islami haberortadoğu haberlerimirat analizmirat tv
DOLAR
18,6384
EURO
19,5727
ALTIN
1.062,89
BIST
5.023,51
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
13°C
İstanbul
13°C
Çok Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
15°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
14°C
Cuma Hafif Yağmurlu
16°C
Cumartesi Çok Bulutlu
18°C

Saflarımızı Meleklerin Saflarına Benzetmek

Saflarımızı Meleklerin Saflarına Benzetmek
08.11.2022
A+
A-

“Saf saf dizilenler” anlamına gelen Sâffât suresinin ilk dört ayeti mealen şöyledir: “Saf saf duran ve sürdükçe süren ve Zikri okuyan meleklere andolsun ki, (ey insanlar) ilâhınız Bir’dir.” (Sâffât, 37/1-4)

Sıra sıra, saf saf duran, emre âmâde bekleyenlere yemin olsun ki! Toplayıp sürükleyenlere, zoraki yaptırım gücüne sahip olanlara yemin olsun ki! Sonra Zikr’i okuyanlara, onunla yol bulmaya çalışanlara, Kitab’ı gündeme alanlara; gündemlerini, hayat programlarını zikirle, kitapla, vahiyle belirleyenlere yemin olsun ki, sizin İlâhınız, sahibiniz Bir’dir…

Rabbimizin üzerlerine yemin ettikleri; her an Rablerine kulluk eden, Rablerinin her emrine inkıyat eden, her an Allah’ı zikreden melekler olabilir. Ama aynı zamanda Allah’a O’nun istediği gibi iman eden, saf saf Allah huzurunda kıyamda duran, Rablerinden gelen her bir emir karşısında boyun büküp teslimiyet ortaya koyan, Allah’ın dininin hâkimiyeti adına saf saf düşman karşısında cihad eden, Allah’ın zikrini, kitabını okuyan, gündemlerine alan, gündemlerini kitapla belirlemeye çalışan müminlerdir.

İster melekler, isterse müminler olsun bu üç özellik sahibi kulları üzerine yaptığı bu üç yeminden sonra, Rabbimiz çok önemli bir konuya dikkat çekiyor: İlâhın tekliği… Allah, sözü dinlenecek tek İlâhtır; Yasaları uygulanacak, rızası kazanılacak, kendisi için hayat yaşanılacak tek İlâh… Gecemizde gündüzümüzde, kazanmamızda harcamamızda, eğitimimizde siyasetimizde, hukukumuzda ekonomimizde, giyimimizde kuşamımızda, almamızda vermemizde, oturmamızda kalkmamızda, hasılı tüm hayatımızda bir tek söz sahibi vardır, o da Allah’tır (Besâirü’l-Kur’ân).

“Andolsun saf saf dizilenlere” (Sâffât, 37/1). Müfessirlerin çoğuna göre “sıra sıra dizilmiş olanlar” ifadesiyle, dünyada insanların namaz kılmak için saf tutmaları gibi semada saf tutan melekler kastedilmiştir. Abdullah b. Mes‘ûd, Abdullah b. Abbas, İkrime, Saîd b. Cübeyr, Mücâhid ve Katâde bu görüştedirler… Meleklerin sıra sıra dizilmesi, çoğunlukla saf tutarak ibadet etmeleri şeklinde yorumlanmıştır (Kur’ân Yolu). Meleklerin bizzat kendileri Allah’ın kullarından olup Allah’a itaatle görevlidirler. Namaz için saf saf dizilip Allah’a hamd ile tesbih etmektedirler (Fî-Zılâli’l-Kur’ân).

“…Hiçbir varlık yoktur ki, Allah’ı hamd ile tesbih etmesin…” (İsra 17/44)

Meleklerin Allah katındaki özel konumları, saf saf ibadet ve tesbih etmeleri, Sâffât/164-166’da bizzat kendi ağızlarından ifade edilir: (Melekler derler ki:) “Bizim her birimizin Allah katında belli bir makamı ve vazifesi vardır.” “O’nun emrini alıp yerine getirmek için bizler saf saf dizilmiş beklemekteyiz.” “Biz, Allah’ın her türlü eksiklik ve ortaktan uzak olduğunu sürekli ikrar ve ilan (tesbih) etmekteyiz.”

Meleklerin saf saf dizilişine dikkat çeken 165. ayette Müslümanların namazlarında saf tutmalarının melekleri andırdığına da bir îmâ vardır. Nitekim Resulullah (s.a.), Müslümanların başka topluluklardan üstün olduklarını gösteren özelliklerden birini şöyle ifade etmiştir:

“Saflarımız meleklerin safları gibidir” (Müslim, Mesâcid 4).

Hz. Ömer’in (r.a) cemaatle namaza dururken, “Ey insanlar! Saflarınızı düzeltin; Allah, sizin meleklere benzemenizi istiyor” dedikten sonra 165. ayeti (ve innâ le-nahnu’s-sâffûn) okuduğu, safların iyice düzeltildiğini görünce namaza başladığı rivayet edilir (Taberî, XXIII/112) (Kur’an Yolu, IV/558-559)

Dahası, melekler bizim namazlarımıza şahitlik ederler.

Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre, Resulullah (s.a.) şöyle buyurdu: “Birtakım melekler geceleyin, diğer birtakımı da gündüz vakti birbiri ardınca gelip sizin aranızda bulunurlar. Onlar sabah namazı ile ikindi namazında bir araya gelirler. Geceleyin aranızda kalmış olanlar Allah’ın huzuruna çıkarlar. Allah, kullarının halini çok iyi bildiği halde, meleklere: “Kullarımı ne halde bıraktınız?” diye sorar. Melekler: “Onları namaz kılarken bıraktık; yanlarına da namaz kılarken varmıştık”, derler.” (Buhârî, Mevâkît 16, Tevhîd 23,33; Müslim, Mesâcid 210. Ayrıca bk. Nesâî, Salât 21)

Sabah ve ikindi vakitlerini ve bu vakitlerin namazını daha faziletli kılan sebeplerden biri, belki en önemlisi, bu namazlarda meleklerin de hazır bulunmaları ve Allah’ın müminlere bir lütfu olmak üzere, onların güzel hallerine kendi huzurunda meleklerin şahitlik etmeleridir (Riyâzu’s-Sâlihîn Şerhi).

DUYURU: Sâffât suresi dahil, Aşır Aşır Kur’ân derslerimizi her Cumartesi ve Pazar 07.00’de AKİT TV’de izleyebilirsiniz.

Abdullah Yıldız

Yorumlar

  1. homalı dedi ki:

    amel ve salih amelle yazılanların haddi hesabı yok.çok güzel.peki iman olmadan salih amelin ahirette bir karşılığı varmı,yok.kelime-i şhadeti getiren icmalen(toptan iman etmiş olur.bunlardan biriside kitaplara imandır.anadolu müslümanları kitaba tam olarak iman edip teslim olmuşlarmıdır?……………mesela MİRAS islama göremi yapılmaktadır………..istisnaları olmakla beraber,mirasda ŞİRK kuralları hüküm sürmektedir.YA KADINLAR EŞİT MİRAS İSTEMEKTE YADA ERKEKLER KADINLARA MİRASTAN DÜŞEN PAYLARINI VERMEMEKTEDİRLER…………………kuran tarihsel olmadığına göre,zamana göre miras kuralları değişmez………………miras,allahdan başkasına ibadet/kulluk yapmama ve benzeri konularda islami dairenin dışına düşmüş insanlar varken neden öncelik verilmez………………..bu durumun oluşmasında ahiret,hesap ve mükafatın belirleneceği din gününe imanın yok olmasıdır………….mümin kime denir,açık inkarcı(kafir),gizli inkarcı(münafık),ortak koşan(müşrik)kime denir.hangi söz,tutum ve davranışlar mümini ehli küfür daireye sokar……………..bunlar öncelikli olmamalımı?…………….kişi gerçek imana sahip olduğunda imanı zaten onu yönlendirir.ÖNCELİK İMAN………..İMAN YOKSA GERİSİ BOŞ DEĞİLMİ?