
Sanders’tan Trump’a: Yalan Konuşuyor
Senatör Bernie Sanders, Donald Trump’ın İran’a yönelik son askeri saldırısını sert bir şekilde eleştirerek, Trump’ın açıklamalarındaki bariz çelişkileri ve yalanlarını vurgulayan bir paylaşım yaptı. Sanders’ın X (eski Twitter) hesabından attığı orijinal mesaj şöyle:
“Trump, İran’a saldırmamız gerektiğini söyledi çünkü ‘nükleer silaha sahip olmasına izin veremeyiz’. Gerçekten mi? Bu, Haziran ayında ‘İran’ın nükleer tesisleri yok edildi / obliterated’ diyen aynı başkan. Vietnam. Irak. İran. Başka bir yalan. Başka bir savaş.”

Bu paylaşım, Trump’ın Haziran 2025’te ABD’nin İran’ın ana nükleer tesislerine (Natanz, Fordow, Isfahan gibi) düzenlediği “Operation Midnight Hammer” saldırılarından sonra yaptığı açıklamalara doğrudan atıf yapıyor. O dönemde Trump, tesislerin “tamamen ve tamamen yok edildiğini (completely and totally obliterated)” iddia etmiş, bunu “muhteşem bir askeri başarı” olarak nitelendirmiş ve barış çağrısı yapmıştı. Pentagon’un ilk değerlendirmeleri de tesislerin ağır hasar gördüğünü, programın yaklaşık 2 yıl geciktiğini belirtiyordu – ancak tamamen yok edilmediği uzmanlarca kabul ediliyordu.
Fakat 2026 başındaki yeni saldırılarda Trump, İran’ın nükleer programını yeniden inşa etmeye çalıştığını ve nükleer silah geliştirmesine “asla izin verilmeyeceğini” söyleyerek gerekçe gösterdi. Bu, önceki “yok etme” iddiasıyla doğrudan çelişiyor ve istihbarat raporları da programın tamamen ortadan kalkmadığını doğruluyor.
Sanders, Donald Trump’ın tam da bu tutarsızlığını vurguluyor: Trump’ın sözleri güvenilmez ve yanıltıcı. Mesajında Vietnam Savaşı’ndaki (Tonkin Körfezi yalanı) ve Irak Savaşı’ndaki (kitle imha silahı iddiaları) gibi tarihi “yalan” gerekçeleri hatırlatarak, İran’da da aynı döngünün tekrarlandığını söylüyor. “Başka bir yalan. Başka bir savaş.” sloganıyla özetlediği eleştiri, Trump’ın “yalancı” imajını güçlendiriyor – özellikle Kongre onayı alınmadan yapılan eylemler, rejim değişikliği çağrıları ve Ortadoğu’da yeni bir savaşa sürüklenme riski nedeniyle.
Bu çıkış, Trump’ın dış politika tutarsızlıklarını ve savaş gerekçelerinin sorgulanmasını yeniden alevlendirdi. Sanders gibi muhalifler, bunu Trump’ın sözlerine güvenilmeyeceğinin en güçlü kanıtı olarak sunuyor. Olay, ABD iç siyasetinde yoğun tartışmalara yol açtı; bazı Cumhuriyetçiler saldırıyı “gerekli” görürken, Demokratlar ve bağımsızlar “anayasaya aykırı” ve “tehlikeli” olarak nitelendiriyor.