
Ne suyum var, ne içmeye tasım var.
Ne çığlığım kaldı, ne de sesim var.
Doğduğumdan beri her gün yasım var.
Sen Gazzeli değilsin ki bilesin !
Şiddetli acıdan güldün mü sen hiç ?!
Ölmeyi kurtuluş bildin mi sen hiç !?
Günde onlarca kez öldün mü hiç?!
Sen, Gazzeli değilsin ki bilesin.
Kundakta dünyaya küsmek ne demek;
öfkeden, çeneyi kasmak ne demek;
narkoz yokken bacak kesmek ne demek;
Sen Gazzeli değilsin ki bilesin.
Saçlar, nasıl bir gecede ağarmış;
bir ölüden çocuk nasıl doğarmış;
bir mezara, kaç cenaze sığarmış;
sen Gazzeli değilsin ki bilesin!
Gün olur yaşayan ölüler kokar;
bir damla gözyaşı cihanı yakar;
bir duruş, bir bakış kaleler yıkar;
sen Gazzeli değilsin ki bilesin!
Sürekli acıyla kul sınanır mı;
toprak ki, kan ile hiç sulanır mı;
şehidi olmayan ev kınanır mı;
sen Gazzeli değilsin ki bilesin.
Yiğit eğilmezse kırarlar elbet;
yoluna bin tuzak kurarlar elbet;
susandan da hesap sorarlar elbet;
sen Gazzeli değilsin ki bilesin.
Bütün dünya sağır, lal olmuş dili;
meydanı boş bulmuş iblisin dölü.
Onuru ne bilir, yaşayan ölü ;
sen Gazzeli değilsin ki bilesin .
Yeryüzü çağırır kıyametini;
sorarlar herkesten hıyanetini;
Gazzeli korudu emanetini;
Sen gazzeli değilsin ki bilesin.
İSLAMİ HABER “MİRAT” -YOUTUBE-