
Ramazan, Müslümanlar için nefis terbiyesi, paylaşma, dayanışma ve rahmet ayıdır. Ancak bu yıl Geldiğinde, Gazze’de binlerce insan için iftar ve sahur sadece bir ibadet değil, hayatta kalma mücadelesi hâline geliyor.
Gazze Şeridi boyunca milyonlarca kişi yıllardır süren çatışmalar ve abluka nedeniyle hâlâ ciddi gıda güvensizliği ile karşı karşıya. Birleşmiş Milletler raporlarına göre, gıda yardımları artmış olsa da beslenme koşulları hala kritik seviyelerde ve milyonlarca kişi sadece temel ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Yaklaşık yarım milyon kişinin acil beslenme desteğine ihtiyaç duyduğu belirtiliyor.
Bu durum, Ramazan ayının iki temel ibadeti olan sahur ve iftarı bile hayatta kalma mücadelesine dönüştürüyor. Binlerce aile, her gün sabah ve akşam yemek bulmak için çabalarken; yetersiz su ve el yıkama imkânları, artan fiyatlar ve yetersiz gıda stoklarıyla karşı karşıya.
Gazze’de birçok aile, bombalanan evlerin yerine kurulan çadır kentlerde veya enkazlar arasında yaşıyor. Geçici barınaklar, özellikle şiddetli yağışlar ve kış koşullarıyla baş edemeyerek çamur ve su baskınlarına neden oluyor; bu da hem sahurda hem iftarda yemek yapmayı ve temiz su bulmayı daha da zorlaştırıyor.
Modern mutfakların yokluğu nedeniyle binlerce kişi, ailece iftar sofrası kurmak yerine, kurulan yardım sofralarına, toplu iftarlara veya gıda kolilerine muhtaç hâle geldi. Sosyal yardım örgütlerinin düzenlediği toplu iftarlar, bazı bölgelerde binlerce kişiye sıcak yemek ulaştırıyor; ancak bu çabalar bile ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kalıyor.
İbadetlerin Mekanı Molozlar Arasında
Camiler, mescidler ve ibadet alanlarının büyük kısmı yıkılmış durumda veya hasar görmüş durumda. Bu zor koşullarda Gazze halkı, enkaz yığınlarının arasına dua ve ibadetlerini taşımaya çalışıyor.
Ramazan ayının huzurunu bulmak için insanlar toplu iftar sofrası kuruyor, davet ediyor; tıpkı eskiden olduğu gibi paylaşmayı ve dayanışmayı diri tutmaya çalışıyorlar.
Gazze’de yaşam hakkı, dinî özgürlük ve ibadet hakları uzun süreli çatışma ve abluka nedeniyle büyük ölçüde sınırlandırıldı. Gıdaya erişim, temiz su, sağlık hizmetleri ve barınma gibi temel haklar hâlâ tam karşılanamıyor; dünya kamuoyu ise çoğu zaman bu insani krize yeterince müdahil olamıyor.
Gazze’deki bu kritik insanî tablo, yıllarca insan hakları, ifade özgürlüğü ve yaşam hakkı savunuculuğu yapan Batı dünyasının sessizliğini sorgulatıyor. Yardım örgütlerinin çağrılarına rağmen bölgeye erişim hâlâ sınırlı ve istikrarlı bir barış süreci inşa edilemedi.
Bu Ramazan, dualar sadece ağızdan değil; sahurda su için uzun kuyruklara giren çocukların gözünden, enkaz arasındaki iftar sofralarından yükseliyor. Mübarek ayın bereketini idrak etmeye çalışırken, Gazze’de yaşayan milyonlar için bu ay sadece ibadet değil; hayatta kalma ve umuda tutunma zamanıdır.
İSLAMİ HABER “MİRAT”
MİRATYOUTUBE
BU TARZ GİRİŞİMLERİN! ZAMAN KAYBETMEDEN TÜRKİYE'DE, HAYATA GEÇİRİLMESİNİ BEKLİYORUZ! Çin’de “Okuma Seferberliği” Başlıyor: Hedef Genç…
Fark Et, Şükret, Yakınlaş İnsanın kulluğunu derinleştiren ve güzelleştiren en önemli kapılardan biri, hiç şüphesiz…
AİLEDEN TOPLUMA BİR MEDENİYETİN SESSİZ ÇÖKÜŞÜ Toplumların bekâsı, yalnızca sınırlarının korunmasıyla değil; nesillerinin ahlâk, iman…
SANCHEZ VE LULA’DAN ORTA DOĞU MESAJI: “SAVAŞI DESTEKLEYENLERE YAZIKLAR OLSUN” İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen “Demokrasiyi…
MODERN BATI’NIN TEZAHÜRÜ OLARAK İRAN–ABD SAVAŞI "Bu mesel ile bulur cümle düvel fevz-ü felâh; Hazır…
DİNDARLAŞTIK MI, YOKSA DÜZENLE UYUMLU HALE Mİ GELDİK? Türkiye’de uzun zamandır en az konuşulan, ama…