
İslâm tarihini, günümüzün toplumsal ve siyasî sorunlarına çare bulabilmek açısından özellikle sosyal boyutuyla yeniden tahlil etmeliyiz. Bu bağlamda Akabe Biatlerini tahlil etmekte fayda vardır. Peygamberimiz (sav), Mekke’de yaşayan sahabilerin hayatını tehlikede görmekteydi ve Müslümanların Medine’ye hicret etmelerine Medineli Müslümanların kendisine biat etmelerinden yani bağlılık yemininde bulunmalarından sonra müsaade etmiştir. Peygamberimiz (sav), Mekkeli Müslümanların hicretten sonra Medine’de huzur içinde yaşayabilmelerinin temini için, birkaç yıl öncesinden Medineli insanlarla temasa geçmiş ve İslâm’ı kabul edenlerden (Ensar’dan) Mekke’nin iki kilometre dışında Akabe isminde dar bir vadide gizlice buluşmuş ve onlardan her defasında sadakat üzere söz almıştı.
Zulüm altında olan Mekkeli Müslümanların yakın zamanda Mekke’den Medine’ye hicret edeceklerini anlayan Medineli Müslümanlar, İslâm birliği için her türlü fedakârlığa hazır olarak Mekke’den ayrıldılar. Henüz bir devlet kurulmamıştı ama devletin varlığını sağlayacak ve sürdürebilecek olan üyeleri/vatandaşları arasında gönüllülük esasına dayanan bir sosyal sözleşme (biat) Hz. Peygamberin (sav) inisiyatifi ile yapılabilmişti. İleride kurulacak devletin alt yapısı, farklı bölgelerden gelen Müslümanlar arası ittihadı pekiştirecek bu sözleşmelerle sağlanmış oldu.
Sonuç olarak Akabe biatleri, aristokratik (pederşahi) ve despotik bir niteliğe sahip olan Mekke devletinin haberi olmaksızın tam gizlilik esasları doğrultusunda gerçekleşmiştir. Müslümanların güvenliği için, İslâmî diplomasinin yanında istihbarat sistemi de bu vesile ile geliştirilmiş oldu. Bir taraftan zor durumda olan Müslümanlara yardımcı olmak isteyen güvenilir gayri-Müslimlerden istifa edilmiş, diğer taraftan da bu kişiler aracılığıyla düşman kamplarından bilgi edinilmiştir. Özellikle Hz. Peygamberin (sav) amcası ve onun hamisi Abbas, henüz Müslüman olmadığı halde, bu gizli toplantıların organizasyonunda önemli bir rol üstlenmiş ve bizzat bu görüşmelerde hazır bulunmuştur. İşte Hicret için bu gibi tedbir ve ön hazırlıkların yapılması, akıllı bir strateji olarak değerlendirilebilir. Bazı ülkelerde azınlıkta oldukları için zulme uğrayan Müslümanlar, Peygamberimizin (sav) bu siyasî hamlelerini iyi okumalıdır, vesselâm.
Prof. Dr. Ali SEYYAR
İran'da İsrail Adına Casusluk Yapan İki Kişi İdam Edildi İran yargısı, Mossad adına casusluk yaptıkları…
Petro'dan İspanya ve Arap Dünyasına Çağrı: "Faşizme Geçit Vermeyin" Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, Fas'tan İspanya'nın…
AKIL, AHİRETİ İNKÂR DEĞİL KABUL EDER Kâinat düzeninin yıkılacağı, yerin başka bir yere, göklerin başka…
İsrail Gazzeyi vurdu hakkında son gelişmeler. İsrail, ateşkese rağmen Gazze'ye düzenlediği hava saldırısında 8 kişinin…
Hürmüz iddiası hakkında son gelişmeler. İran’ın Hürmüz Boğazı ile ilgili ortaya attığı iddialar, ABD’nin olası…
Akciğer kanserinde beslenmenin rolü, hastalığın seyrini önemli ölçüde etkileyebilir. Dengeli bir beslenme planı, tedavi sürecine…