İslami Haber ”MİRAT” – YouTube

View Comments

  • Mazeretmi arıyorsunuz?Allahtan başka ilah olmadığına dair yaptığımız şahitliği yerine getirmediğimiz olamazmı?malu m namaz şehadetin nedeni değil,sonucudur……..kime kuluz;islamı devlet işlerinde devre dışı bırakanlaramı yoksa Allahamı kuluz?vesselam.

Recent Posts

  • Genel

Kılıçdaroğlu’ndan Azerbaycan’a başörtüsü çağrısı

Kılıçdaroğlu’ndan Azerbaycan’a Başörtüsü Çağrısı: “Kadınları Özgür Bırakın” CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bugün partisinin grup…

3 saat ago
  • Gündem

Fransa, Yeni Bir Toplumsal Kırılmanın Eşiğinde mi?

Fransa, Yeni Bir Toplumsal Kırılmanın Eşiğinde mi? Bu protestolar yalnızca mevcut sosyoekonomik koşullara bir itiraz…

4 saat ago
  • Genel

CUMHURİYETİN İLK YILLARINDA DİN EĞİTİMİ; REFORM MU, TASFİYE Mİ?

CUMHURİYETİN İLK YILLARINDA DİN EĞİTİMİ; REFORM MU, TASFİYE Mİ? Bir ülkede din eğitiminin başına gelenler,…

4 saat ago
  • Gündem

Kedisi Olan İnsanlar Neden Daha Mutlu?

93 Ülkeyi Kapsayan Araştırma: Kedisi Olan İnsanlar Neden Daha Mutlu? Küresel Araştırma Kedilerin İnsan Psikolojisindeki…

5 saat ago
  • Gündem

NASRETTİN HOCA: GÜLDÜREN BİR MİRAS, DÜŞÜNDÜREN BİR HİKMET

NASRETTİN HOCA: GÜLDÜREN BİR MİRAS, DÜŞÜNDÜREN BİR HİKMET Yüzyıllardır Anadolu insanını güldüren Nasrettin Hoca, yalnızca…

5 saat ago
  • Makale

“YUKARIDA ALLAH VAR” SÖZLERİ GÜNAH BİR SÖYLEM MİDİR?

Allah Gökte midir? “YUKARIDA ALLAH VAR” SÖZLERİ GÜNAH BİR SÖYLEM MİDİR? Allah zerreciklerden galaksilere kadar…

6 saat ago