islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,7144
EURO
55,1170
ALTIN
6.731,41
BIST
13.811,60
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
30°C
İstanbul
30°C
Parçalı Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
29°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
30°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
28°C

FUTBOLUN GÜCÜ

FUTBOLUN GÜCÜ
A+
A-

FUTBOLUN GÜCÜ

MAKALENİN SESLİ ANLATIMI

Futbol, çoğu zaman yalnızca bir spor olarak değerlendirilir. Oysa günümüzde futbol, toplumları etkileyen en güçlü sosyal olgulardan biridir. Milyarlarca insanın ilgiyle takip ettiği bu oyun, bazen siyasetin, bazen ekonominin, bazen de kültürler arası iletişimin en etkili araçlarından biri hâline gelmektedir. Bu nedenle futbolun toplumlar üzerindeki olumlu etkileri, üzerinde daha fazla durulmayı hak eden önemli bir konudur.

2019 yılında yayımlanan akademik bir araştırma, Mısırlı yıldız futbolcu Muhammed Salah’ın Liverpool’a transferinin ardından İngiltere’nin Merseyside bölgesinde nefret suçları ile İslam karşıtı söylemlerde dikkat çekici bir düşüş yaşandığını ortaya koymuştur. Araştırmacılar bu durumu literatüre “Mo Salah Etkisi” olarak kazandırmıştır. Bir futbolcunun yalnızca sahadaki performansıyla değil, toplumun farklı kesimleri üzerindeki olumlu etkisiyle de akademik çalışmalara konu olması son derece dikkat çekicidir.

Bugün dünyanın önde gelen kulüplerinde forma giyen Müslüman futbolcular, aslında futbolun çok ötesinde insanlığa önemli hizmetlerde bulunmaktadır. Ne var ki bu önemli gerçek çoğu zaman gözlerden kaçmaktadır. Avrupa’nın en büyük kulüplerinde başarılarıyla milyonlarca insanın sevgisini kazanan Müslüman sporcular, yıllardır süregelen birçok önyargının kırılmasına katkı sağlamıştır.

İnsanlar çoğu zaman tanımadıkları kişi ve topluluklar hakkında ön yargılar geliştirirler. Ancak bir futbol takımının vazgeçilmez yıldızı olan, karakteriyle örnek gösterilen ve saha içinde olduğu kadar saha dışında da saygı uyandıran bir Müslüman futbolcu, bu önyargıları sessiz ama etkili bir şekilde değiştirebilmektedir. Taraftarlar önce futbolcusunu sevmekte, zamanla onun inancını, kültürünü ve yaşam biçimini daha yakından tanıma fırsatı bulmaktadır. Böylece önyargının yerini merak, merakın yerini ise anlayış ve empati almaktadır.

Özellikle son yıllarda Avrupa’nın birçok ülkesinde yükselişe geçen ırkçı ve yabancı düşmanı hareketlerin toplumun tamamına yayılmasının önünde, sporun ve özellikle futbolun küçümsenmeyecek bir etkisi olduğu görülmektedir. Elbette bu etkiyi yalnızca futbolculara bağlamak doğru olmaz. Ancak milyonlarca insan tarafından sevilen ve örnek alınan sporcuların toplum üzerindeki olumlu etkisini de görmezden gelemeyiz. Nitekim bu konuda yapılan çeşitli akademik araştırmalar da sporun, farklı kültürler arasında köprü kurma gücüne sahip olduğunu ortaya koymaktadır.

Ne var ki böylesine önemli bir konu kamuoyunda yeterince gündeme gelmemektedir. Futbol denildiğinde çoğu zaman transferler, şampiyonluk yarışları, hakem tartışmaları veya ekonomik boyut konuşulmaktadır. Oysa futbolun insanları birbirine yaklaştıran, farklı din ve kültürlerden insanları ortak bir sevinçte buluşturan yönü çok daha fazla konuşulmayı hak etmektedir.

Elbette futbol, geçmişte olduğu gibi bugün de kötü amaçlarla kullanılabilir. Şiddetin, ayrımcılığın ve nefret söylemlerinin tribünlere taşındığı örnekler de vardır. Ancak bu olumsuzluklar, futbolun özünü temsil etmez. Asıl yapılması gereken, futbolu insanları birbirine düşman eden bir araç olmaktan çıkarıp, dostluğu, kardeşliği ve karşılıklı saygıyı güçlendiren bir hayır vesilesine dönüştürebilmektir.

Irkçılığın ve yabancı düşmanlığının dünyanın birçok bölgesinde yeniden güç kazandığı bir dönemde yaşıyoruz. Böyle bir ortamda insanları ortak değerlerde buluşturan her unsur büyük önem taşımaktadır. Futbol da bu ortak değerlerin başında gelmektedir. Sahada atılan bir gol bazen milyonlarca insanı aynı anda sevindirebilir; örnek bir sporcunun sergilediği ahlak ve karakter ise yıllardır süren önyargıları sessizce yıkabilir. Belki de futbolun en büyük gücü tam olarak budur. Kazanılan kupalardan çok daha değerli olan, insanların kalplerinde kurduğu köprülerdir.

Nejdet Demirel

Selam ve duayla…

 

Yorumlar
  1. Memet samur dedi ki:

    Kalemine sağlık kardeşim

  2. ayşegül ünal dedi ki:

    İslamı tebliğ etmenin türlü türlü yolları var. Yeter ki tebliğ edenler sağlam olsun, güven versin. Günümüz insanı takımının başarısını kendine hamlediyor. Takımını kazandırana bu yüzden sevgi besliyor. Müslüman sporcular böylece gönülleri fethediyor.Dolayısıyla ön yargılar kırılıyor, düşmanlıklar azalıyor. İşin. bir başka tarafı futbola vakit kaybı gibi bakan bizler, şimdi daha sıcak bakıyoruz.

  3. İsmail Şahin dedi ki:

    Yüreğine sağlık kardeşim. Gözden kaçan bir noktaya temas etmişsin.

  4. Talip güler dedi ki:

    Esselamünaleyküm ve rahmetullah…

    necdet kardeşim yazınızı yeni okuyabildim futbolun belki ufak tefek bir takım faydalarını, olumlu olabilecek kısımlarını yazmışsınız. ama futbola :evrensel anlamda/ küresel anlamda bakıldığı vakit çok ciddi bir fesad/ifsat edici rolü olan bir oyun olduğu gerçeğini değiştirmez değiştirmiyor…ben artık oyunda diyemiyorum bunun ötesinde bir şey bu futbol… yani tamamen sömürge aracı tamamen insanları aldatma kandırma uyutma belki insanları hipnotize ederek yönlendirme yönetme ,insanları ifsad etme aracı ve bir tür sihirbazlığa dönüşmüş durumda.gayrı meşru bir kazanç kapısı olmuş…engin noyan’ın da zannediyorum bir videosu vardı onda bir alman profesörüyle karşılaştığını söylüyordu, alman profesör artık müslüman mı ya da değil mi onu tam olarak bilmiyorum ama şöyle bir şey söylüyordu engin noyan’a. .futbol artık bir dindir diyor..ben de diyor itiraz ettim engin’noyan..ama sonra diyor bana izah etmeye başladı , diyorki bak mabetleri var stadyumlar işte dolayısıyla cemaati var o türbünlerde oturanlar ..ondan sonra işte imamı var hakemler ..ondan sonra diyelim tefsircileri var pazartesi yorumlayan erman toroğlu gibiler..sonra mezhepleri var, bak galatasaray fenerbahçe trabzonspor vesaire bir başka tarafı da,bu endüstriyel futbolun şu anda bir trilyon doların üzerinde diyelim bir ekonomik güce sahip olması ve bu ekonomik gücün de kimlerin elinde döndüğü kısmı da çok önemli yani genelde toplumları ifsat edici olarak önde bulunan insanlar,genelde ya başkan oluyorlar ya da bu işten istifade ediyorlar genelde de düşük karakterli insanlar yani bu yorumcular bile bakıyorsun hayatlarına iğrenç hayatları var futbolcularınki de böyle zaten kazandıklarında işte şampanya idi kadındı fuhuştu öbürüydü berikiydi her türlü pisliğin içinde ha bir kaç tane işlenen temiz adam varmış şimdi bunu tabii nasıl değerlendirmek lazım o da ayrı bir konu ama bu büyük ifsat/fesad/şiirk hareketini de herhalde tüm boyutlarıyla da konuşmak gerekir diye düşünüyorum,siz de yazınızda buna biraz değinmeliydiniz diyeyim . Bu endüstriyel futbola 1 trilyon dolar para harcanıyor. Öbür tarafta, , yetersiz beslenme, kirli su sebebiyle 50-60 milyon insan ölüyor..bunları kurtarmak için 100 milyar dolar yetiyor…ama dünyadaki futbolun patronları/ağaları bu işin başındakiler ve küresel düzen maalesef buna bir çözüm üretmiyor.. ama, futbol gibi bir eğlence sektöründe bir trilyon dolar gibi bir büyük bir rakam harcayabiliyor..bir futbolcu 222 milyon euronun üzerinde para alıyor..sen ne yapıyorsun da kardeşim bu parayı alıyorsun.diyen varmı, herkes alkışlıyor..müslümanlar bile bu konuda net değiller..bir çok müslüman bu işin peşinde maalesef…ben şahsen takım tutmayı bunlara ilgi alaka göstermeyi, reklam maksadlı tişortlarını giymeyi bile mümin için zul görüyorum..müslüman böylesine bir ifsad edici yapının karartısını bile fazlalaştırmamalı. Stadlarda insanlar adeta ahlaklarını kaybediyorlar. Küfür hakaretle insanlar pisikolojik değişime uğruyorlar..bu dev organizasyonun, bu futbol denen sihirbazlığın ne faydası var diyede sormak gerekiyor…müminun süresinde rabbimiz, “müminler boş işlerden, söz /eylem /uğraşlardan yüz çevirirler ” Buyuruyor…bu ayet bize bir fikir verir diye düşünüyorum…hayır olsun yine de yüreğinize sağlık