
Oyuncu Zehra Yılmaz, Ekol TV’de katıldığı programda, modern ilişkilerde kadın ve erkeğin rolüne dair dikkat çekici ve derinlemesine bir bakış açısı sundu. “Kadın erkek eşitliğine inanmıyorum” şeklindeki sözleri, bazı çevrelerce yanlış anlaşılsa da, Yılmaz’ın açıklamalarının ana odağının “denge” ve “tamamlayıcılık” kavramları olduğu anlaşıldı.

Yılmaz, geleneksel eşitlik anlayışının, kadın ve erkeğin birbirinin aynı olmasını beklediğini; ancak bunun ilişkilerdeki doğal dengeyi bozduğunu savundu. Açıklamalarını, “Bir ilişkide kadın ve erkek arasında tamamen aynı rollerin ve gelir seviyelerinin olması, erkeğin kendini iyi hissetmesini engelleyebilir. Her iki tarafın da kendi doğasından gelen farklılıkları ve güçleri var” şeklinde detaylandırdı.
Bu yaklaşım, kadın ve erkeğin birbirine rakip olması yerine, birbirini destekleyen ve tamamlayan unsurlar olarak görülmesi gerektiğini öne sürüyor. Yılmaz, “eşitlik” kavramının bazen bu doğal tamamlayıcılığı göz ardı ettiğini ve bunun da ilişkilerde huzursuzluğa yol açtığını ifade etti.
Sonuç olarak, Zehra Yılmaz’ın sözleri, “kadın erkek eşitliği” söylemine karşı bir duruş sergilemekten ziyade, modern ilişkilerde kadın ve erkeğin rollerinin yeniden değerlendirilmesi ve her iki tarafın da kendilerini değerli hissettikleri bir uyumun yakalanması gerektiğini vurgulayan bir manifesto niteliğindedir. Oyuncu, ilişkideki karşılıklı saygı ve anlayışın, kuru bir eşitlikten çok daha önemli olduğunu ve gerçek huzurun bu tamamlayıcı yaklaşımla sağlanabileceğini belirtti.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube