Emekli Orgeneral Ergin Saygun’dan Kıymet Bilmezlere Tokat Gibi Konuşma!
Genelkurmay 2. Başkanlığından emekli olan Orgeneral Ergin Saygun, Saha ekspo’da, Avrupa’nın en büyük organizasyonunda bir panelde konuşmuştu.
O gün söyledikleri bence bugün bir kez daha dinlenmeli. Hatta iki haftada bir dinlersek, nereden nereye geldiğimizi ve daha da gitmemiz gereken yol olduğunu çok net anlatıyor. İşin içinde doğrudan bulunmuş, yıllarını ordunun içinde geçirmiş bir askerden bahsediyoruz. Ve orada, bizim ürünlerimizin de hemen hemen hepsinin sergilendiği fuarda kurduğu cümleler dinlenmeli. Dinledik, gördük ama bir kez daha hatırlayalım istedim.
Emekli Orgeneral Ergin Saygun: geçmişte yaşadıkları zorlukları anlatıyor
Askeri yardım malzemesi kullanmanın mahcubiyetiyle — ille de “utanç” demeyeyim ama — can sıkıntısıyla büyüdük.
Hep askerimizin üzerine “US” yazan battaniye örttük.
“US” yazan tabaktan, “US” yazan kaşıkla yemek yedirdik.
Kolunda Alman bayrağı olan eğitim elbiseleri dağıttılar, “Bunları giyin” dediler.
Bir şey dışarıya satalım diye uğraştık hep.
O günlerde hatırlarım, “Şöyle şöyle bir şey yaptık, şu kadar milyon dolar kâr ettik” hiç denmezdi; çünkü satma yoktu.
Şimdi bakıyorum, 5,5 milyar dolar buradan ihracat yapılıyor.
Bunları tabii yaşamamışsanız, buranın ne anlama geldiğini takdir etmek biraz zor.
Başka bir yerde de söyledim:
Kıbrıs Barış Harekâtı’nda roketleri başka bir ülkeden almak mecburiyetinde kalmışsanız, Roketsan’ın şimdi yaptığı balistik füzeleri takdir etmeyebilirsiniz.
O Temmuz sıcağında Kıbrıs’ta elinizde bir tek kanallı Amerikan AN/PRC-6 telsizi ile kan ter içinde irtibat kurmaya uğraşmadıysanız, bugün Aselsan’ın yaptığı 40 kanallı kriptolu telsizlerin de sizin için çok fazla önemi olmayabilir.
Her şeyde böyledir.
Silahlı helikopter de böyledir, insansız araçlar da böyledir.
Bunlar, hiç tahayyül dahi edemeyeceğimiz yerlere geldik.