islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
44,2207
EURO
50,5377
ALTIN
7.136,03
BIST
13.092,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
10°C
İstanbul
10°C
Çok Bulutlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
12°C
Salı Az Bulutlu
12°C
Çarşamba Çok Bulutlu
10°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
10°C

RUHUN İHTİYACI: MÜZİKLE OYALANMAK MI, ZİKİRLE DİRİLMEK Mİ?

RUHUN İHTİYACI: MÜZİKLE OYALANMAK MI, ZİKİRLE DİRİLMEK Mİ?
17/02/2026 09:16
A+
A-

RUHUN İHTİYACI: MÜZİKLE OYALANMAK MI, ZİKİRLE DİRİLMEK Mİ?

​Bu konu, gündemime gençlerle yaptığımız bir sohbet esnasında bir kardeşin sorduğu basit ama derin bir soruyla girdi: “Abi, gerçekten müzik insanın ruhunu besler mi?”​

Aynı günlerde, sosyal medyada karşıma çıkan bazı paylaşımlarda da benzer cümlelerle sıkça karşılaşmaya başladım. “Doğru sesler insanın iç dünyasını yükseltir”, “müzik ruhu onarır”, “ruh müzikle beslenir” gibi ifadeler…

​Tevafuk diyelim; aynı soruların hem gerçek hayatta hem de sosyal medyada karşıma çıkması, konuyu derinlemesine ele alma ihtiyacı doğurdu. Böylece bu yazı ortaya çıktı diyebiliriz.

​İlk olarak şuna baktım: “Ruhun gıdası müziktir” sözü kime ait? Bu sözün dayanağı nedir? Yaptığım araştırmalarda, bu sözün net, belirli bir ilmî kaynağa dayanan bir ifade olmadığını gördüm. Daha çok modern çağın sanat ve psikoloji dili içinde üretilmiş, insanların kulağına hoş gelen ama ilmî, gerçekçi bir karşılığı olmayan duygusal bir cümle olduğunu söylemek mümkün. Yani bu söz, bir hakikatten ziyade bir “his” ifadesidir.

​İslam’da müziğe nasıl bakılmıştır? İslam alimleri müzik meselesinde tek tip bir görüş ortaya koymamış, konuyu farklı açılardan değerlendirmişlerdir. Kimi alimler müziğin icrasına ve etkisine daha mesafeli durmuş, kimi alimler ise içeriğine ve niyetine göre belli ölçülerle değerlendirmiştir. Ancak bu konudaki ortak nokta şudur: Müzik hiçbir zaman başlı başına bir “ruhsal gıda” olarak görülmemiştir. En fazla, insanın duygularını etkileyen bir araç olarak ele alınmıştır.

​Bizim bu yazıda ele almak istediğimiz asıl mesele; İslam’da müziğin şartları veya yerinin ne olduğu tartışması değil, ruhun asıl neyle beslendiği meselesidir. Bugün modern dünyada ciddi bir kavram kayması yaşanıyor. Ruh ile duygu hâli neredeyse aynı şey gibi algılanıyor. İyi hissetmek, huzurlu olmak veya sadece rahatlamak “ruhaniyet” sanılıyor.

​Oysa İslam’da ruh, sadece geçici hislerden ibaret değildir. Ruh; insanın anlamla, hakikatle ve yaratılış gayesiyle kurduğu bağdır. Bu bağın gıdası da ses değil, zikir yani vahiydir. Rabbimiz bu hakikati Kur’an-ı Kerim’de açıkça beyan eder: “Bilesiniz ki kalpler ancak Allah’ı zikretmekle tatmin (mutmain) olur.” (Ra’d, 28)

​Yine vahiy için Şura suresinde; “Sana da emrimizden bir ruh vahyettik” ifadesi kullanılır. Yani Kur’an’ın kendisi bizzat “ruh” olarak isimlendirilir. Bu da bize şunu gösterir: Ruhu besleyen şey titreşim değil; hatırlayıştır, anlamdır ve yön bulmaktır.

​Müzik çoğu zaman insanı sadece o anlık oyalar, geçici bir rahatlık verir; ama zikir insanı uyandırır ve dönüştürür. Müzik anlık bir heva ve duygu hali oluşturur; vahiy ise hayatın rotasını çizer.

​Bugün maalesef gençlerimiz arasında, popüler kültürün sunduğu bazı yeni kavramların zikrin yerini almaya başladığını görüyoruz. İnsanlar ruhuna iyi gelecek şeyi asıl kaynağında aramak yerine, anlık rahatlamalara yöneliyor. Bu durum masum bir merak gibi görünse de aslında derin bir zihinsel kaymaya işaret ediyor. Çünkü insan ruhunun gıdasını bu tür geçici yerlerde aramaya başladığında, kalbini de asıl kaynağından uzaklaştırmış oluyor.

​Belki de bugün yeniden sormamız gereken soru şudur:

Beni sadece iyi hissettiren şey ne?

Peki, beni gerçekten “iyi bir insan” yapan gerçek gıda ne?

​İşte ruhun gıdası meselesi tam da burada başlar.

MUSTAFA GÜVEN

​27 Şaban 1447 / 15 Şubat 2026

Yorumlar
  1. Harun Güven dedi ki:

    Allah sizden razı olsun sevgili hocam çok önemli ve yerinde bir konu ele almışsınız.