
Fransa’daki Metz Katedrali’nde gerçekleştirilen bir ayin sırasında yaşananlar, dini makamlarda ve Batı kurumlarında ırkçılık ile ayrımcılığın hâlâ ne kadar derin izler taşıdığını gözler önüne sermiştir. Katolik dünyasının önde gelen isimlerinden Robert Francis Prevost’un, ayin esnasında cemaati selamlarken siyahi bir rahibin elini havada bırakması, yalnızca ferdi bir dalgınlık olarak değil, Batı merkezli dini ve sosyal yapılarda süregelen ötekileştirici zihniyetin somut bir dışa vurumu olarak değerlendirilmektedir.
Geçmişte sömürgecilik döneminden bu yana dinî ve siyasi otoriteler tarafından dezavantajlı gruplara, özellikle de siyahi topluluklara karşı kullanılan üstenci dil, ne yazık ki modern dünyada da biçim değiştirerek varlığını sürdürmektedir. Kutsal mekanlarda dahi insanları ten rengine veya kökenine göre ayrıştıran bu tavır, Batı toplumlarının evrensel insan hakları ve eşitlik söylemleriyle tezat oluşturmaktadır. Görünürde evrensel bir kucaklaşma vadeden kurumlar, uygulamada aynı refleksi göstermemekte; ötekileştirme refleksini alt tabakalara ve inanç önderlerinin tutumlarına kadar yansıtmaktadır.
Buna karşın İslam medeniyeti, kurulduğu ilk andan itibaren her türlü ırkçılığı, kavmiyetçiliği (asabiyeti) ve rengi üstünlük vesilesi saymayı kesin bir bir dille reddetmiştir. İslami ölçüde insan onuru en üst sırada yer alır ve yaratılışta eşitlik esastır.
Takva Ölçüsü: Kur’an-ı Kerim’de insanların ırk veya renk bakımından değil, yalnızca Allah’a olan bağlılıkları ve sorumluluk bilinci (takva) bakımından üstün olabileceği açıkça beyan edilmiştir.
Veda Hutbesi’nin Evrensel Mesajı: Hz. Muhammed (s.a.v.), Veda Hutbesi’nde bu hususu en net şekilde özetleyerek şöyle buyurmuştur: “Ey insanlar! Rabbiniz birdir, atanız da birdir. Hepiniz Âdem’in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Arab’ın Arap olmayana, Arap olmayanın Arap’a, beyazın siyaha, siyahın da beyaza hiçbir üstünlüğü yoktur; üstünlük ancak takva (Allah’a olan sorumluluk bilinci) ile olur.”
Metz Katedrali’nde yaşanan olay, Batı dünyasının insan hakları ve eşitlik iddiasındaki samimiyetsizliği bir kez daha gözler önüne sermiştir. İnsanları ten renklerine göre kategorize eden bu çarpık zihniyete karşılık İslam, 14 asır önce ortaya koyduğu evrensel kardeşlik ve adalet ilkeleriyle renk, dil ve ırk fark etmeksizin tüm insanlığın onurlu birer birey olduğunu tescillemiştir.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube
İsrail ordusunda büyük skandal: Binlerce mühimmat çalındı İsrail ordusunun depolarından binlerce silah ve mühimmatın çalındığı…
YARGININ BAĞIMSIZLIĞI SORUNU Yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı, toplumsal aktörler ile siyasal erkin sınırlandırılması hususunda bir…
ÜNİVERSİTELER DOGMA KABUL ETMEZ: İNKILÂP TARİHİ DERSİ KALDIRILMALIDIR Almanya’da ilkokuldan yüksek lisansa kadar uzanan sosyal…
Hükûmete Nafaka Zulmünü Bitirecek Teklifimiz KUR’ÂN BOŞANMA NAFAKASINI NASIL ÇÖZÜYOR? İslam Aile düzeninde kadın, evlilik…
KADER NEDEN İMANIN GEREĞİ İsra Suresi 13 ve 14. ayetlerde Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: وَكُلَّ…
Kadının Namazı Evde mi, Mescitte mi? Hadisleri Birlikte Okumak Prof. Dr. Kutluk Özgüven’in “Kadın Kovan…