İNSANIN CEVHERİ VE KEMAL YOLCULUĞU: BEŞERİYETTEN İNSANİYETE ONTOLOJİK BİR ANALİZ 1. Giriş: İnsanın Ontolojik Konumu ve Marifetullahın İmkânı İslam düşünce atlasında insanı anlamak, yaratıcıyı anlamakla eşdeğer bir mahiyete sahiptir. Bu ontolojik paralellik, “Nefsini bilen Rabbini bilir” bakışında, insanın kendi cevherini tanıdıkça Marifetullah (Allah’ı tanıma) imkânını güçlendireceği ilkesine dayanır. Bu bağın...
Etna Yanardağı’nda Patlayıcı Aktivite Sürüyor İtalya’nın Sicilya Adası’ndaki Etna Yanardağı’nın Voragine zirve kraterinde 6 Ağustos’ta başlayan yoğun volkanik hareketlilik devam ediyor. Kül Bulutları Havacılığı Olumsuz Etkiledi Yanardağın üst kesimlerinde püskürmeler ve yoğun kül bulutları görülürken, farklı rakımlardaki çatlaklardan magma çıkışı da sürüyor. Oluşan lav akıntılarının ise sınırlı bölgelerde kaldığı bildirildi....
İSLAM ALLAH’I HAYATIN MERKEZİNE KOYAN DİN’DİR Laiklik ve diğer seküler sistemler insanı toplum yönetimin merkezine koyar, İslam ise bütün varlıkların yaratıcısı olan Allah’ı yerleştirir. LAİKLİK AKIL VE BİLİM DIŞI HURAFEDİR Akıl ve bilim karşıtı modern bir hurafe olan laiklik ve benzeri seküler düzenler, insan hayatını anlamlı ve amaçlı kılmak isteyen...
İLK VE SON ÇAĞRI Ey ömrünü, sabahın aldatıcı aydınlığını ebediyet zannederek tüketen insan; söyle bana, hangi dağ sonsuza kadar ayakta kalabilmiş, hangi deniz kıyılarını ebediyen koruyabilmiş, hangi hükümdar mezarının kapısını kapatıp ölüm meleğine “Buraya giremezsin!” diyebilmiş ve hangi medeniyet kendi gururunun ağırlığı altında ezilmeden çağları aşabilmiştir ki sen hâlâ kendini...
KİMSE RABLEŞTİRİLMEMELİ ÇÜNKÜ RABBMİZ SADECE ALLAH TEÂLÂ’DIR İslâm toplumunun kuruluş ve gelişim aşamasında emeği olan âlimlere ve yöneticilere göreceli bir itaat olmuştur. Sınırları belli olan bu itaatin elbette dini referansları vardır. Nisa Suresinin elli dokuzuncu ayetindeki, “itaat ediniz” emrinin Allah’a ve Resulüne izafe edilip karizmatik önderlere gelince tekrar edilmeyip kendinden önceki...
KUR’ÂN AYNASINDA CAHİLİYE Yeryüzü nice çağlar gördü; nice şehirler yükseldi, nice ordular geçti, nice saraylar göklerle yarışacak kadar büyüdü; fakat insan, Rabbinin kelâmından yüz çevirdiği her vakit, taşların şekli değişse de karanlığın adı değişmedi ve Kur’ân’ın “cahiliye” diye haber verdiği o eski yara, her çağın kalbinde yeniden açıldı. Cahiliye yalnızca...
VAHİY PENCERESİ Şehitler Ölmez! Çünkü Bunu Allah (cc) Söylüyor “Allah yolunda öldürülenlere ‘ölüler’ demeyin. Bilakis onlar diridirler. Fakat siz bunu anlayamazsınız.” (Bakara Suresi, 154) Ölüm… İnsanın en büyük korkusu… Dünyanın en kesin gerçeği… Fakat Kur’an, ölüm hakkında bizim bildiklerimizi altüst eden bir hakikati önümüze koyuyor. Bir insan toprağa veriliyor… Tabutu...
YAZILAN VE YAŞANAN TARİH 70’lerin en popüler kitaplarından biri Mustafa Müftüoğlu’nun “Yalan Söyleyen Tarih Utansın” kitabıydı. Zaman içinde Müftüoğlu yazmaya devam etti, şimdi 12 cilde baliğ olan kitap hala piyasada bulunmaktadır. Düzenli olarak kitabı okumuş değilim ama piyasaya çıktığı günden beri ismi hep hoşuma gitmiştir. Müftüoğlu şiirsel bir ifade kullanarak...
KONUŞ EY KUR’AN, DAĞILSIN KARANLIKLAR Sen, taşlara kazınmış eski bir hatıranın solgun sesi değilsin; çağları aşarak insanın en derin yalnızlığına inen, kalbin karanlığını yaran, aklın zincirlerini kıran, zamanı mahkûm eden ilahî hitapsın; yeryüzü kaç defa kararmış olursa olsun, her doğan sabahla birlikte yeniden dirilen hakikatin kendisisin. İnsan seni rafların sessizliğine...
ERTLENSE BİLE ALLAH KELİMESİNİ (HÜKMÜNÜ) GERÇEKLEŞTİRİR Allah (st) önce Kur’ân’ın fesâhât ve belağâtına (üstün söz sanatına), lafzının ve anlamının pekiştirilmiş olduğuna, buna rağmen müşriklerin/kâfirlerin ona iman etmediğine işaret ettikten sonra onların inkârlarının yalnızca kör bir inat ve azgınlık yüzünden olduğuna dikkati çekiyor. Bir âyette şöyle deniyor: “Biz onu Arapça bilmeyenlerden...
İSLAM’IN LAİKLİĞE İTİRAZI İslam’ın laikliğe yönelik itirazı, çoğu zaman yanlış anlaşılmaktadır. Bu itiraz, belirli bir siyasi partiye, bir toplumsal kesime veya herhangi bir millete karşı geliştirilmiş bir tepki değildir. Aynı şekilde mesele, sadece anayasalarda geçen bir kelimeye duyulan rahatsızlık da değildir. İslam’ın itirazı, çok daha temel bir noktada başlar: Hayatın...
MÜSLÜMANLAR İZZETİ WASHINGTON’DA, BRÜKSEL’DE DEĞİL, ALLAH’IN DİNİNDE ARAR Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi’nde yapılan açıklamalar ve alınan kararlar, uluslararası sistemin hangi temel üzerine kurulduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Zirvenin merkezinde adalet, merhamet, insanlığın ortak huzuru veya mazlumların korunması değil; daha fazla silahlanma, daha yüksek savunma harcamaları, daha güçlü askeri...
LAİKLİK KALKARSA NE OLUR? “Laiklik kalkarsa ne olur?” sorusu, son yıllarda Türkiye’de en çok tartışılan başlıklardan biri hâline gelmiştir. Kimi insanlar böyle bir değişikliğin özgürlükleri ortadan kaldıracağını düşünürken, kimi insanlar ise bunun toplumun inançlarıyla daha uyumlu bir düzenin önünü açacağını savunmaktadır. Ancak meseleye İslami açıdan bakıldığında sorulması gereken ilk soru...
BİLGİNİN REHBERLİĞE DÖNÜŞTÜĞÜ İLAHİ KİTAP وَلَقَدۡ جِئۡنَـٰهُم بِكِتَـٰبࣲ فَصَّلۡنَـٰهُ عَلَىٰ عِلۡمٍ هُدࣰى وَرَحۡمَةࣰ لِّقَوۡمࣲ یُؤۡمِنُونَ Biz onlara, bilgi ile açıkladığımız, iman edenler topluluğu için yol gösterici ve rahmet olan bir kitap getirdik. (el-A`râf 7/52) Bilgi hiç bu kadar çoğalmamış ve insan hiç bu kadar yönünü kaybetmemişti. Bir önceki ayette...
Vahiy Penceresi Adaletin En Zor İmtihanı “Ey iman edenler! Kendinizin veya anne babanızın ve akrabanızın aleyhine bile olsa adaleti ayakta tutun, Allah için şahitlik eden kimseler olun. (İnsanlar) zengin olsunlar, yoksul olsunlar Allah onlara sizden daha yakındır. Öyleyse siz hislerinize uyup adaletten ayrılmayın. Eğer adaletten sapar veya üzerinize düşeni yapmaktan...
SEKÜLER-POZİTİVİST BİLİM ANLAYIŞININ YIKICILIĞI 19. yüzyıldan itibaren küresel ölçekte mutlak bir tahakküm kuran seküler-pozitivist bilim anlayışı, bu çok boyutlu arayışı yalnızca laboratuvarda ölçülebilen, ampirik olarak doğrulanabilen ve maddeye indirgenebilen dar bir paranteze hapsetmiştir. Bilimi evrensel bir yöntem olmaktan çıkarıp ideolojik bir tiranlığa, yani bir tür “bilimciliğe” (scientism) dönüştüren bu paradigma;...
MİZAHIN SINIRLARI VE İLAHİ KELAMIN HAKİKATİ: POPÜLER KÜLTÜRÜN KUTSAL METİN ALGISINDAKİ YANILGILARI Günümüz popüler kültürünün ve sahne sanatlarının en büyük açmazlarından biri, derinlikli bilgi ile ilgili temellerden yoksun popülist söylemleri mizah adı altında topluma sunmasıdır. Bir stand-up gösterisinde kutsal kitapların kronolojik akışını bir “roman serisine”, Kur’an-ı Kerim’in nüzulünü ve “son...