islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
32,5987
EURO
34,7452
ALTIN
2.497,10
BIST
9.524,59
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
14°C
İstanbul
14°C
Yağmurlu
Cumartesi Açık
20°C
Pazar Az Bulutlu
21°C
Pazartesi Az Bulutlu
23°C
Salı Az Bulutlu
22°C

Peygamberimizin Veda Haccı – 4

Peygamberimizin Veda Haccı – 4
14 Ağustos 2018 12:49
A+
A-

Allah’ın Resûlü, Akabe Cemresini taşlayıp kurban kestikten ve de tıraş olduktan sonra ihramdan çıktı. Mekke’ye gidip farz tavâfını yapmadan güzel kokular süründü. Hz. Âişe, O’nu misk içeren bir kokuyla bizzat kendi elleriyle kokulamıştı.

Bütün bu görevlerin yapıldığı Zülhicce’nin onuncu Cumartesi günü devesine binerek Minâ’dan Mekke’ye indi. Aynı gün (öğleden önce) farz tavâfını yaptı. Kova ile çekilen Zemzem suyundan ve dağıtım için hazırlanan şıradan içti. Öğle namazını Mekke’de kıldı, sonra da Minâ’ya döndü.

Eşi Ümmü Seleme, insanların arkasından binekli olarak tavâf etti, çünkü hastaydı. Bu konudaki mazerete dayalı talebini Hz. Peygamber kabul buyurdu. Âdetinden temizlendiği için Hz. Âişe de gusül abdesti alarak tavâf etti.

Salât ve Selâm üzerine olsun. Allah’ın Resûlü farz tavâfını yaptıktan sonra eşleriyle yakından ilgilendi. [71]

HacİbâdetleriniSıraTakipEtmeksizinYapmak

Sakıncayok

Yoğun geçen Zilhicce’nin bu onuncu günü, Hz. Peygamber’e pek çok da soru yöneltiliyordu. Örneğin; Peygamberimizin büyük şeytan sembolünü taşlama, kurban kesme, tıraş olma ve tavâf yapma şeklinde sıra takibi yaparak örneklendirdiği hac görevlerini, sıra değişikliği yaparak uygulayan kişiler tarafından ne yapmaları gerektiği soruldu. Hz. Peygamber, Sa’y’i tavâftan önce yapmak dâhil sıra değişikliği ile ilgili her soruya şöylece cevap verdi:

-Sakıncayok/zorlukyok,sakıncayok.(Yaptığınız gibi de yapılabilir.)Ancak sakıncalı olan, Haksız olarak bir Müslümanın arkasından onun şahsiyetini yaralayıcı, aşağılayıcı söz söyleyen kişinin yaptığıdır. Sakıncalı olan ve yıkıma uğratan budur. [72]

Allah’ın Resûlü, Minâ’ya döndüğünde onu görmek ve dinlemek isteyenler çevresini kuşatarak ona yaklaşmaya çalışıyor ve yüzünü gördüklerinde de şöyle diyorlardı:

-İştemübarekyüzlüPeygamber…

(Yöneltilen bir soru sebebiyle olacak o gün) Hz. Peygamber, Allah’ın, ihtiyarlık dışında her hastalık için şifa aracı olacak bir madde yarattığını açıkladı.

Ayrıca, “Canlarınız,mallarınızveşahsiyetinizi oluşturandeğerleriniz dokunulmazdır,” buyurdu.

“MüslümanınMüslümanıiteklemesininbile haram kılındığını ” duyurdu. Ardından da şöylece tanımlamalarda bulundu:

-Müslüman, insanların dilinden ve elinden zarar görmedikleri, güvencede oldukları kişidir.

Muhacir,küçükvebüyükgünahlarıterk eden,mücâhidiseAllah’aitâatyolunda nefsini yönlendirmeye çalışan kişidir.

MinâGeceleriveŞeytanSembolleriniTaşlama

Hz. Peygamber, Cumartesi günü Hac tavâfını yaparak döndü Minâ’da gününü tamamladı ve orada geceledi. Geceleriyle birlikte Pazar ve Pazartesi günleriyle Salı gününü de Minâ’da geçirdi.

Bu günler Minâ günleridir, farz namazların ardından tekbîr getirme günleridir. Ayrıca bu üç günün her birinde zevalden; güneş tepe noktasını aşarak batıya yöneldikten sonra şeytan sembolleri olan cemrelerin her birine yedişer taş atılır.

Hz. Peygamber yaya olarak geldiği taşlamaya, Minâ Mescidi’ni takîb eden Küçük Şeytan sembolünü taşlamaylabaşladı ve orada uzunca duâ etti. Sonra Orta şeytan sembolünü taşladı, orada da aynı şekilde duâda bulundu. Büyük şeytan sembolü olan Cemre-i Akabe’yi taşlayınca, orada durup duâ etmedi. Her bir taşlamada da tekbîr getirdi.[73]

BaşkasınınSuçundanKimseyeCeza Verilemez

Kurban kesim günlerinin ikincisi olan Pazar günü Hz. Peygamber bir hitabede daha bulundu. Pazartesi günü de hitab buyurduğu rivâyet edilmektedir. Bu hitabelerinde akraba haklarının gözetilmesini, onlara yardımcı olunmasını şöylece öğütledi:

-Annene,babana,kız kardeşine, kardeşine, sonra da yakınlık derecelerine göre diğer akraba fertlerine iyilikte bulun. (Yardım ederek, ziyarette bulunarak, Hakk’a/güzelliklere çağırarak onlara karşı akrabalık görevlerini yap.)[74]

Selem b. Kays’ın anlatımına göre büyük günahlardan kaçınılması ile ilgili olarak da şöylece uyarıda bulundu:

– Hiç bir varlığı Allah’a ortak koşmayın. İşlediği cinayetin yargı yolu ile verilecek cezası dışında Allah’ın dokunulmaz kıldığı hiç bir cana kıymayın. Zina yapmayın ve de çalmayın.

-Şu gerçeği de çok iyi bilin: Hiçbirkişibirbaşkasınınişlediğisuçtanötürüsorumlututulupcezalandırılamaz.[75]

O, bir öğütlerinde de şu gerçeği açıkladı:

Çok çok iyi bilmenizi isterim ki, namaz kılanlar Allah’ın dostlarıdır; Allah’ın dostları da namaz kılanlardır. [76]

KAYNAKÇA

[71]Buharî Hac 129

[72]Buharî Hac 130; Ebu Davûd Hn.2015

[73]Ebu Davûd Menasik 78; et-Tac 2/150

[74]Müsned 4/278; Ebu Davûd Hn.3855

[75]Müsned 4/339

[76]İbn Kesir 1/481

Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.