
Gazeteci Ahmet Hakan, Suriye’de gelişen olayları bugünkü köşesinde şöyle değerlendirmiş:
– Koskoca rejim devrildi. Katliam fotoğrafı gelmiyor. Cinayet videosu gelmiyor. Bırakın katliamı, cinayeti falan… İşkence, kaba muamele fotoğrafı ve videosu bile yok.
– Türbeler havaya uçurulmuyor. Kafa kesme, damdan adam atma gibi kan dondurucu videolar gelmiyor. Alevi, Nusayri avına çıkılmış değil. Bir bağnazlık fotoğrafı yok ortada.
– Zafer kazananlar, her aşamada olumlu mesajlar verdiler, veriyorlar. Her şey gerçek olamayacak kadar olumlu gelişiyor gibi. O kadar ki… Esad’ın devrik başbakanı bile durumdan memnun görünüyor.
– Arap Baharı adı verilen olaylara da pek benzemiyor bu olay. Düşünün: Esad’ın sonu bile Saddam’ın ya da Kaddafi’nin sonu gibi olmadı. En azından uçağına atlayıp kaçma fırsatını bulabildi Esad.
– “Cihatçılar kazandı, çok kaygılıyız” demenin, eski bir ezberi tekrar etmenin dışında bir anlamı kalmadı artık. “Kaygılıyız” diyenlerin kaygılarını haklı çıkaracak bir şey yaşanmıyor şimdilik.
HABER YORUM
Müftü oğlu olduğunu bildiğimiz Ahmet Hakan’ın yapmış olduğu bu tespitlere katılıyor ve altına imzamızı atıyoruz…
Ahmet Hakan Bey bu tespitleri yaparken, yazdıklarının İslam’ın Cihad ve Fetih ruhunu yansıttığı idraki ile mi yaptı bunu bilemiyoruz.
Peygamberimiz (sav) Hristiyan olan Gassani Devleti’ni İslam dinine davet etmek için gönderdiği elçinin, Busra Valisi Şürahbil tarafından öldürülmesi üzerine Cihada giden İslam ordusuna şu direktifi vermişti:
*Kadınlara ve çocuklara (Yani sivillere) dokunmayacaksınız.
*Hangi dinden olursa olsun Din adamlarına ve mabetlere sığınanlara ilişmeyeceksiniz.
*Evleri yakıp yıkmayacak, ağaçları ve bitkileri kesmeyecek doğaya zarar vermeyeceksiniz.
*Size cephede kılıç çekenlerle savaşacaksınız…
Şu ana kadar ÖSO’nun yaptığı tam da bu değil mi?
ÖSO ve buna bağlı güçlerin, çizgisini bozmaması, iktidar gücüyle şaşırıp batıl yollara tevessül etmemesi duasıyla şu ayeti kerimeyi herkese hatırlatmak istiyoruz:
“Ey iman edenler, hepiniz topyekün İslâm’a girin! Bütün varlığınızla ve tam bir teslimiyetle Allah’a boyun eğin. Her şeyinizi tümüyle O’na adamak suretiyle barış, esenlik ve huzurun teminatı olan ve bir tek Allah’a boyun eğme esasına dayanan İslâm’a girin. Bu teslimiyet, yüce Allah’ın hükmüne ve yazgısına razı olmayan en ufak bir düşünce, duygu, niyet, eylem, arzu ve endişe kırıntısına yer vermeyen kesin bir teslimiyet olmalıdır. Hayatınızı, bir bölümünde Allah’a, diğer bölümünde başka varlıklara itaat edecek şekilde parçalara ayırmayın. Düşüncelerinizi, kültürünüzü, biliminizi, ekonominizi, siyasetinizi, aile hayatınızı, hukukunuzu, eğitim sisteminizi; kısacası her yönüyle hayatınızı Allah’ın gönderdiği kurallara göre düzenleyin. Sakın Allah’ın emir ve uyarılarımı gözardı edip de şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, sizin apaçık bir düşmanınızdır.” (Bakara 208)