islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,1648
EURO
53,9432
ALTIN
6.056,88
BIST
13.976,68
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
33°C
İstanbul
33°C
Açık
Cumartesi Açık
30°C
Pazar Parçalı Bulutlu
30°C
Pazartesi Açık
31°C
Salı Parçalı Bulutlu
32°C

S-400 Hamlesi Türkiye’ye Ne kazandırdı?

S-400 Hamlesi Türkiye’ye Ne kazandırdı?

S-400 Hamlesi Türkiye’ye Ne kazandırdı?

MAKALENİN SESLİ ANLATIMI

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov’un, Türkiye’nin envanterindeki Rus yapımı S-400 hava savunma sistemlerinin üçüncü bir ülkeye yeniden satılması konusunda Ankara ile temas yürütüldüğünü doğrulaması, uluslararası kamuoyunda yeni bir tartışmayı başlattı. Söz konusu sistemlerin bir Körfez ülkesine, özellikle de Birleşik Arap Emirlikleri’ne satılabileceği yönündeki iddialar gündemde yer alırken, satışın tamamlandığına veya alıcı ülkeye ilişkin henüz resmî bir açıklama yapılmış değil.

Olası satış süreci yalnızca ticari bir gelişme olarak değil, Türkiye’nin son yıllarda izlediği savunma sanayii ve dış politika stratejisinin önemli bir halkası olarak da değerlendirmek gerekir diye düşünüyorum.

Türkiye, S-400 hava savunma sistemlerini öncelikle uzun menzilli hava savunma ihtiyacını karşılamak amacıyla envanterine kattı. Bu süreçte yaşanan siyasi tartışmalara ve yaptırımlara rağmen Ankara, sistem üzerinde önemli teknik bilgi ve tecrübe elde etti. Savunma çevrelerinde dile getirilen değerlendirmelere göre, S-400’lerin incelenmesi ve işletilmesi, Türkiye’nin milli hava savunma projelerine önemli katkılar sundu. Böylece Türkiye, yalnızca hazır bir sistemi kullanmakla kalmadı, aynı zamanda bu alandaki mühendislik ve entegrasyon kabiliyetini de geliştirdi.

S-400 sistemlerinin üçüncü bir ülkeye satılabileceği yönündeki iddialara gelince, özellikle Körfez ülkelerinin bu sistemlere ilgi gösterdiği yönündeki değerlendirmeleri yeniden gündeme taşıdı.Henüz resmî olarak doğrulanmamış olsa da, olası satışın gerçekleşmesi halinde Türkiye’nin envanterindeki sistemleri yüksek bir ekonomik değerle devretmesi mümkün olabilecek. Bu durum, savunma alanında yapılan yatırımın ekonomik bir kazanca dönüşmesi anlamına gelmektedir.

S-400 krizinin ardından Türkiye, ABD’nin CAATSA yaptırımlarıyla karşı karşıya kalmış ve F-35 programından çıkarılmıştı.Buna karşın son dönemde Ankara ile Washington arasında yeniden diplomatik temasların hız kazandığı görülüyor. Ankara’daki NATO Zirvesi sırasında ABD tarafından CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasının değerlendirilebileceği ve F-35 programına ilişkin yeni bir sürecin gündeme gelebileceğine yönelik açıklamalar yapılmıştı.S-400’lerin üçüncü bir ülkeye devredilmesi ihtimali, bu sürecin önündeki en önemli başlıklardan birinin çözülmesine katkı sağlayabilecek gelişmeler arasında değerlendirmek gerekir.

Türkiye bu süreci nasıl kazanca dönüştürdü: Süreç,Türkiye açısından üç önemli stratejik kazanımı beraberinde getirdi diyebiliriz.

İlk olarak Türkiye, S-400 sistemi sayesinde hava savunma teknolojileri konusunda önemli teknik bilgi, işletme deneyimi ve mühendislik kabiliyeti elde etti.

İkinci olarak, sistemlerin yüksek bedellerle üçüncü ülkelere satılabilmesi ihtimali, savunma yatırımının ekonomik kazanca dönüşmesini sağlayabilecek bir fırsat olarak şimdiden görülmeye başlandı.

Üçüncü ve en kritik başlık ise, S-400 dosyasının kapanmasıyla birlikte CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve F-35 programına dönüş konusunda diplomatik zeminin güçlenmesi ihtimali olarak ön plana çıkmaktadır.

Tüm bu gelişmeler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen savunma ve dış politika stratejisinin Türkiye’ye sağladığı uzun vadeli kazanımlar olarak yorumlanırken, S-400 sürecinin yalnızca bir silah alımı değil, aynı zamanda savunma sanayiinde bilgi birikimi, ekonomik fırsat ve diplomatik manevra alanı oluşturan çok boyutlu bir strateji olduğu yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

Selam ve Duayla

NEJDET DEMİREL

İslami Haber ”MİRAT” – YouTube

 

Yorumlar
  1. Memet dedi ki:

    Eline sağlık

  2. İsmail Şahin dedi ki:

    Farklı bakış…
    Yüreğine, eline sağlık kardeşim.
    Rabbim kalemine kuvvet versin.

  3. Sancak dedi ki:

    Kendisini çok uyanık,başkalarını salak kabul edip,Hem ABD’ye hem de RUSYA’ya yaranmaya çalışmak gibi çapsızlığın,vizyonsuzluğun son durağı burasıdır..akılları sıra “ derenin taşıyla,derenin kuşunu avlayacaklardı”…köylü kurnazlığı yaparak onları alt edemezsiniz..zira sizin şimdi gittiğiniz yoldan onlar 150 yıl önce döndü..bu arada S400’lerin elden çıkarılmasına sevindim..depolarda çürüyeceğine,bari 3-5 kuruş toplasınlarda NATO domuzları için yapılan masraflar çıksın