
RAMAZANA GİRERKEN… TEŞEKKÜRLER SN BAKANIMIZ…
Mübarek Ramazan’a adım atarken, sosyal medyada adeta bir fırtına koparıldı. X Twitter’da, İstegram’da, ekran başlarında ve köşe yazılarında… ölçüsüz sözler, haddi aşan ifadeler, seviyesiz yakıştırmalar havada uçuştu. Milli Eğitim Bakanımız Sayın Prof. Dr. Yusuf Tekin’e yönelik sarf edilen sözler, eleştiri sınırını aşarak hakarete vardı…
“Keşke genelgeyle birlikte kuduz aşısı da gönderseydiniz!”
Bütün bu hakaret!, ölçüsüz, seviyesiz, haddi aşan… ifadeler karşısında… yapılan bir yorumda da, Sn Bakanım keşke!;… “Genelgeyle birlikte kuduz aşısı da gönderseydiniz” deniyordu… ve keşke fikir ayrılıklarımızı incitmeden konuşabildiğimiz, eleştiriyi nezaketle ifade edebildiğimiz, ortak değerlerimizi kırmadan tartışabildiğimiz bir dil ve iklim hâkim olsaydı…
RAMAZAN’IN ÖZÜ VE EĞİTİMİN ANLAMI
Oysa gönderilen genelgenin özü son derece açıktı… Çocuklarımıza Ramazan ayının manevi iklimini tanıtmak… Paylaşmayı, yardımlaşmayı, sabrı ve iyiliği hatırlatmak… Mesele bundan ibaretti…
81 ile gönderilen bu metin, kimseye zorla bir inanç dayatmak değildir. Bu toprakların binlerce yıllık birikimini, milli ve manevi değerlerini yeni nesillere aktarma iradesidir.
Zira Ramazan yalnızca oruç tutmak değildir. Ramazan; nefsi terbiye etmektir. Ramazan; sofrayı bölüşmektir. Ramazan; yoksulu gözetmek, dili kötülükten sakınmak, kalbi kibirden arındırmaktır. Ramazan; toplumsal dayanışmanın en güçlü zeminidir. Merhameti diri tutan, vicdanı ayağa kaldıran bir mekteptir. Böyle bir ayın çocuklara tanıtılmasından kim neden rahatsız olur?
Eğitim yalnızca akademik başarıdan ibaret değildir. Eğitim, karakter inşasıdır. Eğitim; bilgi kadar ahlakı, başarı kadar vicdanı önemsemektir. Okulun ve öğretmenin görevi kötülüğü normalleştirmek değil; iyiliği çoğaltmaktır. Eğer eğitim sistemimiz çocuklarımıza sabrı, paylaşmayı, merhameti ve güzel ahlakı hatırlatmayacaksa; neyi hatırlatacaktır?
ELEŞTİRİ Mİ, KUTUPLAŞMA MI?
Buna rağmen bazı kişi, kurum ve sendikaların bu çağrıya gösterdiği tepkileri sağduyulu bir zemine oturtmak güçtür. Değerlerimizi hatırlatmayı “dayatma”, iyiliği öğretmeyi “gericilik” olarak niteleyen açıklamalar en hafif ifadeyle hakkaniyetli değildir. Farklı düşünebiliriz; eleştiri elbette olabilir. Ancak toplumsal hassasiyetleri hedef alan, meseleyi çarpıtan ve kamuoyunu gereksiz bir kutuplaşmaya sürükleyen bir dil kimseye fayda sağlamaz.
Asıl sorgulanması gereken şudur: Modernlik köklerinden kopmak mıdır, yoksa değerleriyle barışık bir gelecek kurmak mı? Çağdaşlık; çocuklara erdemi öğretmeye karşı çıkmak mıdır? Bu ülkenin inanç dünyasına, kültürel hafızasına, tarihsel birikimine bu denli yabancı bir refleks; eleştiri değil, hazımsızlıktır. Milletin değerleriyle barışamayan bir anlayışın, eğitimi sadece teknik bir süreç gibi görmesi, insanı eksik tanımasındandır.
Güçlü toplumlar yalnızca teknolojiyle, yalnızca sınav başarılarıyla ayakta kalamaz. Güçlü toplumlar; değerleriyle, ahlakıyla, vicdanıyla ayakta kalır. Eğer bir nesil merhameti öğrenmezse, bilgisi onu kurtaramaz. Eğer sabrı öğrenmezse, başarısı onu insan yapmaz. Eğer paylaşmayı öğrenmezse, zenginliği ona huzur vermez.
BİR MEDENİYET NEFESİ
Tam da bu noktada, çocuklarımızın hem akademik hem de ahlaki gelişimini önemseyen bu yaklaşımından dolayı Milli Eğitim Bakanı Sayın Prof. Dr. Yusuf Tekin’e şükran borçluyuz. Çünkü bu adım; kuru bir bürokratik yazışma değil, ‘‘Türkiye Yüzyılı, Maarif Modeli’’ temelli, değer odaklı bir eğitim vizyonunun güçlü bir ifadesidir. Bu adım; milletin hafızasına, kültürüne ve inancına saygının göstergesidir.
Eleştiri fikirle yapılır; hakaretle değil. Fikir üretmek yerine tahkir etmeyi tercih edenler, aslında kendi tahammülsüzlüklerini ele vermektedir. Oysa bu ülkenin çocuklarına Ramazan’ın güzelliğini anlatmak; sabrı, paylaşmayı ve merhameti… hatırlatmak; geleceğe bırakılacak en kıymetli mirastır.
Çünkü gelecek yalnızca bilgiyle değil, güzel ahlakla inşa edilir. Ve bu topraklarda Ramazan, sadece bir ay değil; bir medeniyet nefesidir. Bu medeniyet nefesini çocuklarımızla buluşturmak ta; asla bir dayatma değil, kökleriyle bağını koparmayan bir nesil yetiştirmenin vicdani, tarihi ve milli bir sorumluluğudur.
Bu vesileyle… mübarek Ramazan ayının; gönüllerimizi yumuşatmasını, kalplerimizi merhametle kuşatmasını; milletçe birliğimizi, dirliğimizi ve kardeşliğimizi pekiştirmesini; çocuklarımızın zihinlerine ilim, yüreklerine güzel ahlak, hayatlarına ise hayır ve bereket katmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum.
Erol KAVUNCU
YAZARIMIZ ”EROL KAVUNCU’NUN”, DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA ”TIKLAYINIZ”
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube
Rabbim cümlemizi rızasınca iki cihanda aziz eyleye. Rabbim Dinine hizmet edenlere güç ,kuvvet ,metanet,samimiyet ,muvaffakıyyetler ihsan eyleye. Hayırlı, huzurlu ramazanlar..