Makale

SİYASET VE UCUZ KAHRAMANLIKLAR

Siyaset, günümüzde birçok kavram gibi asıl amaç ve niteliğinden uzaklaştırılmıştır. Kişilere ve ideolojilere bağlı, kısa vadeli atraksiyonlar ile kitlelerin kararını etkileyici bir niteliğe bürünmüştür

Bu durum, siyasetten beklenilen adaletli yönetim ve insani değerlerin korunması amacını gerçekleştirememekte, olayı bir  kişisel hakimiyet yarışı veya ideolojik bir mücadele alanı haline getirmektedir.

Maalesef halk kitleleri de bu gayesiz ve anlamsız mücadeleye katılarak, sonuçsuz bu restleşme ve söz düellosunun devamına adeta izin vermektedir. İşin garibi ülkenin bunca meseleleri çözüm kazanmamışken, bu “ kör döğüşü” nün sürdürülmesine çok az kişi itiraz ederken, büyük bir kitle bu durum normal kabul etmektedir. 

Ekrem İmamoğlu olayının analizi:

Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığı gibi çok önemli bir idari ve siyasi görevine geldiğinde “ herşey güzel olacak” sloganı ile büyük beklentilerin hedefi olmuştu.

Fakat kısa bir zaman sonra, büyük vaad ve söylemlerin gerçekleşmediğine şahit olduk. Reklam ve tanıtım kampanyalarına çok büyük önem veren İmamoğlu, vaadlerini yerine getiremediği gibi, bu makamı cumhurbaşkanlığı için bir atlama taşı haline getirmeye çalışıyordu.

Öyle ki, Amerika, İngiltere gibi ülkelerin dış işleri ile ilgili bir hükümet yetkilisi gibi toplantılar yapıyor, İstanbul’un önemli problemlerinde ya tatilde veya uluslar arası bir heyet ile görüşüyordu. İmamoğlu, aslında ne partisi ve ne de ideolojisi için hareket eden biri değildi. Kendi siyasi geleceği için çalışıyordu.

İmamoğlu figürü, siyasetin nasıl daha yüksek makam ve menfaat elde edilmesine  örnek bir olay olarak ele almak gerekiyor. İmamoğlu, gelenekten  ait olduğu partinin bir üyesi olmamakla birlikte, Türkiye’de hükümetin çeşitli konulardaki başarısızlığı sebebiyle, iktidara alternatif hale gelen muhalefetin yükselişini kendine mal etmeye çalışan bir siyasetçi olarak gösterilebilir.

İmamoğlu, aday olduğu partinin söylemlerini aynen uygulamayıp, her kesimin söz, sembol ve  kelimelerini çok ölçülü bir şekilde kullanan ve birçok konuyu, kendi amaçlarına doğru yönelten bir siyasetçi olarak, belki de yakın tarihte eşine rastlanmayan bir reklamasyon ile, huzursuz ve beklentisi karşılanmayan kitlelere bir ümit olmaya çalıştı.

Olay bu şekilde devam ederken, daha önce sözü edilen bir yolsuzluk soruşturması başladı ve İmamoğlu ve ekibi, çeşitli konularda rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve hukuku yanıltma gibi sebeplerden  tutuklandı. Olay, sadece bununla kalmadı. İmamoğlu’nun, İstanbul ve hatta Türkiye’deki milyonlarca kişinin bilgilerini yabancı bir firma aracılığıyla, yurt dışı kurum veya kuruluşlara sattığı hususu ile ilgili resmi açıklamalar ortaya çıktı.

Muhalefetin İmamoğlu Simidine Sarılması:

Bu olay ortaya çıktığı andan beri, muhalefetin lideri sanki suçsuz ve günahsız bir kişinin görevden alınıp, ona haksızlık yapıldığı ve siyasetten men edilerek, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu büyük bir liderin (!), siyasetten uzaklaştırıldığı söylemini yaymaya ve bu konuda, sanki hiçbir hukuki işlem olmamış ve herhangi bir suistimal veya rüşvet benzeri işlemler olmamışçasına, olayı sadece siyasi açıdan değerlendirmeye başladı.

Savcılık iddialarıyla, İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve bağlı iştiraklerde ortaya çıkan onlarca olay ve usulsüzlük, yanlış ve ahlaka, hukuka aykırı işlemleri, hiç görmemecesine meselenin sadece Cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik bir işlem olduğu hususu, ısrarla dile getirilerek, hükümet karşıtı kitleleri bir isyan ve ihtilal provası içine sokulması, partici siyasetin hangi noktalara kadar evrildiğini göstermektedir.

Hükümetin veya hükümete bağlı bazı kişi veya kurumların, tertemiz olduğunu söylemek gibi bir durumdan bahsetmiyoruz. Ama, siyasi bir partinin, ahlak ve hukuk sistemi ile ortaya çıkan bazı yolsuzluk ve suistimalleri görmezden gelmesine ve herhangi bir açıklama yapmamasına bir anlam vermek mümkün değil. Özellikle, bir belediye başkanının, uluslararası firmalar ile, ülkenin mahrem bilgilerini vererek, kendi kişisel amaçlarına ulaşmaya çalışması, son derece inanılmaz bir olay olarak karşımızda durmaktadır.

Bu konu, sadece bir partiye yönelik eleştirmekten öteye; siyasi parti çalışmalarının, hangi noktaya gelebildiği ve ülke huzur ve düzenini ne ölçüde tehdit edebilecek toplumsal hareketlere yol açabileceği hususu ile ilgilidir. Çünkü, hiçbir parti; hatadan ve yanlıştan uzak olamaz. Buna rağmen, İmamoğlu’nun “pak ve temiz” bir siyasi kişilik ile özdeşleştirilmeye çalışılması, muhalefetin kendi siyasi başarısı için, suçsuz gösterilmesi ona herhangi bir  haklılık kazandıramaz. Siyaset; artık bu ucuz politikalardan vazgeçmeli ve ülkenin, insanımızın temel meseleleri üzerine odaklaşıp, siyasi ve iktisadi sistemi kavga ve çatışma faktörü değil, iş görme ve problem çözme noktasına ulaştırmalıdır.

Prof. Dr. Sami Şener

İSLAMİ HABER “MİRAT ”  -YOUTUBE-  

YAZARIN DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ 

Recent Posts

  • Makale

DAĞILAN ÖNCELİKLERİN YENİDEN İNŞÂSI

DAĞILAN ÖNCELİKLERİN YENİDEN İNŞÂSI Bir Öncelik Muhasebesi: Bağ, İman ve Rızâ Ekseninde Hayatı Yeniden Kurmak…

2 saat ago
  • Gündem

Murat Bardakçı’dan Orhan Pamuk Hakkında Ağır İtham

Murat Bardakçı’dan Orhan Pamuk Hakkında Ağır İtham: "İki Romanı İntihaldir" Tarihçi ve yazar Murat Bardakçı,…

2 saat ago
  • Gündem

Dürzilerin Siyasal ve Toplumsal Dönüşümü

Dürzilerin Siyasal ve Toplumsal Dönüşümü (Filistin Sapanından İsrail Tüfeğine Nasıl Gelindi?)   STRATEJİK DÜŞÜNCE ENSTİTÜSÜ…

2 saat ago
  • Gündem

Macron’dan Türkiye’ye Tehdit!

Türkiye’ye Tehdit! Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Doğu Akdeniz ve Ege’deki gerilime ilişkin dikkat çekici açıklamalarda…

3 saat ago
  • Makale

LUT GÖLÜ’ÜNDE BİR MEYDAN OKUMA: FITRATA, AHLAKA VE İLAHİ İBRETE KARŞI KURULAN SAHNE

LUT GÖLÜ'ÜNDE BİR MEYDAN OKUMA: FITRATA, AHLAKA VE İLAHİ İBRETE KARŞI KURULAN SAHNE Bazı mekânlar…

3 saat ago
  • Makale

BAHARIN GETİRDİKLERİ

BAHARIN GETİRDİKLERİ Geçen hafta gündemi belirleyen felaket haberleriyle bir hayli üzülüp endişelenmiştik. Olayın ardından 15…

4 saat ago